IPCC iklim değişikliği raporu açıklandı: Geri dönüşü yok!

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından hazırlanan "İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli" çalışmasına göre, küresel ısınma, son 2 bin yılda görülmemiş oranda arttı.

09 Ağustos 2021, Pazartesi 17:46 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli başlıklı rapor yayımladı. 

Dünyanın iklim sistemlerindeki değişiminin insan kaynaklı olduğunun tartışmasız olarak kabul edildiği raporda, bu durumun 1750'den bu yana sera gazı konsantrasyonlarında yaşanan artış sonucunda gerçekleştiğinin altı çizildi.

Rapor, sorunun kaynağında kapitalist sistemin olduğunun da itirafı niteliğinde. Uzmanlar raporun insanlığın freni patlamış bir otobüsün içinde, son sürat uçuruma doğru gittiğini gösterdiğini dile getiriyor.

Evrensel'de yayınlanan bilgiye göre 26 Temmuz-6 Ağustos 2021 tarihleri arasında video konferans olarak gerçekleştirilen iki haftalık genel kurul oturumundan sonra 234 bilim insanı ve 195 hükümet tarafından onaylanan rapor, küresel ısınmaya tartışmasız bir şekilde insanlığın neden olduğunu ve bunun gezegenin durumunu kalıcı olarak kötüleştirdiğini gözler önüne seriyor.

Dün açıklanan rapor, IPCC tarafından 2014’te yayımlanan 5. Değerlendirme Raporu ile bilim camiasında dönüm noktası olarak kabul edilen 1.5°C Özel Raporu’ndan bu yana en önemli güncelleme olarak kabul ediliyor.

RAPORDAKİ TEMEL BULGULAR NE DİYOR?

RAPORDAKİ TEMEL BULGULAR NE DİYOR?

Rapora göre, insan faaliyetleri sonucunda, gezegenin ikliminde hızlı ve büyük ölçekli değişiklikler meydana geldi. Bu etkilerin bazılarının geri dönüşü bulunmuyor.

Raporun verdiği tarih aralığının aslında kapitalizmin dünyaya egemen olduğu tarih olarak okursak "insanlık kaynaklı" sorunları aslında kapitalist sistem kaynaklı olarak okumak gerekiyor.

Bu gerçeği göz önüne aldığımızda ise insan kaynaklı emisyonların gezegenin değişmesine ve daha az istikrarlı hale gelmesinde, raporda adı konulmasa da kapitalist sistemin sorumlu olduğu ortaya çıkıyor.

Rapora göre geleceğe dair ileri sürülen tüm senaryolarda gezegenin en az 1.5°C ısınacağı öngörülüyor. Emisyon azaltımı kapsamında en iddialı adımların atıldığı senaryoda dahi, 2030'lu yıllara gelindiğinde gezegen 1.5°C ısınıyor.

İKLİM ÜZERİNDEKİ İNSAN ETKİSİ

İKLİM ÜZERİNDEKİ İNSAN ETKİSİ

Raporu hazırlayan bilim insanlarına göre iklim, insan etkisiyle son 2000 yılda görülmemiş bir oranda ısındı ve iklim değişikliği, yaklaşık 1750'den bu yana sera gazı konsantrasyonlarında meydana gelen artış sonucunda gerçekleşti.

2019'da atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu, 2 milyon yıl içinde herhangi bir zamandan daha yüksek şekilde gerçekleşirken, önemli sera gazları olan metan ve azot oksit gazlarının konsantrasyonları da 800 bin yıllık zaman dilimindeki herhangi bir zamanından daha yüksek şekilde gerçekleşti.

Dünyanın ısınma hızında artış yaşandığının belirtildiği raporda, 1970'den bu yana küresel yüzey sıcaklıklarının, son 2000 yıllık zaman dilimindeki 50 yıllık dönemlere kıyasla daha hızlı yükseldiği ifade ediliyor

GEZEGENİ NASIL DEĞİŞTİRDİK?

GEZEGENİ NASIL DEĞİŞTİRDİK?

Raporda iklim değişikliği ve küresel ısınmanın gezegeni nasıl değiştirdiğine dair veriler şu şekilde ortaya konmuş:

  • Süregelen iklim değişikliğinin sonucu olarak özellikle okyanus, buz tabakaları ve küresel deniz seviyelerindeki değişiklikler, yüzyıl ila bin yıllık zaman dilimlerinde geri döndürülemez hale geldi.
  • Son zamanlarda iklim sistemi genelinde yaşanan değişimlerin ölçeği ve mevcut durumu, binlerce yıldır eşi benzeri görülmemiş hale geldi.
  • Son on yılda Arktik deniz buzunun seviyesi, 1850'den beri en düşük seviyesine geriledi.
  • Kritik eşik olarak belirlenen 1.5°C eşiğini ne kadar aşarsak, dünyamızda öngörülemez ve ciddi risklerin oluşma olasılığı o kadar artıyor.


  • Deniz seviyelerindeki küresel ortalama yükseliş, 1900'den bu yana, son 3000 yıldaki herhangi bir zamandan daha hızlı artış gösterdi.
  • Denizel ısı dalgalarının oluşma sıklığı, 1980'lerden bu yana iki katına çıktı.


  • Dağlarda ve kutup bölgelerinde yer alan buzulların, on yıllar, hatta yüzyıllar boyunca erimeye devam edeceği göz önünde bulundurulduğunda, çözülme sonucu donmuş tabakada tutulan karbonunun atmosfere salınması, bu tabakanın oluşmasını gerektiren bin yıllık zaman dilimi göz önünde bulundurulduğunda geri döndürülemez etki yaratıyor.
  • Buz tabakası süreçlerindeki belirsizlik nedeniyle, küresel ölçekte deniz seviyesindeki artışın 2100 yılında 2 metreye, 2150 yılında ise 5 metreye kadar olan olası aralığın üzerinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
  • Deniz seviyesindeki yükselişin, iklim değişikliğiyle en iddialı şekilde mücadele eden yol haritalarında dahi yüz binlerce yıl devam etmesi öngörülüyor.


DEĞİŞEN İKLİM SİSTEMLERİ SONUCUNDA YANGIN VE SELLERDEKİ ARTIŞ

DEĞİŞEN İKLİM SİSTEMLERİ SONUCUNDA YANGIN VE SELLERDEKİ ARTIŞ

Gezegenin büyük bölümü, sıcak hava dalgalarını içeren aşırı sıcaklara maruz kalıyor. Bu bölgeler arasında Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya, Latin Amerika'nın büyük bölümü, Afrika kıtasının güneyinin batı ve doğu kıyıları, Sibirya, Rusya ve Asya'nın tamamını kapsıyor. İnsan kaynaklı iklim değişikliği sonucunda, tropik siklonların daha fazla ve yoğun yağışlara sebep olduğu tahmin ediliyor


Isınmadaki en ufak artış dahi büyük önem taşıyor. Yaz aylarında yaşanan yangınlar ve seller, insan kaynaklı küresel ısınma sonucu iklim sisteminin değişmesiyle aşırı hava olaylarının seyrine örnek oluşturuyor.

Aşırı yağış olaylarının sıklaşması öngörülüyor. Yağıştaki sıklaşmanın yanı sıra, yağış olduğunda yüzeye düşen yağış miktarında da önemli bir artış olacağı tahmin ediliyor.

RAPOR NASIL BİR YOL HARİTASI ÖNGÖRÜYOR?

RAPOR NASIL BİR YOL HARİTASI ÖNGÖRÜYOR?

Rapor, dünyadaki doğal yaşamın, daha fazla ısınma nedeniyle zarar göreceğini öngörürken, bu ısınmayı durdurmak için ülkelerin ve karar vericilerin "net sıfır emisyon" planlarını hayata geçirmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

Metan ve kükürt dioksit gazlarındaki artış devam ettiği, bu artışın azot oksit gazlarında süreceğinin belirtildiği raporun en iyimser tahmininde bile 2100 yılına gelindiğinde küresel ısınmanın 2,7°C'ye ulaştığı senaryosuna yer veriliyor.

Rapor özetlerinden gördüğümüz kadarıyla, küresel ısınmaya en az etki eden yoksul ülkeler ile sorunun ana kaynakları olan gelişmiş kapitalist ülkeler arasındaki eşitsizliğe dair bir tespitte bulunmuyor.

GELECEK TAHMİNLERİ

GELECEK TAHMİNLERİ

Rapor, insan kaynaklı küresel ısınmayı belirli bir düzeyde sınırlandırmak için toplam karbondioksit emisyonlarının sınırlandırılmasının yanı sıra, net sıfır karbondioksit emisyonuna ulaşılmasını ve diğer sera gazı emisyonlarında önemli azaltım gerçekleşmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Öte yandan IPCC 1.5°C Özel Raporu’nda belirtildiği üzere, tüm senaryolarda net sıfır emisyona ulaşmak için karbondioksit yakalama teknolojilerine ihtiyaç duyulduğu, bu durumun, su mevcudiyetini, gıda üretimini ve biyolojik çeşitlilik gibi hayati yaşam destek sistemlerini etkilemesi öngörüldüğü belirtiliyor.

Bunun için karbondioksit yakalama, ağaçlandırma ve sulak alan restorasyonu gibi doğal karbon yutak alanlarından, atmosferden doğrudan karbon yakalama ve depolama teknolojilerine ve okyanusun karbon tutma kapasitesini artırmaya yönelik teknolojilere uzanan çeşitli yöntemler sıralanıyor.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çıldır Gölü sonbahardaki göçe hazırlanan kuşlar ile renklendi