İlker İnanoğlu: Garsonluk da bulaşıkçılık da yaptım, gurur duyuyorum

Filiz Akın ile yapımcı Türker İnanoğlu'nun oğlu İlker, nam-ı diğer 'Yumurcak' yaşadığı Amerika'dan İstanbul'a dönüp 'Arka Sokaklar' dizisi kadrosuna yeniden dahil oldu. Eski başkomiser yeni emniyet amiri İker İnanoğlu ile Amerika'daki yaşamını, 'Arka Sokaklar'ı ve geleceğe dair planlarını konuştuk

25 Kasım 2018, Pazar 08:30 Son Güncelleme:
A A
İlker İnanoğlu: Garsonluk da bulaşıkçılık da yaptım, gurur duyuyorum

'Arka Sokaklar'a geri döndün. Neler hissediyorsun?

Arka Sokaklar’a dönmek, bir süredir göremediğin ailene yemeğe gelmek gibi bir şey. Dizinin kadrosu ile tanışıklığımız o kadar eski ki, biz oyuncular ve set ekibi olarak büyük bir aile gibiyiz. Dile kolay, tam 13 yıl olmuş.

Sen 'Arka Sokaklar'ın bu başarısını neye bağlıyorsun?

Birçok etken var: Oynayan oyuncular ve karakterler çok gerçekçi. İşlenen hikayeler çok güncel ve bize, ülkemize ait. Polisimizin yaşadığı zorluklar, hayat mücadelesi, aileleriyle olan bağları, birbirleriyle olan ilişkileri çok iyi sergileniyor. Yönetmenimiz Orhan Oğuz’un akıcı, enerjik çekimi, Yurdakul ailesinin yazdığı dinamik senaryolar ve tabii ki duayen, efsane Türker İnanoğlu’nun hepsini organize etmesi başarıyı getiriyor. beş yaşında ‘altın portakal’ aldım.

Ünlü bir anne ve babanın çocuğu olarak bu hayata atılmak avantaj mı dezavantaj mıydı senin için?

Geçen gün bir hayranım eski Ses Dergisi kapağını bulup bana göndermiş. Kapakta Yılmaz Güney, kucağında ben ve yanımızda Belgin Doruk var. Başlık ‘Altın Portakallar sahiplerini buldu’ şeklinde. Beş yaşında Altın Portakal ödülünü aldım. Annem de babam da kariyerlerinde çok iyi ve önemli isimler. Ama benim hayatta hiç kimseyle bir yarışım yok, olmadı. Kendimin en iyi versiyonu nasıl olabilirim, kapasitemi nasıl sonuna kadar zorlayabilirim? Benim için önemli olan bu.

Maddiyatçı biri misin, parayı sever misin?

Hayatta hiçbir zaman paranın pulun peşinde olmadım. Sen benim eski arkadaşımsın, bunu iyi bilirsin.

Genç yaşta Amerika’ya gittim. Orada oyunculuk eğitimi aldım. Geçinmek için garsonluk da yaptım, bulaşıkçılık da... Bundan hiç gocunmadım, gocunmam da. Kimseye muhtaç olmadan ayakta durabilmek, kendi alın terinle yaşamını idame ettirebilmek gurur verici bir şey. İstesem Türkiye’de kalıp zengin bir hayat yaşayabilirdim. Ama bunu istemedim.

GOLDIE HAWN BENİ HOLLYWOOD YILDIZLARIYLA TANIŞTIRDI

Amerika’da neler yaptın?

Orda en iyi oyuncu koçlarıyla çalıştım. Hocam Sandy Marshall ile eğitmenlik yaptım. Tiyatro oynadım. Sınıftan ve tiyatrodan birçok ünlü ile tanışma fırsatım oldu. Ama en çok etkilendiğim Goldie Hawn’dı. Tam bir Hollywood starı! Oğlu Oliver Hudson arkadaşım. Annesi ile beni o tanıştırdı. Defalarca evlerine gittim, aileden biri gibi oldum. O evde nerdeyse bütün Hollywood yıldızlarıyla tanışma fırsatım oldu.

Kamera ile tanışalı yarım asır oldu! İlker oyuncu olarak oldu mu, tamammı yani?

Ne aktör olarak ne de insan olarak hiçbir zaman "Ben oldum" demem. Her sene fırsat buldukça Amerika’da oyunculuk workshop’larına giderim. Hatta oyunculuğa yeni başlayan biri gibi heyecanlanırım. Yeni karakterler yaratmak, içimdeki yeni yerleri, duyguları keşfetmek bana büyük haz veriyor. İnsan olarak da eskiye nazaran daha sade ve mütevazıyım. mıamı’de eV alıp restore edİp satıyorum

Miami’de yaşıyordun. Orada neler yaptın?

Miami'de emlakçılık okuluna gittim ve lisans alıp emlak işine girdim. Birkaç arkadaşımla açık artırmalardan evler alıp restore edip satıyoruz. Biraz riskli bir iş... Çünkü evleri görmeden alıyorsun. Bazen harcamanız gereken miktar evin değerini aşabiliyor.

Oğlun Berker, Los Angeles’ta okuyordu değil mi?

Evet. Üniversitede biyoloji okuyor. Önümüzdeki ay mezun olacak. Aslında ben sinema-televizyon okumasını çok istedim ama o biyolojiyi seçti. Şimdilerde bana yönetmenlik ve kamerayı merak ettiğini söylüyor. Belki okulu bitince gelip burada bir dizi veya filmde asistanlık yapabilir.

HER SABAH MUTLAKA DUA EDERİM

Çok hareketli ve heyecanlı bir kişiliğin var. İlker ne zaman ağırbaşlı olacak?

Evet, öyleyim ve bu hiç değişmeyecek. O çocuk ruhunu ve heyecanını kaybedersek hiç yaşamayalım daha iyi.

Uğurun var mı veya mutlaka yaptığın bir ritüel?

Hayattaki uğurum her sabah kalktığımda dua edip Allah’a şükretmektir. Benden kötü durumda olanlara yardım istemek, aileme ve sevdiklerime de iyi niyetler dilemek için mutlaka dua ederim.

Kime, neye gülersin daha çok?

Beni güldürenlerin başında Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar gelir. Ama en çok ‘Arka Sokaklar’dan oyuncu arkadaşım olan Özgür Ozan güldürür beni. Hayatımda gördüğüm en komik insan. Geçen gün sete gelen köpeğin kafa sesini yaptı, gülmekten bana ait olan bir sahneyi çekemedik.

DAHA NE KADAR OYUNCULUK YAPARIM BİLMİYORUM

Televizyon izliyor musun?

Hayattaki en büyük zevkim diyebilirim. En son seyrettiğim diziler Bodyguard, Patric Melrose ve Maniac. Artık Türkiye’de olduğum için yerli dizileri de seyredeceğim.

Türk oyunculardan kimleri beğeniyorsun?

Farah Zeynep Abdullah, Songül Öden, Yılmaz Erdoğan, Şükran Ovalı, Serenay Sarıkaya, Engin Günaydın, Demet Evgar beğendiğim oyuncular arasında.

Nasıl bir kariyer hedefliyorsun?

Gelecekte daha ne kadar oyunculuk yaparım bilmiyorum. Ama yapımcılığa kesin devam edeceğim. Yeni tarz işler yapmayı çok seviyorum. En çok sevdiğim şeylerden biri de yeni yetenekler keşfetmek ve onlara fırsat vermek.

BEKİR SAÇAR

bekir.sacar@posta.com.tr

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.