Kaya Çilingiroğlu: Çirkin kadın yoktur nasıl davranacağını bilmeyen kadın vardır

Kaya Çilingiroğlu: Çirkin kadın yoktur nasıl davranacağını bilmeyen kadın vardır

Ünlü iş insanı ve spor yorumcusu Kaya Çilingiroğlu’yla buluştuk. Hayat, ekonomi, aile, pandemi derken konuşmadığımız konu kalmadı. Kendisi bugüne kadar bilinmeyen bir hikayesini de anlattı. Biraz şaşırtıcıydı... Söz Kaya Çilingiroğlu’nda. Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

04 Temmuz 2021, Pazar 07:01 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bana hep çok sert gelirdiniz epey hoşsohbetmişsiniz…

Aslında ben hiç sert biri değilim. Bakışlarım insanlara sert geliyor ama ılımlı ve sıcakkanlıyımdır. Hele şu son dönemde epey keyifliyim.

Pandemi canınızı çok sıkmadı anlaşılan?

Elbet sıktı ama olanı kabullenmek durumundayız. Olanı kabullenmezsen kendini yorarsın. Pandeminin ne olduğunu çoğu insan bilmiyordu. Ben süreçte psikolojimi bozmak veya karamsar olmak yerine yapamadığım şeyleri yapmaya çalıştım. Kitap okudum bolca, dinlendim, kendimi dinledim. Eskiden sabah 07.00 olduğunda ne yapar eder kendimi dışarı atardım. Bu süreçte evde oturmayı sevdim ve alıştım. Netflix izlemeye başladım. Çok güzel dizilere sardım, çocuklarıma vakit ayırdım bolca. Golfu bırakmıştım, tekrar oynamaya başladım.

ERKEKLERLE ÖPÜŞMEYİ HOŞ KARŞILAMAM SADECE EL SIKIŞIRIM

Temizlikle aranız nasıl?

Kendimi her zaman korumaya çalışırım. Sadece çocuklarımla çok yakın temasta bulunurum. Dolayısıyla sürece alışmak için fazla bir çaba göstermedim. Benim anne tarafım zaten temizlik hastası. Ben o kadar değilim ama yakın temasa girmekten hiç hoşlanmam. Erkeklerle öpüşmeyi hoş karşılamam. El sıkışırım sadece. Erkek erkeğe yanaktan yanağa öpüşmek sıcaklık falan değil, saçmalık! Hal böyle olunca beni biraz soğuk ya da burnu havada zannederler.

Kadınlar için de aynı şeyi mi düşünüyorsunuz?

Aynı şey değil ki! Erkek erkeğe öpüşmenin anlamı yok. Bizler dışında dünyada hiç kimse yapmıyor bunu.

Pandemiden sonra kimse öpmez birbirini. Değişti alışkanlıklar.

Yoo, yine herkes sarılıyor. Yaşananlar çabuk unutuluyor. Rahmetli babam bilmediği bir yerde salata yemezdi, mekanlarda salatanın iyi yıkanıp yıkamadığını kontrol ederdi. Bundan 45 yıl evvelini söylüyorum, adamın davranışı böyleydi. Böyle bir ailenin içinde daha farklı büyüyorsun. Biz cerrahi eğitim aldığımız için elimiz en az 15 dakika yıkanırdı, elini kötü yıkayanın da kafasına gazlı bezle vurulurdu.

Babanız sert bir adam mıydı?

Çok sertti ama bana karşı çok nahifti. Bana biraz sert davransa belki daha iyi olabilirdi.

ŞIMARIK BİR ÇOCUK DEĞİLDİM AMA ŞIMARIK BÜYÜTÜLDÜM

Niçin?

Şımarık bir çocuk değildim ama şımarık büyütüldüm. Her şeyi deneme yanılma yöntemiyle öğrendim.

BABAM APANDİSİ PATLAYAN BİR ERMENİ ÇOCUĞU YANLIŞLIKLA SÜNNET ETMİŞ

Kızınız Zehra’nın ismi, babanız Prof. Dr. Hüseyin Kaya Çilingiroğlu’nun annesinin isminden geliyor. Babanızdan aklınızda kalanlar neler?

Çok sevilen bir adamdı, sadece biz değil tüm toplum severdi. Gariban babasıydı. Biliyorsunuz, eski Türkiye’de sağlık faciaydı. O hastane kuyrukları… Babam da insanlara yardımı kendine misyon edinmişti. O misyonla yaşadı öyle de öldü. Babam; öğretmen, polis, şehit yakını gibi kişilerden asla para almazdı. Hatta bilmeden birçok zengini bedava ameliyat edip göndermiş. Babamın vefatından sonra bir arkadaşım anlattı; bir gün bir Şanlıurfalı ÇAPA’ya gelmiş. Oraya gelenler de cepte parası olmayanlar. Adam “Urfalıyım” deyince “Yat” demiş, ameliyat etmiş, göndermiş. Meğer adam aşiret reisiymiş. Tabii canım, komik anıları da var. Mesela bir Ermeni’yi yanlışlıkla sünnet etmiş.

Nasıl yani?

Çocuğu acile getirmişler. Apandisi varmış. Babam ameliyatını yapıyor, bakıyor sünnetsiz çocuk! “Bari gelmişken sünnetini yapayım, çıksın aradan. Yazık, günah para vermesinler” demiş ve çocuk Ermeni çıkmış.

Bu biraz kötü bir hikaye olmuş.

Yapacak bir şey yok. Yerine dikilmiyor, bilmeden yapmış. Çocuk sünnetçi ellerinde acı çekmesin istemiş. Nereden bilsin…

Aileye sorması gerekirdi. Peki, ailenin tepkisi ne olmuş?

