İşte Türkiye'yi sarsan virüs

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, mevsim itibariyle grip hastalığının sıklıkla görülmeye başlandığını, ancak rahatsızlığın vatandaşı paniğe sevk eden domuz gribi (H1N1) değil, farklı bir virüs türü H3N2 olduğunu bildirdiler

A A
İşte Türkiye'yi sarsan virüs

“Grip, her yıl çok fazla insanın ciddi olarak hastalanmasına neden olan bir hastalık. Dünya genelinde mevsimsel ve yaygın olarak her yıl görülür. Türkiye’de insanları bu hastalıktan korumak amacıyla Bakanlığımızca özel programlar yürütülerek grip hastalığının tipleri, yaygınlığı ve etkisi izleniyor. Elde edilen göstergelere göre, 2013-2014 grip mevsimi içinde bulunduğumuz bu günlerinde gribin yoğunluğu artıyor. Bu nedenle öncelikle hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalı. Grip benzeri bir hastalık geçirildiğinde evde istirahat edilmeli.

NASIL ÖNLEM ALABİLİRİZ?

>> Ayrıntılar ikinci sayfada



Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalı. Eller, sabun ve su ile sık sık yıkanmalı. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalı. Yüzeyler sık sık temizlenmeli. Risk gruplarına grip aşısı uygulanmalı.

KİMLER DAHA ÇOK RİSK ALTINDA?



Sağlık çalışanları, 65 yaş ve üzerindeki kişiler, yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler, astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olanlar, şeker hastaları, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kan hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar. 6 ay - 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin kullananlar daha çok risk altında bulunuyor.

ANTİBİYOTİK UYARISI



Antibiyotikler gribi tedavi etmezler bu nedenle hekim tavsiyesi dışında antibiyotik kullanılmamalı. Mevsimsel grip hastalığının yoğunlaştığı bugünlerde gripten korunmada yeterli ve dengeli beslenme ile yeterli istirahatin önemi de unutulmamalı.”

HÜRRİYET

4

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Yılbaşı öncesi ve sonrası nasıl beslenmeli?