İşitme engelliler neden 'hapşu' demiyor?

İşitme engelliler neden 'hapşu' demiyor?

İngiltere'de işitme engelliler için yayın yapan bir internet dergisindeki makaleye göre sağırlar hapşırırken 'hapşu' gibi sesler çıkarmıyor; sadece dışarı güçlü bir hava veriyor

08 Temmuz 2013, Pazartesi 16:56 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İngiltere'de internet üzerinden sağırlara yönelik yayın yapan Limping Chicken (AksakTavuk) adlı dergiye göre sağırlar "Hapşu" demeden hapşırıyor.

Dergide, kısmen işitme engelli olan Charlie Swinbourne adlı yazar tarafından kaleme alınan makaleye göre hapşırırken "Hapşu" demek ve hapşırana "Çok Yaşa" gibi şeyler söylemek zamanla edinilen, kültürel bir alışkanlık. (Bu arada İngilizler aççu, Fransızlar aççum, Japonlar hakaşun, Filipinliler haçing diye hapşırıyor)

SADECE GÜÇLÜ BİR HAVA ÇIKARIYORLAR


Swinbourne, "Sağır insanlar için hapşırık, kendiliğinden olan, olması gerektiği bir şey" diyor.

Charlie Swinbourne, sağırların hapşırırken sadece güçlü bir hava çıkardıklarını söylüyor.

Sağırların nasıl hapşırdıklarına ilişkin fazla bir araştırma mevcut değil.

'İSTEM DIŞI SESLER'


Ancak sağır insanların kahkalarına ilişkin yapılmış bir araştırma var. Bu araştırmada, sağırların kahkalarının hemen ayırt edilebildiği ancak duyan insanlarınkine göre daha fazla çeşitlilik arz ettiği belirtiliyor.

Londra Üniversitesi'nden Prof. Bencie Woll, hapşırma ve kahkaha gibi eylemleri "istem dışı sesler" olarak tanımlıyor, bunların değiştirilebileceğini ama durdurulamayacağını söylüyor.

Woll'e göre insanlar gülerken "Ha ha" demek için çaba harcamıyor. Bu ses boğazımızda yaptığımız değişikliklerin bir sonucu olarak çıkıyor.

Prof Woll, "Kahkahada ya da hapşırmada bizim etkimiz, sosyal açıdan hangisinin kabul edilebilir olduğuna bağlı olarak bunu bastırmak ya da daha da güçlü olmasını sağlamaktan ibaret" diyor.

BBC TÜRKÇE

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Sık migren atağına en az 6 aylık önleyici tedavi