Babam kötü niyetle bir şey yapmadığından tepki göstermemişler. Hem ben sünnet etti dedim, Müslüman etti demedim ki!

UÇAĞIM VAR SANIYORLARDI AMA BEN MEMUR ÇOCUĞUYUM

Sizce siz nasıl bir insansınız?

Ben de elimden geldiğince yardım etmeye çalışırım. Ünlü olunca insanlar bizi farklı görüyor. Biz de kendi yağımızla kavruluyoruz. Şimdi Instagram çıktı da biraz anlamaya başladılar. Eskiden uçağım var sanıyorlardı ama aslında ben bir memur çocuğuyum. Bizde aşçı vardı, büyük bir evde yaşıyorduk. Gündelik çalışanımız vardı. Hülya ve Zehra’ya ait bir şoför vardı, o kadar. Mütevazı yaşayan insanlardık.

Peki, nasıl bir babasınız?

Olması gerektiği gibi. Dünyaya getirdiğin çocuğa bakacaksın. Babalık yapıyorum, ekstra bir şey yapmıyorum. İyi baba değilim babayım! Evlatlarım topluma faydalı olsun yeter.

HÜLYA DA ZEHRA DA ASLA YALAN SÖYLEMEZ

Zehra büyüdü ve çok güzel bir genç kız oldu, bu sizi ürkütüyor mu?

Tam tersi gurur duyuyorum kızımla, seviniyorum. Ayrıca sevgilisi olursa desteklerim, hoşuma gider. Aksi olsa kaygılanırım, yani bir erkek arkadaşı olmazsa kaygılanırım. Zaten Zehra her şeyini bizimle paylaşır anlatır. En çok da annesiyle paylaşır. Zaten Hülya da Zehra da asla yalan söylemez. Onlar bir şey derse doğrudur. Sağlama yapmaya gerek duymam.

SİYASET BANA GÖRE DEĞİL KALAN ÖMRÜMÜ MECLİS’TE OTURARAK GEÇİREMEM

Siyasetle aranız nasıl?

Bana göre değil. Kalan ömrümü Meclis’te oturarak geçiremem. Ülke sorunlarını çözebileceğimi bilsem yaparım ama çözebileceğime inanmıyorum.

Şu an ülkenin en büyük sorunu ne sizce?

Ülkede elbet sorunlar var ama çözüm için net bir öneri sunan kimse yok. Misal muhalefet, “Bize oy verin” diyor, tamam verelim ama niye verelim? Eleştirdiğimiz şeyleri nasıl düzelteceksiniz? Ben mantıklı bir oy verenim, çözüme bakarım. Basit bir iş olan futbolu çözemiyoruz daha.

SOKAKTA GÖRSE BENİMLE SELFIE ÇEKTİRECEK KİŞİ KLAVYE BAŞINDA DELİKANLI KESİLİYOR

Futbol yorumcusu olunca çok küfür yemeye başladınız, inciniyor musunuz?

İnsanlar dinlemeyi bilmiyor ya da dinlediğini anlamıyor. Küfür acizlerin işi. Sokakta görse benimle selfie çektirecek kişi klavye başında delikanlı kesiliyor. Benim adıma açılan sahte hesaplar var ve onu benim hesabım zannedenler oluyor.

Sever misiniz sosyal mecraları?

Özellikle Instagram’a bayılırım. Oturduğun yerde dünyayı geziyorsun, öğreniyorsun. Bir de sosyal medyanın en önemli tarafı insanlarda utanma duygusunu ortadan kaldırıyor. Kimse buna dikkat etmiyor. Normalde bir bara, restorana gittin, orada bir kızı beğendin, yanına gidip kolayca sohbet edemezsin ama Instagram’dan yazabiliyorsun. Kabul eder, reddeder orası ayrı. Dolayısıyla utanma duygusunu kaldırıyor.

O da kötü!

Kötü bir şey yok. Medeni olarak teklif edersin, ne var bunda?

BEKAR ADAMIM SOSYAL MEDYADAN ASLANLAR GİBİ YÜRÜRÜM

Siz sosyal medyadan direkt mesaj atar mısınız yani amiyane tabirle yürür müsünüz?

Yürümez miyim, aslanlar gibi yürürüm. Bekar bir adamım.

Deşifre etmesinler, aman dikkat!

Küfür etmiyorum, bir şey yapmıyorum ne var bunda? Tabii şaka yapıyorum. Güzel olan fotoğrafları beğeniyorum ben, kişiyi değil. Güzel olan ne varsa beğenirim. Çirkin kadın yoktur, nasıl davranacağını bilmeyen kadın vardır.

Sizi bir kadında ne çok ne cezbeder?

Dengeli ve zeki kadınları seviyorum. Tabii ki fiziğe bakarsın ama önceliğim değil. Kendini çok ağırdan satan tipleri sevmem, meraklı ve kültürlü insana bayılırım. Erkekte de kadında da kasan tiplerden nefret ederim, altından ukalalık çıkar. İşte o zamandan sonra nahif Kaya’dan, Kaya Çilingiroğlu’na dönüşürüm.

25 YAŞ ALTINA BAKMAM VE SEVGİLİMİN İSMİ ‘ZEHRA’ OLAMAZ

Yaş önemli mi aşkta?

25 yaş altına bakmam. Sevgilimin ismi ‘Zehra’ olamaz. Ama bazı kadın var 40’ında iyidir bazısı var ki 25’inde. 30-40 yaş bir kadın için ideal bence.

SEKS KALICI AŞK GEÇİCİ

Aşk mı daha önemli yoksa seks mi?

İkisi de. Seks kalıcı aşk geçici. Mesela oğlum, “Ben aşık olmadığım kadınla seks yapmam” diyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder