Karantina günlerinde çocuklara karşı nasıl davranmalısınız?

Karantina günlerinde çocuklara karşı nasıl davranmalısınız?

Corona virüs nedeniyle karantinada olduğumuz şu günlerde evden çalışmanın bazı zorlukları var, çocuklar… Zaten günlerdir evden çıkamayan çocuklar maalesef bu süreçten ister istemez etkileniyor; dolayısıyla ebeveynler için de karantina günleri biraz daha yorucu oluyor. Çocukların ruh sağlığını da korumakla sorumlu olan anne babalara her zamankinden daha fazla iş düşüyor. Elif Demirtaş Bilir / elif.demirtas@posta.com.tr

10 Nisan 2020, Cuma 20:30 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünyayı saran corona virüs (Covid-19) salgını sonrası evlerimizde karantinada olmamız ve alıştığımız hayat düzeninin zorunlu olarak değişmesi hepimiz üzerinde olumsuz etkiler yarattı. Dışarı çıkamayan çocuklar, evden çalışmak zorunda olan anne - babalar ve “Hadi benimle oyun oyna” diye ağlayan çocuklar…

Karantina döneminde aileler çocuklara bazı konularda taviz verebiliyor bu da çocukların daha fazla istemesine neden oluyor. Durum böyle olduğunda başa çıkılmaz sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Birçok anne babanın aklında aynı soru: Karantina döneminde çocuğuma nasıl davranmalıyım?

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doktor Figen Karaceylan Çakmakcı'ya sordum: Karantina süreci, çocukları ve aileleri nasıl etkiliyor ve aileler bu süreçte çocuklarına nasıl davranmalı?

Karantina günlerinde ebeveyn tutumlarına yönelik ipuçları

Öncelik ebeveyn ruh sağlığı

Ebeveynin ruh sağlığının iyi olması dengeli ve tutarlı ebeveyn tutumları için birinci önceliktir. Dengeli ve tutarlı davranabilmek sonu belirli olmayan bu yıpratıcı dönemde elbette zor olabilir. Bu denge ancak kişinin kendi ruhsal dengesini koruyabilirse sağlanabilecek bir durumdur diyen Uzm.Dr. Çakmakcı “Bu yüzden ebeveynin kendi akıl sağlığına önem vermesi, ruhsal iyilik halini koruması önemlidir.

Kendine ait özel zamanlarının olması, iyi hissettirecek şeyler yapması, sürekli Covid-19 haberleri izlemekten kaçınması önemlidir. Ayrıca bu süretçe ruhsal olarak iyi hissetmiyorsa yardım arayışından kaçınmaması da göz ardı edilmemelidir. Genellikle kendi iyilik halini sağlayabilen bir ebeveyn daha tutarlı ve dengeli davranabilir.” dedi.

Kurallar her zaman olmalı

Toplumsal bir kriz dönemi yaşıyor olsak bile çocuk eğitiminde kurallar her zaman gereklidir. Kural çocuğu güvende hissettirir. Belirsizlikleri ortadan kaldırır. Nasıl davranması gerektiğine karar veremediği durumlarda kafasının karışmasını engeller. Karantina günleri ya da yaz tatili fark etmez en nihayetinde kurallar çocuk eğitiminde her daim olmalı” uyarısında bulunan Çakmakcı, bu 3 konuya dikkat çekti:

  • Bir kural konulduysa eğer bu durum her zaman aynen geçerli olmalıdır. Gün be gün değişen, duruma göre değişen, ruh halimize göre değişen ya da çocuğun tutumuna göre değişen kurallar olmaz. Bu yüzden konulacak kural akla yatkın, uygulanabilir, sürekliliği sağlanabilir olmalıdır. Bu yüzden kuralları belirlerken aceleci davranılmamalı ya da uygulanabilirliliği için belli bir süre belirlenmelidir.
  • Kurallar uygulanırken uyulmadığı durumlarda sonuçlarının ne olacağı mutlaka önceden belirlenmelidir. Ve uyulmazsa da hemen devreye sokulmalıdır.
  • Çocuğun ısrarı veya tutturması karşısında kurallar esnetilmemeli, olabildiğince sakin kalınmalıdır.

Günlük rutinler ve çocuğun programı oluşturulmalı

Uzm.Dr. Çakmakcı kurallar net olarak belirlenir ve çocuğun günlük programı oluşturulursa çocukların belirsizliği daha az hissedeceğini belirterek “Ne yapacağını bilmeyen, serseri mayın gibi ortada dolanan bir çocuk sorun çıkartmaya adaydır. Bu yüzden günlük rutinler mutlaka oluşturulmalıdır.

