Kafamızın içinde susmadan konuşan sesi nasıl kontrol edebiliriz?

Kafamızın içinde susmadan konuşan sesi nasıl kontrol edebiliriz?

Zihnimizdeki olumsuz düşüncelerin yaşamımızı içinde ilerlemesi zor, boğucu bir alana çevirdiğini hepimiz biliyoruz. Her birimiz, bu durumdan kurtulmaya çabalıyor ama ne yazık ki çoğunlukla aynı noktaya dönüyoruz. Hep aynı olumsuzlukları ortaya koyan düşüncelerimizle başbaşa kalıyoruz. Düşüncelerimiz sürekli pişmanlıklar ya da endişelerle dolu. Ve biz geçmiş ve gelecekle ilgilenmekten gerçek anlamda yaşayamıyoruz. Peki ne yapacağız?

11 Temmuz 2020, Cumartesi 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

1- ÖNCE SORUNU FARK ET

Sorun şu ki her gün uyandığımız andan, uyuyana dek kafamızdaki o sesin bize dayattıklarını aynen uyguluyoruz ve yaşıyoruz. Onun suçlamalarında suçluluğu, endişelerinde korkuyu, ortaya koyduğu ‘sorun var, eksik var’ haykırışlarında yetersizliği, ‘şunu, bunu yapman lazım’ üstelemelerinde çabalama ihtiyacını deneyimliyoruz. Bu deneyimlerden ne kadar kurtulmaya çalışırsak çalışalım, hiçbir şey değişmiyor. Öncelikle fark edelim: Sorunumuz var. Yaşamlarımız işlemiyor. Biz yaşamak istediğimiz deneyimleri içeren bir yaşamda olamıyoruz. Kadın, erkek, genç, yaşlı, zengin, fakir kim olursak olalım yaşama sevincini tadamıyoruz. Kurulu bir makine gibi sadece olmuş olanı tekrarlıyoruz.

2- NEDEN BU HALDEYİZ?

‘Kendimi korumak için şöyle şöyle davranmalıyım çünkü bu dünyada böyle böyle olabilir’ gibi... Çocuk aklımızla yaşamdan çıkardığımız sonuçlarla bir dünya masalı yazıyoruz. O masalın ‘Ben’ dediğimiz baş kahramanını da tanımlıyoruz. O baş kahramanın tüm istedikleri, istemedikleri de belirleniyor bu masalda.İştekendikendimizihipnotize ederek körükörüne inandığımız bu dünyadan işleyen aklımızla başbaşa kalıyoruz yaşamda. Hem yaşamımızın kontrolünü o çocuğun aklı ile işleyen zihnimize bırakıyoruz, hem de mutlu, başarılı, varlıklı, huzurlu olmayı, yaşamdan tatmin almayı bekliyoruz. Yani insan hipnoz etkisi altında uyuyor ve yaşadığını zannediyor ancak. Aslında, yaşı ne kadar ilerlese de sadece hep aynı filmi izliyor.

3- PEKİ, NE YAPACAĞIZ?

Uyanacağız. Fark edeceğiz o zihnimizde dönen ses, sadece eski kayıtların ses verişi. Ben o duyduklarıma inanmayabilirim, oradan verilen direktifleri dikkate almayabilirim.

4- GERÇEKTE YAŞAMAK NE DEMEK?

Gerçekte yaşamak, öncelikle deneyimlediğin her şeyin senin zihninde oluşan bir düşünce ile başladığını görebilmektir. Gerçek şu ki; herhangi bir anda yaşadığımız deneyim, o an olanla ilgili düşüncemiz sonucu yaşanır. Örneğin hava yağmurlu ise ve uyandığımda zihnimden “Ne kötü bir hava” düşüncesi geldiyse ben sıkılırım. İşte o gün sıkıntı içinde işe gidiyorsam, sıkıntımın sebebi havanın yağmurlu olması değil, zihnimin “Bu ne kötü hava” diye düşünce üretmesidir. Bu düşünceye inanan ben sıkılırım. Peki ya inanmasam? Nasıl biri olarak giderdim işe o zaman?

5- KURBAN DEĞİLSİN!

Zihninin hipnozu altındaki insan, kendini hep ‘kurban’ zanneder. Başına gelmiş olan her şey onun ya da bunun ya da yaşamın yüzündendir. Oysa tek sebep düşüncelerimizle oluşan halimizdir. İşte bu düşüncelerimizin oluşma şekli de hipnoz dünyamızın içeriğine göredir. Oraya ne yazıldıysa o şekilde düşünce üretir zihnimiz. Biz, o düşüncelere inanmaya devam ettikçe aynı dünyayı deneyimleriz yeniden.

6- HER AN SEÇEBİLİRSİN

Yaşam her an olandır. Şu an ne oluyorsa yaşam odur. İşte insan da düşüncelerinin sonucu ile her an olur. Kızgın olur, mutlu olur, şaşkın olur, bıkkın olur. Kim oluyorsa öyle cevap verir yaşama. Yaşam da ona. İşleyiş budur. Bizim seçmemiz gereken, halimizdir. Seçmemiz gereken yaşama her an nasıl cevap verdiğimizdir.

7- SORUN YOKTUR SADECE SORULAR VARDIR

Yaşamda sorun yoktur, sorular vardır sadece. Yaşam, soruları bize sorar. “Şimdi soru-n bu” der yaşam, “Kim olacaksın bakalım?” Zira o soruya cevabın ne ise, deneyim ona göre olacaktır. ● Örnek: Covid-19 salgını içinde yaşıyoruz. Olan şu: Salgın günlerindeyiz. Bu insanlığa göre bir sorun. Oysa kendimize sorulmuş bir soru yapalım bunu ve soralım: “Ben şimdi ne yapabilirim?”

Cevap 1: Bağışıklık sistemimi güçlü tutarım, hijyene dikkat ederim ve kendimi, yakınlarımı koruyacak önlemlerle yaşamımı devam ettiririm. Bugün önümde yapmam gereken neyse, neyi yapabiliyorsam yaşama devam ederim.

Cevap 2: “Eyvah, salgın var, bittik, battık, eyvah ya ölürsek, ne şanssızız, çok sıkıldım evde, neden oldu, keşke olmasaydı, parasız kalacağım, gelecek çok karanlık’’ düşüncelerinde kaybolabilirim. Yani zihnimin korku filmini izler onun etkisi ile tir tir titrerim. Hangi yolu seçen bu salgın dönemini rahat geçirir? Hangisinin bir sorunu var?

8- HİPNOZDAN UYANALIM

İnsanın tek sorunu vardır, o da hep o çocuk aklıyla yaşamasıdır. Bu ‘sevmediğim ben ve onun yaşamı’ filmini daha fazla izlemek istemiyorsak kendi devrimimizi yapmalı ve uykudan uyanmalıyız. Dahafazlabilgiedinmekisteyenler, ‘Kendine Özgürleşmek’ diye isimlendirdiğim bu dönüşümün nasıl yapılabildiğini ‘SEYİR’ isimli romanımda okuyabilir.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder