Kayalıkların arasından topluyor, kilosunu tam bin liraya satıyor!

Batman'ın Gercüş ilçesinde 30 yaşındaki beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız kayalıklara tırmanıp topladığı ürünün kilosunu bin liraya satıyor. Aynı zamanda AFAD gönüllüsü olan Yıldız, 'Bu iş gerçekten çok zahmetli ve tehlikeli. Bilmeyen yapmasın. Bu bal tamamen organiktir. Elimizden geldiği kadar, hastalara veriyoruz.' dedi.

25 Mayıs 2021, Salı 12:10 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Batman'ın Gercüş ilçesinde beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız (30), yüksekliği 150 metreyi bulan kayalıklara tırmanıp, babasından öğrendiği mesleği yapıyor.

Aynı zamanda AFAD gönüllüsü olan Yıldız, hobi amaçlı topladığı balıın ihtiyaç fazlasını kilosunu 800 ile 1000 TL arasında değişen fiyatlarla sattığını söyledi.


Beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız, Gercüş ilçesine bağlı Aydınlı köyü mevkiindeki kayalıklara tırmanıp, kaya balı topluyor. AFAD'dan eğitim aldığını güvenlik önlemi alıp tırmandığını belirten Yıldız, bu işi hobi olarak yaptığını söyledi.

Ticari amacının olmadığını ifade eden Yıldız, "Bu işi merhum babamdan öğrendim. Hobi amaçlı yaptığım bu zorlu iş, babamdan bana mirastır. Yüksek kayalıklara bal toplamak için çıkıp inmek, stresimi alıyor.


Severek yaptığım bu işte, arıların bakımını da yapıyorum. Bakımları yapılmazsa hepsi telef olur. Yüksek yerlere tırmandığımda, arkadaşlarım halatla bana yardımcı oluyor.

Bu iş gerçekten çok zahmetli ve tehlikeli. Bilmeyen yapmasın. Bu bal tamamen organiktir. Elimizden geldiği kadar, hastalara veriyoruz.

Bazen çok fazla çıkartıyoruz. O zaman da ihtiyaç fazlasını, kilosu 800 ile 1000 TL arasında değişen fiyatlarla satıyoruz" dedi.


GÖNÜLLÜ OLARAK AFAD'A KATILDI

Tırmanma konusunda Bursa'da eğitim aldığını da dile getiren Yıldız, "AFAD ekibinde gönüllü olarak çalışıyorum. Bir afet durumunda, gönüllü olarak afet bölgesine gidebiliyorum.

Köyümüzde çoğu zaman keçiler, dağlık alanda mahsur kalıyor. Köy halkı da beni çağırıyor. Gelip keçileri kurtarıyorum" diye konuştu


Köyümüzde çoğu zaman keçiler, dağlık alanda mahsur kalıyor. Köy halkı da beni çağırıyor. Gelip keçileri kurtarıyorum" diye konuştu

Öte yandan Ankara'da kafe işletirken pandemi nedeniyle olumsuz etkilenince şehir hayatını bırakan Mehmet Kuş (35), Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki babasından kalma denize yakın eve yerleşti. Doğa ile baş başa olmanın kendisine huzur verdiğini anlatan Kuş, balık tutarak haftada kazandığı 2 bin lira ile geçimini sağladığını ve kimi zaman da balık takası ile gıda ihtiyacını karşıladığını söyledi.

Ankara’da 10 yıl kafe ve restoran işletmeciliği yapan Mehmet Kuş, pandemi döneminde işlerindeki durgunluk nedeniyle memleketi Hatay'ın Yayladağı ilçesine döndü.

İlçenin denize yakın Gözlüce Mahallesi'nde babasından kalma iki odalı eve yerleşen Kuş, doğu yürüyüşleri ile bölgeyi keşfederken, zıpkınla balık tutarak doğal yaşam sürmeye başladı.

