'Kadınlarım konusunda çok seçici davranınca baba olamadım!'

'Kadınlarım konusunda çok seçici davranınca baba olamadım!'

Bir dönem bütün kadınların aşık olduğu Kadir İnanır, hala modası geçmemiş özel erkeklerden biri. Ciddi duruşu, hayat felsefesi ve aktörlüğüyle hafızalardan asla silinmeyecek ünlü sanatçı ile özel hayatından gündeme kadar her şeyi konuştuk

16 Kasım 2014, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Röportaj: CANAN'DAN YILDIZ

*Bunca yıl efsane olmak nasıl bir şey Kadir İnanır?

Halkın takdiri tabii, ama ben kendim için böyle bir şeyi kabul etmiyorum; benim demem doğru olmaz. Megalomanlığa girer. Uzun yıllar hiç ara vermeden film yaptığım için olsa gerek böyle bir yakıştırma yaptılar.

* Haklılar da galiba...

Eh, 45 yıl aralıksız Canan, 187 film. Başka meslektaşlarıma bakıyorsun onlar da uzun yıllar kalmışlar sektörde ama bir bakıyorsun; bir film çekmiş, sonra 10 yıl hiçbir şey yapmamış. Sorsan 70 senedir sektörde! Yok öyle bir şey!

* 187 film?

Ben orada takılı kaldım! Ne zannettin! Medya ve halk yakıştırdı ‘efsane’ lafını ama boşa değil. Hem ayrıca 70-80 tanesi top bu yapımların.

* Peki bu kendini beğenmek olmuyor mu?

Bunu ben belirlemiyorum ki! Bak bugün TV’de yayınlandığı zaman hala reytingi üst sıralarda bu filmlerin, demek ki durum bu.

*Nasıl becerdiniz?

Bu kadar iyi film seçmek de zor olsa gerek! Bu da benim tecrübem ve içgüdüm Canan. Gelen senaryoları iyi değerlendiririm hep. Toplumun ortak ve zamansız sorunlarına, olaylarına değinirim. Bana kalırsa işlerin tutmasının ve hala yayınlanmasının temel sebebi de bu.

* Öngörü sağlam!

Filmler oyuncunun arkasından gelir. Ha önemli, gişe getirir işler yaparsın saygınlığın olmaz. Ne yapayım ben öyle şöhreti? Geçerli ve taze işler yapacaksın. Türkiye’de 105 temel sorun var zaten hiç değişmeyen; işte onları yakaladın mı kazanırsın halkı.

* Yeni oyuncular o yüzden mi neredeyse sıfır!

Bana böyle şeyler söyletme; çünkü ben onların artık ağabeyleriyim; yakışık almaz beğenmemek.

* Neden?

Bu ülkede yapılacak kolay binlerce meslek yerine kalkıp çok zor olan bu mesleği seçmişler çocuklar; nasıl bir sıralama yaparım pardon ama? Sen iyisin, sen kötüsün diye? Sinemayı, oyunculuğu seçmeleri bile bir kahramanlık!

* Kalıcı olamıyorlar ama...

İlla lafı bir yere getireceksin! Nasıl mı kalıcı olur insan? Çok film yapacaklar, dizi ile olmaz yalnızca! Dizi uçar gider Canan, mutlaka iyi işlerin içinde yer alacaklar.

* Bazen o da yetmiyor yahu! Şans biraz ha?

Belki... Ama bak ben hiçbir zaman marjinal tipleri canlandırmadım filmlerimde; hep halkın arasına indiğinde göreceğin kişileri seçtim; insanlar inanacakları şeyleri seçerler. Etraflarında gördüklerini kabullenirler.

GEREKİYORSA FİLMDE ÇIRILÇIPLAK SOYUNURUM

* Antalya Altın Portakal’da sansür iddiaları vardı...

Evet, benim de ani bir çıkışım oldu. Sansüre karşıyım! Her şeyi göstereceksin, bu topluma yararlı olan her şeyi, kuşa çekirdeğe döndürmeden kesip biçmeden göstereceksin. Öteki türlü sanat nasıl özgür kalacak?

* Rol çalmayalım!

Sorular benim! Her şey mi gösterilsin peki! Yahu tamam, demek istediğini anlıyorum. Ama inan, filmi yapan herkesin zaten bir oto sansürü, bir kontrolü var kendi içinde. Sansüre karşıyım ama oto sansürden yanayım.

* Her ülkede benzer kısıtlayıcı kurum var ama...

Var da nasıl? RTÜK, tamam olsun! Olmasın demiyorum ama bakış açısı, sınırları daha farklı olsun. Ben herkes at oynatsın demiyorum ama bu şekilde sansür olmaz!

* Size çırılçıplak bir rol gelse?

Geldi; benzer bir şeyler çektik, Tatar Ramazan’da oynadım.

* Ten rengi tayt mı don mu öyle bir şeydi evet!