Çocuğun her saati planlanmalı, eğer çocuk bu programa uymamak konusunda ısrarcı davranırsa, önce nedeni belirlenmeye çalışılmalı, mantıklı bir gerekçe yoksa ebeveyn ısrarcı olmalıdır. Fakat ebeveyn ısrarı çatışma yaratmayan kararlı ve sakin bir tutum şeklinde olmalıdır. Buradaki en önemli nokta kararlılık ve takipçi olmaktır.” dedi.

Duyguların konuşulması için teşvik edici olmalı

Çocuklarla özel zaman geçirilmesi tavsiyesinde bulunan Çakmakcı sözlerini şöyle sürdürdü: Evde kapalı kalmak, arkadaşları ve sevdikleri ile görüşemiyor olmanın sıkıntıları ile ilgili  duyguları konuşulmalıdır. Bu sohbet havasında olabileceği gibi oyun oynarken aralarda yapılacak kısa konuşmalar şeklinde de olabilir.

Kendi duygularımızı konuşmak çocukların kendileri hakkında da konuşmaları için teşvik edici olur. Evde olmanın bazen sıkıcı olduğunu, belirsizliğin kaygılarınızı artırdığını, anne babanızı, arkadaşlarınızı özlediğinizi ifade ediyor olmak çocukların karışık ruh hallerini anlamlandırmalarında da yardımcı olacaktır.

Çocuklarınızla özel zaman geçirin

Çocuğunuzla sevdiği oyunları oynamak, ailece film izlemek, hep birlikte dans etmek, mutfak etkinliği yapmak ya da sadece çocuğun anne - babasıyla yatakta uzanması bile çocuğun kendini özel hissetmesine ve güvende olduğu hissi yaşamasına imkan sunar.

Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta çocuğunuz neyi yapmaktan daha fazla keyif alıyorsa onu  birlikte yapmaktır.

16-24 yaş aralığına dikkat!

2007 yılında Avustralya'da yaşanan influenza salgınında bir tane çocuk sahibi olanların olmayanlara göre 1.2 kat daha fazla psikolojik stres yaşadıkları tespit ediliyor fakat 3 veya daha fazla çocuk sahibi olan kişilerin ise psikolojik strese karşı daha dayanıklı oldukları gösterilmiştir.

Bunun nedenleri fazla çocuk sahibi olmanın karantinanın sıkıcılığından kurtararak dikkat odağını dağıtması, çok çocuk sahibi olanların yaşlarının tek çocuk sahibi olanlara göre daha ileri olması, tek çocuğu olanların kaybetme kaygısının daha yüksek olabileceği olarak gösterilebilir. Bu araştırmanın sonucunda en yüksek psikolojik stres seviyesine sahip kişilerin 16-24 yaş aralığında olduğu gösteriliyor.

Karantinayı fırsata çevirin

Kaç yaşında olursa olsun çocuğunuza "Bize bulaşamayacak, kimse hastalanmayacak" gibi yalanlar söylemek yerine, çocuğunuza gerekli önlemler alındığı takdirde hastalıktan korunma sağlanacağı mesajını vermek en doğru yaklaşım şeklidir.

Çocuklarınızla geçiremediğiniz kaliteli zamanın geçirilmesi için harika bir fırsat bu süreç. Onları eğitecek, eğlendirecek ve sizin de keyif alacağınız aktiviteleri gerçekleştirmek için çaba harcayın.

"Korona Virüs Online Ruhsal Destek Programı"

İstanbul Sağlık Müdürlüğü, corona virüs (Covid-19) pandemisi sürecinde oluşabilecek ruhsal sıkıntı ve problemlerin çözümü için ruhsal destek programı başlattı. "Korona Virüs Online Ruhsal Destek Programı"na (KORDEP) mesai saatlerinde "0850 305 00 34" numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Destek almak isteyenler önce "0850 305 00 34" numaralı KORDEP hattını arayacak. Daha sonra oluşturulan program çerçevesinde ihtiyaca yönelik konunun uzmanlarına yönlendirme sağlanacak. Eğer gerek görülürse web üzerinden online terapi hizmeti de verilecek.

Çağrılar başlangıçta 4 merkezde 10 hat üzerinden karşılanacak, ihtiyaç durumuna göre çağrı merkezleri ve hatlar artırılacak. 

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çocukları corona virüsle ilgili fazla bilgiye maruz bırakmayın