İnönü Stadı yıkılırken Kayahan'ı dinleyip ağladım

POSTA Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık'ın ilk kitabı 'İthal Edilmiş Korkular Ülkesi' piyasaya çıktı. Candaş Tolga Işık, “Son dönemde yerli malı korkularla ithal malı korkular güç ve kuvvet yarışına tutuştu. Mesela başıma bir şey gelmeyecekse şunu artık söylemek istiyorum: “Ben ayran içemiyorum. Şişkinlik ve uyku yapıyor. Benim milli içkim biber gazı”

26 Mayıs 2013, Pazar 10:21
A A

RÖPORTAJ: Suna AKYILDIZ

Türkiye’nin en çok okunan gazetesi Posta’nın, en çok okunan yazarlarından Candaş Tolga Işık’la konuştuk bu hafta. Candaş’ın geçt iğimiz hafta ilk kitabı ‘İthal Edilmiş Korkular’ raflardaki yerini aldı. Hem yeni çıkan kitaptan konuştuk, hem de Beşiktaş’a olan aşkından... Konu kadınlara gelince ‘Aman bunu konuşmayalım’ deyip kaçtı!


* Kitap fikri nereden çıktı?

Hayırlı olsun... Teşekkür ederim Suna... Yayınevinden (Postiga) çıktı!

 *En çok okunan gazetenin, en çok okunan yazarlarındansın.. . ‘İthal Edilmiş Korkular Ülkesi’ ne anlatıyor?

Son 5 yılda Türkiye’de olup bitenlere dair kaleme aldığım gazetede çıkan tüm yazılar... Aynı zamanda o yazıların yazılmasına neden olan haberleri de hatırlatıyor.

 * Neden İthal Edilmiş Korkular Ülkesi? Bir yazımın başlığıydı.

Yayınevi (Postiga) önerince kabul ettim. Türkiye’yi tarif etmek için çok yerinde bir ifade... Terörden ekonomiye korktuğumuz ne varsa hepsi bir şekilde ithal... ‘Dışarda’ üretilmiş projeler...

  * Başbakan’ın sürekli kullandığı bir ifade var: Candaş Medya. O sen misin?

Bunu Başbakan’a soracaksın ama sanmıyorum.... Yani inşallah ben değilimdir.

  * Neden inşallah? Korkuyor musun yoksa?

Ben gördüğümü yazıyorum. Hiçbir ezberim olmadan yazıyorum. Gazetecil ik yaparken hiçbir yaftayı kabul etmem... O yüzden yandaş, candaş, yoldaş adına ne dersen de, istemem.

  * “Keşke yazmasaydım” dediğin bir yazın var mı? Pişman olduğun...

Tabii ki var. İnsanız, hata yapacağız. Pişmanlık değil ama “Keşke öyle yazmasaydım” dediğim bir sürü yazım var. Ama ben özeleştiride iyiyimdir. Kimseye bırakmam, hata varsa herkesten önce kendim çıkar düzeltirim. O yüzden içim rahat. En rahat yastık varsa vicdandır. Çok şükür ben rahat uyuyorum geceleri.

* Sen en çok hangi yazarları okuyorsun? Yazılarını Yılmaz Özdil ve Bekir Coşkun’a benzetiyorlar...

Onlara benzetilmek bana sadece gurur verir. Ben herkesi okuyorum ama şu ara Ahmet Hakan, Ezgi Başaran ve Ali Bayramoğlu’nun yazılarına bayılıyorum. Şahane yazıyorlar.

  * Çok sert yazılar yazdığında başına iş gelmesinden korkmuyor musun?

Annemin babamın duaları varken hiçbir şeyden korkmuyorum.

  * ‘Nişantaşılı Anneler Ağlamasın’ diye bir yazın vardı... Hala okuduğumda tüylerimi diken diken eder...

O yazıda “Teşvikiye Camii’nden kalkan şehit cenazesi gördünüz mü hiç?” diye sormuştum. Hala cevap veren çıkmadı biliyor musun?

  * Bu kadar sert yazıların üzerine AKP Hükümetinden ‘Akil Adam’ olman istenseydi olur muydun?


Ben akil olamam, gülerim!

  * PKK gerçekten bitiyor mu?


Bitiyor gibi görünüyor ama gerçekten bitiyor mu yoksa öyle mi görünüyor onu zamanla göreceğiz.

  * İyi gazeteci kimdir sence?

Ben 6 yıl önce bu işe başladığımda Rıfat Ababay’dan şöyle öğrendim: Ne kadar çok insan tanırsan o kadar iyi gazetecisin.

  * Kendini iyi bir gazeteci olarak görüyor musun bu anlamda?

Rıfat Abi “Fena değilsin” diyor!

  * Kanaltürk’teki programın ‘Bunu Konuşalım’ iyi reyting alıyor. Bir sohbet programı... Konuşan iki kafa, sence neden bu kadar seyrediliyor?


Bir laf vardır “Önce lafa bakarım laf mı diye, sonra söyleyene bakarım adam mı diye?” Bizim programda hem kayda değer laf hem de kayda değer adam var. Herhangi bir angajmanımız yok. Bir hafta AK Parti il başkanı gelip “Başbakan bu ülke için lütuftur” diyor. Öteki hafta Volkan Konak gelip “Trabzonspor’un kupasını Başbakan vermedi” diyor. Herkes konuşabiliyor. İstediği gibi konuşabiliyor.

  * Sürekli dolaşan bir adamsın. Nerelere gidiyorsun?

İnsan seyretmeye bayılıyorum ben... Nasıl tepki veriyorlar, nelere kızıyorlar, nasıl seviniyorlar? Nasıl tartışıyorlar... Gözlemlemeye bayılıyorum. En çok nereye gidiyorsun dersen; İstanbul boğazını çok seviyorum... Beylerbeyi’ne çok sık giderim. Arkadaşlarla vakit buldukça ayran-balık yapıyoruz!

  *Şu milli içkimiz ayran mı? Senin milli içkin ayran mı?

Benimki biber gazı! (Gülüşmeler)

  * Bu alkol yasağı meselesine ne diyorsun?

Bir şeyi yasakladıkça kullanımını azaltmaz aksine teşvik eder artırırsınız. Türkiye’nin en çok alkol satışı yapılan illeri neresi bir bak! İstanbul değil, İzmir de değil...

  * Son olarak biraz da Twitter’ı konuşalım. Çok takipçin var. Her gün 1-2 tweet mutlaka atıyorsun. Nasıl buluyorsun sosyal medyayı?

Twitter için benim bulduğum bir tanım var. Twitter, insanın başkasına yakışanı ‘giydirmesidir’! Bizim gibi eleştiriye açık özeleştiriye kapalı bir toplum için bulunmaz nimet! O yüzden de Türkiye’de çok tuttu!

Beşiktaş’ı sahip olduğu değerler için seviyorum ’

* Candaş Tolga Işık deyince akla Beşiktaş geliyor... Pardon Beşiktaşk! Çarşı’nın en sevdiği gazeteci diyorlar senin için? Hatta tribünde pankart açmışlar senin için...

Hayatımdaki en duygusal anlardan biridir. O dönem Çarşı tribünü bırakmıştı. Dönsünler diye çok uğraştım. Döndükleri ilk maçta kapalı tribünde pankart açtılar. Teşekkür ettiler.

* Bir kadına duyulan aşktan daha mı yoğun sendeki Beşiktaş aşkı?

Çok seviyorum Suna! Bildiğin gibi değil... Sen de bir Beşiktaşlısın beni en iyi sen anlarsın. Bizimkisi taraftarlık değil... Sevda! Biz Beşiktaş’ı iyi top oynuyor diye değil, sahip olduğu değerler yüzünden seviyoruz. Hayata Beşiktaşlı gibi bakmayı seviyoruz. Galiba öyle (Gülüyor)

* Çarşı gerçekten her şeye karşı mı? Bayılıyor insanlar senin Beşiktaş anlatmana: Bir iki olay anlatsana yaşadığın?

Bozuk düzene ve haksızlığa gerçekten karşı. Mesela; Sokak köpeklerini itlaf ediyordu bazı belediyeler, öğrendik. Ertesi gün kapalıda koskoca bir pankart Hepimiz Sokak Köpeğiyiz!

* İnönü’ye veda yazın internette paylaşma rekoru kırdı. Ağladın mı gerçekten o yazıyı yazarken...

Hem de nasıl, fonda Kayahan’ı açtım “Bizimkisi bir aşk hikayesini...” çalıyor ben yazıp yazıp ağlıyorum. O yazıyı okuyup da ağlamayan Beşiktaşlı değildir kusura bakmasın. Mutluluğun, hüznün adresi İnönü yıkılıyor, kolay mı... Anılar, mutluluklar, acılar, hepsini yıkıyorlar biz ağlamayacağız kim ağlayacak?


(26 Mayıs 2013 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.