Çıplaklık sayılmaz! O zaman siz yok sandınız ama! Tamam haklısın, samimi olayım mı? Eğer yararlı ve illa gerekli bir sahne ise soyunurum! Çırıpçıplak kalırım.

* Bu ani çıkışlardan tepki alıyor musunuz?

Kimse bana bir şey diyemez Canan

* Tehdit alıyor musunuz?

Alsam bile vız gelir tırıs gider! Yaptıklarının 2 mislini bulurlar kaşılarında. Benden karşılığını büyük alır o tehdit edenler. Kimseden korkum yok, hodri meydan. Benim çalışmalarıma laf edenin dilini koparırım.

* Hep böyle net misinizdir?

Bir söz verirsem, söylersem arkasında dururum. Durmazsam güvenirliğim ortadan kalkar. Onun için hep gördüğün gibiyim. Prensipleri olan ciddi biriyim

* Hiç cıvıtmaz mısınız yahu? Hep ciddi!

(Kahkaha atıyor) Elbette var hayatım! Ben hiç gülmüyor muyum? Hiç türkü söyleyip eğlenmiyor muyum? Tabii ki bunlar var! Ama yalnız kendim mutlu olmuşum neye yarar?

* Egonuz tavan mıdır?

Ego kompleksli bir şeydir bence, ama özgüvenim çok yüksektir.

AŞK YAŞADIKLARIMI KİTABIMDA AÇIKLIYORUM

* Film illa sosyal içerikli mi olmalı?

Sanat için sanattan yana değilim! Ama bizim gibi toplumlarda eğitim seviyesi ilkokul 4-5. Bu insanlara ancak sinema gibi bir silahla çok şey öğretirsin. Toplumun sorunlarıyla ilgilenmeyen kişi sanatçı değildir!

* Aman da aman!

Önce insan olacaksın, suya sabuna dokunmayan filmlerin oyuncusu olabilirsin; ama bana gelmez arkadaş. Ben köpük değilim.

* İşte Kadir İnanır!

Çok netim, ben öyle ‘şunu yapalım, bunu yapalım’ diyen işlerden hoşlanmam. Kolay kolay da röportaj vermem. Bir de ne istiyorsam o olacak. Filmlerde de öyleydi. Bir gün sete gel bak, anlarsın dediğimi.

* Çok titizmişsiniz evet!

Hem de nasıl! İşin iyi olması için emek vereceksin, herkes ve sen de.

* Her kadının aşık olduğu erkek olmak nasıl bir duygu?

(Kahkaha atıyoruz) Bana bunu söyletme Canan, iyi gidiyorduk sanat falan. Güzel bir duygu tabii ama o sevgiyi yanlış anlamamak gerek

* Eşleri, sevgilileri kıskananlar oldu mu?

Kadınların bana duyduğu sevgi bir abi, bir kardeşinki gibi. Kadınlar için aşık değil; abiydim. Dolayısıyla erkekler hiçbir zaman o gözle kıskanmadı beni.

* Tabii, tabii!

Annem için de hep ağabey idiniz! Karıştırma yahu! (Gülüyor) vallahi öyle zor durumlara düşmedim ben hiç. Hayatım boyunca aile kurumuna çok değer verdim. Dolayısıyla, hiçbir baba ya da eş; yanındaki kadının bana olan ilgisini acayip bulmaz.

* E hadi...

Kızı bir şeye inandırmak da zor! İzmirlii!

* Kitap yazıyorsunuz, her şey var mı içinde?

Vallahi 45 yılda ne varsa yazdım! Bekle ve gör! Kimler, ne olaylar var hepiniz bir solukta okuyacaksınız.

*Allaaah! Gizli aşklar, dedikodu; entrika?

(Kahkaha atıyor) Sakin ol! Gizli aşklar da var açıklıyorum; ama isim vermeden yazdım! Çünkü o kişiler evlendi, çoluk çocuk sahibi oldu. Ama akıllıysan, satır aralarından yakalarsın.

* Cesaret, cesaret ve cesaret!

Boşuna uğraşma, açık açık yazmak olmaz! Büyük olay olur. Gerek yok. Ama tahmin edip bulacağınıza eminim.

EVDE SÖZÜMÜ KİMSEYE GEÇİREMEM

* Ağır abi olmak zor iş mi?

Mizacım bu, işine gelirse! Özellikle olmaya çalışmıyorum.

* Size hep ‘dayı’ diyorlar, neden?

185 tane kadar yeğenim var! Ondan olsa gerek; herkesin dayısıyım. O yüzden kaldı üzerimde ‘dayı aşağı, dayı yukarı’.

* Evde de korkarlar mı sizden dayı?

Yok bee! Neredeee! Evde sözümü kimseye geçiremem. Cevap veren verene bana! Sözümü dinleyen yok yani!

*Neden hiç evlenmediniz?

Ani şok soru! Hoş geldin Canan Danyıldız! Ben evliyim! Haberiniz yok mu? İlla kağıt üzerinde mi evli olmam gerekiyor? Bir mukavele mi gerekiyor illa? Gerekirse onu da yaparız Jülide ile.

* Türk örf ve adetleri diye ya hani, biz de tam Türk erkeğiyiz ya hani...

Türk halkı isterse Jülide ile hemen nikahlanırım! Zaten Jülide ile nikaha hazırım, yeter ki halk istesin. Bizim bir şeyden çekincemiz yok ki!

* Hiç tepki aldınız mı birlikte yaşamak konusunda?

Tabii sen, ben kalıplı birine yakıştırmıyorsun... Sanki Kadir Bey evlenmeli kağıt üzerinde. Bak, halkı kırmamak, üzmemek için hemen nikahlanırım. Onca sorunun arasında bir de beni dert etmesin insanlar. Ama şimdiye kadar hiç tepki görmedik neden nikah yapmıyorsunuz diye. Bir sen tırtıklıyorsun şu an, ama sen işte!

* Çocuk sahibi olmak da istemediniz Kadir Bey?

Bu kadar kalabalık ailem olduğu için desem? Anlamadın değil mi? Yani yeğenlerle ve kendi ailem ile o kadar çok oyalandım ki; onlar o kadar çok gerçek çocuklarım gibiler ki; ihtiyaç duymadım. Sonra da tren kaçtı.

* İyi bir yanıt olmadı pek...

Hayatıma giren kadınlar, kadınlarım konusunda da seçici davrandığım için çocuk sahibi olamadım. Birini bulduğumuzda da artık geç kaldık. Ama biz 14 kardeşiz; ben de isterdim çok çocuklu bir baba olmayı. Olmadı.

* Heyhat! Üzülme yahu!

Çok yeğenim var, demek ki bizim de böyle bir hayatımız olacakmış.

* Özel hayatınızda da zor biri misinizdir?

Yok yahu! Pamuk gibiyim! Hiç de değilimdir.

ORGAN BAĞIŞI MUTLAKA YAPILMALI

* Geçen ay, tüm organlarınızı bağışladınız...

Evet, bence herkes bağışlamalı. Çok önemli bir şey; ben hayattan giderken eğer birileri yaşayacaksa, ne mutlu bana.

* Halkın kafası hala karışık bu konuda...

Evet, ama artık Diyanet İşleri de bundan yana bir fetva verdi. Bu yasak, günah bir şey değil.

* Organ mafyası efsanesi döner ya hep!

Saçmalamasınlar Allah aşkına! Ki çok hasta var bekleyen.

* Ülke biraz karışık günler yaşıyor...

Maalesef gerildik evet. Ama bundan sadece zarar görürüz. Hiçbir savaş yoktur barışla bitmeyen. Umudum var Canan. Ama sanatçıların duyarlı olması gerekli. Duyarsız sanatçıyı toplum affetmiyor.

SALON ERKEĞİ KİMYASI BENDE TUTMADI

* Role çalışmak, hastalıklı bir şey mi?

Hep tanıdığımız bildiğimiz karakterleri seçtiğim için Canan, o rolü çıkarmak benim için hiçbir zaman öyle ‘aman aman hastalıklı’ bir şey olmadı. Zor da olmadı ama, hastalıklı bir şey değil role hazırlanmak... Tercihlerini doğru yaparsan, iyi işler çıkar ortaya.

* ‘Salon erkeği’ olduğunuz birkaç film başarısız ama kabul edelim!

(Kahkaha atıyoruz) E, biz bu işin okulundan gelmedik haklısın. Denedik, pratik ettik, gördük. Olmadığını gördük. Haklısın, o kimya tutmayıp halk kahramanları olunca iş yürüdü gitti.

* Mektepliler daha mı şanssız bu durumda?

Tabii ki daha şanssız! Biz sahada pratik etme şansına sahiptik, şimdi çocuklar 4-5 yıl okuyorlar ama tek bir set görmeden ve hiçbir şey pratik etmeden okul bitiyor. Bazen bizi davet ediyorlar sinema okullarına, görme daha iyi! En iyisi Anadolu Üniversitesi dersin değil mi mesela, git; Nuh nebiden kalma kameralar. Olacak iş değil.

* Siz neden bir sinema okulu açmadınız ya da hocalık yapmıyorsunuz?

Benim buna ayıracak vaktim yok.

* E sonra da bu çocuklar niye böyle, falan filan, falan filan...

Canım benim, işte yolu yöntemi gösteriyoruz ya! İyi tartıp biçecekler, çok film çekecekler ama iyi olacak. Bak artık elindeki telefonla bile montaj yapabiliyorsun; bizim zamanımızda yoktu! Zor iştir sinema, öyle ‘hoop olsun’ dersin; olmaz.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yaz bitti cildinizi, saçınızı ve vücudunuzu sonbahara nasıl hazırlanırsınız?