Pandemi ile stresli günler yaşadığını ifade eden Kuş, "Pandemi nedeniyle, işler kötü gidince bunaldık, stres yaşadık, maddi olarak, manevi olarak çok etkilendik. Tüm bunlardan uzaklaşmak istedim ve bu nedenle ben de memleketime döndüm"


"Babamdan kalma küçük, iki odalı bir evimiz var, deniz kenarında orda tek başıma kalmaya ve doğal yaşamaya karar verdim. Daha önce para biriktirmeye çalıştım olmadı, baktım ki hayatımdan ömrümden gidiyor. Ben de boş verdim artık, denize olan merakımı kullanmak istedim, balık avlamaya başladım"

"Ben dalgıcım normalde, iyi bir yüzücüyüm. Bu nedenle kendimi denize vermeye karar verdim. Her gün buraya geliyorum, hava şartları uygun olduğu zaman dalıyorum. Sabah ve akşam balık tutuyorum ve geçimimi bundan sağlıyorum” dedi.


'BALIKLARI TAKAS EDİP, TEREYAĞI, TUZLU YOĞURT, PEYNİR ALIYORUM'

'BALIKLARI TAKAS EDİP, TEREYAĞI, TUZLU YOĞURT, PEYNİR ALIYORUM'

Yeni hayatında birçok şeye para ödemediğini söyleyen Kuş, “Zıpkınla vurduğum, olta ile yakaladığım balıkların bir kısmını satıyorum, ihtiyaçlarımı karşılıyorum. Gıda tedarik ederken de yakaladığım balıkları çobanlarla takas yapıyorum bazen. Onlardan tereyağı, tuzlu yoğurt, peynir, çökelek alıyorum. "

"Kaynak suyu kullanıyorum, ekmeği zaten tandırdan alıyorum. Ekmeği alırken de buraya yakın köylere gidip, orada tandırdaki ablalardan balığı ekmeğe takas ediyorum. Tuttuğum balıkları muhafaza etmek için de balıkçıya balık verip aynı şekilde buz alıyorum. Zıpkın ve buna benzer malzemelerimde eksik olduğunda ayda bir şehre iniyorum” diye konuştu.


KOYLARDAKİ MAĞALARDA ÇADIR KURUYOR

KOYLARDAKİ MAĞALARDA ÇADIR KURUYOR

Karanlığı çok sevdiğini ve dinlenmek için kendine çok vakit ayırdığını da söyleyen Kuş, balık tutabileceği Kel Dağı koylarındaki mağaralarda çadır kurduğunu anlatarak, “Deniz şartları iyi olduğunda çadırımı da alıyorum, buraya geliyorum. Balık olmadığı zaman bazen iki gün çadırda kalıyorum. Ama balık yakaladığım zaman, burada muhafaza edemediğim için kokmasın diye eve gitmek zorunda kalıyorum."

"Daha sonra gıda takviyesi alıp, bu koylara geri geliyorum. Bazen üç gün balık vuramadığım zamanlar oluyor, üç gün burada kalıyorum. Çünkü başka işim yok. Gece de oltamı atıyorum deniz kenarına, ‘kıyıda beklemektense, denizin içinde beklesin’ diyorum. Sabah saatlerinde sürpriz balıklar da çıkıyor” dedi.


TEK RAHATSIZ OLDUĞU KONU KİRLİLİK

TEK RAHATSIZ OLDUĞU KONU KİRLİLİK

Deniz ve doğanın kendisine verdiği huzurun anlatılmaz derecede iyi olduğunu, fakat bölgede rahatsız olduğu tek şeyin kirlilik olduğunu ifade eden Kuş, “Rahatsız olduğum tek bir durum var; o da insanlar denize, pikniğe, oltaya geldiğinde çöplerini bırakıp gitmeleridir." Bu çok ciddi bir problem ve sahil, kutularla, plastik atıklarla dolu. "Ben boş zamanımda, bazen deniz dalışa elverişli olmayınca, insanların attığı çöpleri topluyorum” diye konuştu.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Esra Erol'un programında duyanları şoke eden olay: Eşim kardeşimin eşi ile kaçtı