'İşin sırrı gözden uzak olmak'

'İşin sırrı gözden uzak olmak'

Ekranın başarılı 'kötü adam'ı Orhan Kılıç ile Bodrum'da söyleştik

09 Temmuz 2011, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

SAYIM ÇINAR

sayimc@superonline.com

Bodrum’daydım. ‘Sağır Oda’ dizisinde Aras Dağlı, ‘Aşk Bir Hayal’de de Miran Ağa’yı canlandıran Orhan Kılıç’ı tesadüfen Marina’da görünce, ne yalan söyleyeyim, pek sevindim. Orhan Kılıç’ın yanında, eşi Sema Kılıç vardı.

Orhan Bey’le röportaj fırsatını kaçıramazdım doğrusu. Almanya’da doğup büyüyen, tesadüf eseri oyuncu olan Orhan Kılıç yeni dizisini, sivri açıklamalarını, sinema hayalini, aşka bakışını sizin için anlattı.

‘Sağır Oda’ ve ‘Derdest’ dizilerinde önemli rollerde oynadınız. Son olarak ‘Aşk Bir Hayal’deydiniz. Yeni teklifler alıyor musunuz?

Evet. Dizim bittikten bir hafta sonra Gold Yapım ile Fox TV’de yayınlanacak yeni dizi anlaşması yaptım. Yönetmen Nihat Durak. Kadroda Aslı Tandoğan ve Yeşim Büber oynuyor. Anne-kızın arasında kalmış olan, biraz serseri ruhlu bir ziraat mühendisini canlandırıyorum.

“Sanat için soyunduğunu söyleyen kadın oyuncu dangalaktır” demişsiniz. Neden bu tür abartılı söylemler kullanıyor, böyle sivri çıkışlar yapıyorsunuz?

Ben bu sorunun arkasında art niyet aramalı mıyım? Sanki sivri çıkışlar yaparak gündeme gelen adam imajı yaratılmaya mı çalışılıyor acaba? 6 yıldır Türkiye’deyim. Bugüne kadar yaptığım tüm röportajlara bakın, neler söylemişim, ne gibi çıkışlar yapmışım... Eğer benim amacım gündeme gelmek ya da çıkış yapmak olsaydı, sanırım bunu her vesilede yapardım ve çok daha farklı bir şekilde yapardım. Ayrıca söylediğim her sözün arkasındayım. Sorunuza gelecek olursak, ben sivri çıkışları, işin eğitimini almış oyuncu meslektaşlarım için söylemedim. Zaten onlar da böyle bir açıklamada asla bulunmaz. Benim bunu kimler için söylediğim açıktır.

Almanya’da bir süre oyunculuk yaptınız. Tiyatroyu özlüyorsunuzdur mutlaka. Dizi ve tiyatro oyunculuğu arasında kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

İkisi de çok ayrı tat ama 6 senedir aralıksız televizyondayım. Tabii ki tiyatronun tadını çok özlediğimi hissediyorum. Çünkü ben bir tiyatrocuyum ve ilk fırsatta sahneye çıkmak istiyorum.

“İyi dans ederim”

‘Güneşi Gördüm’ filminde Cemal Toktaş’ın oynadığı travesti rolünü kabul edemeyeceğinizi söylemişsiniz. Neden bu tür açıklamalar yapıyorsunuz?

Mutlaka bir soruya cevap vermişimdir. Durup dururken böyle açıklamalar yapmak adetim değildir. Ayrıca o rol için çok yanlış adam olurdum. Yoksa bu açıklamam da mı polemiklere yol açıyor?

Dizi dünyasında kendini şöhret sanan ama kısa süre içinde unutulan çok oyuncu var. Siz unutulmayanlar arasındasınız.

Ben yaptığım işlere konsantre oluyorum. Seyircimle paylaştığım şey, onlara sunduğum oyunculuk. Çok demeç vermeyerek, gündemde olmayarak ve biraz daha sakin yaşayarak yüzümü eskitmemeye çalışıyorum. Sanırım bu işin en büyük sırrı da gözlerden uzak olmak.

İyi dans ediyormuşsunuz. Zaman zaman Sema Hanım’la dans etmeye gidiyor musunuz?

Almanya’da konservatuar eğitimim sırasında hem dans hem şan eğitimi aldım. Dolayısıyla, oyunculuğun bir parçası olan dansı iyi yaptığımı düşünüyorum. Evet, dans etmeyi çok seviyorum, karımla da fırsat buldukça keyif yapmak için kimsenin bilmediği mekanlara gidip eğleniyoruz.

 Medyayla nasıl bir yakınlığınız var?

Eskiden nasıl ise, şimdi de aynı. Karımdan dolayı aman aman bir yakınlaşma olduğu söylenemez doğrusu. Çünkü ben mesafeli olmayı tercih ediyorum.

Karizmatik ama aynı zamanda da jön olan oyuncuların eksik kaldığı bir sinema var günümüzde. Ne zaman bir filmde göreceğiz sizi?

Teklifler geliyor ama ben biraz kılı kırk yarıyorum. Kendimi iyi hissedeceğim proje geldiği zaman tabii ki beni bir sinema filminde göreceksiniz. Kimbilir belki de kendi filmimi kendim yaparım!

‘YENİ DİZİM AĞUSTOSTA’

Bir süredir Bodrum’da yaşıyorsunuz. Nasıl bir hayatınız var burada?

‘Aşk Bir Hayal’ dizisi biter bitmez buraya geldim. Ağustosta Fox TV’de başlayacak yeni dizim için dinleniyorum. Zamanımı oğlumla denizde keyif yaparak geçiriyor, uyuyor, yüzüyor ve bol spor yapıyorum.

Tarihi ve bilimsel kitaplar okurmuşsunuz. Şimdilerde elinizde hangi kitaplar var?

Kafamı dinlemek için yanıma kitap almadım. Ama komşumuz olan, iş ve siyaset adamı Orhan Keçeli’yle yakın siyasi tarihimiz hakkında çok uzun sohbetlerimiz oluyor. Siyasi tarihimizi yakından ve birebir yaşamış olan Orhan Abi, tam bir kitap gibi, iyi ki de yanıma kitap almamışım. Kendisiyle, okuyacağım onlarca kitaba değer bilgi alışverişinde bulunuyoruz.

Gündemi nasıl takip ediyorsunuz?

Sanal alemin nimetlerinden yararlanarak...

Popüler bir oyuncu olmanın avantajları ve dezavantajları ne?

Tabii ki dezavantajlarından çok, avantajları var. Miran Ağa karakterinden sonra saçımı ve bıyığımı kestim. İnsanlar beni tanımakta zorluk çekti. Dolayısıyla fazla bir dezavantajdan söz edilemez.

Aşkın herkes tarafından bir tanımlaması vardır. Sizce aşka yaklaşmak nasıl bir şey?

Benim için ise karıma dokunmak, onun yüzünü öpmek, aşkın en güzel tarifi.

‘Ailem bana güç veriyor’

Daha önce gazetecilik yapan Sema Eren (Kılıç) ile evlendiniz. Şimdi de bir yaşında çocuğunuz var. Evlilik nasıl gidiyor?

Karım ile kendimize ait dünyamız var. O dünyanın içine sevdiğimiz birkaç kişi dışında kimseyi sokmayarak, huzurlu ve mutlu yaşıyoruz. Zaten zamanımızın çoğu, evliliğimizin meyvesi oğlumuzla geçiyor. Özellikle bir oyuncunun hayatında, düzenli yaşam çok önemlidir. Zaten çok düzenli yaşayan bir adamdım ama evlenip baba olunca kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ailem bana güç veriyor.

Sema Kılıç sizce nasıl bir gazeteci?

Karımı Türkiye, özellikle magazin dünyası, benden önce tanıyor. Onun gazeteciliğini herkes benden daha iyi bilir. Ben de yaşadıkça, onun magazindeki gücünü her gün yeniden görüyorum. Ama Sema evinde, benim karım ve oğlumun anasıdır. Çok ünlü bir gazeteci olduğunu hissettirmemeye çalışır. Bütün egolardan arınmıştır.

(02.07.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

2

Sıradaki haber yükleniyor...
holder