Ketojenik diyet sadece kilo vermek için değil başka hastalıklara da umut oluyor!

Kabul etmek istemesek de yaz bitti. Tatillere çıkıldı, günlük rutinlerden uzaklaşıldı ve buna bağlı olarak beslenme düzeninizin değişmesiyle kilolar alındı. Şimdi tatilde artan kiloları toparlamanın tam vakti! Yazın son demlerini yaşadığımız şu günlerde tatil kilolarınızı vermeye ne dersiniz? Ketojenik beslenme ile bu mümkün. Peki, Ketojenik beslenme nedir? Ketojenik diyette hangi besinler tüketilmeli? Ketojenik beslenme nasıl uygulanır? İşte Ketojenik beslenme ile ilgili bilmeniz gerekenler…

09 Eylül 2019, Pazartesi 14:51 Son Güncelleme:
A A
Ketojenik diyet sadece kilo vermek için değil başka hastalıklara da umut oluyor!

Betül Meral SARIİZ / Posta.com.tr

Eğer sorun küçükken çözülmez ise kış aylarının gelmesiyle yavaşlayan metabolizmalar sebebiyle vücut daha fazla yağ depolamaya başlayacak ve kilo fazlalığı artacak. Bu süreçte kalıcı kilo vermek için son günlerde oldukça konuşulan Ketojenik diyet ile eski formunuza dönebilirsiniz. Tatil kilolarından kurtulmak isteyenler Ketojenik beslenme nedir? Ketojenik diyette hangi besinler tüketilmeli? Ketojenik beslenme nasıl uygulanır? sorularını merak ediyor. Diyetisyen Tuğçe Kırdar Ketojenik beslenme ile ilgili bilinmeyenleri anlattı.

KETOJENİK BESLENME NEDİR?

İnsan vücudu enerji kaynağı olarak glikoz (şeker) kullanmaktadır. Ketojenik beslenmede ise karbonhidratın az, protein ve yağ ağırlıklı besinlerin ise çoğunlukla tüketilmektedir. Ketoz yapı, vücudun besin isteğine cevap alamadığı zamanlarda karaciğer tarafından üretilen ve yağ yakımını hızlandıran bir maddedir. Ketosis (ketoz), zaman içerisinde karbonhidrat eksikliğine bağlı olarak vücutta glikoz maddesinin yerini alır. Bu sayede hem vücuda enerji sağlar, hem de kilo vermede vücuda yardımcı olur.

KETOJENİK BESLENME ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Ketojenik beslenme yüksek yağ ve düşük karbonhidrat içeren bir beslenme düzenidir. Bu beslenme çeşidi hızlı kilo verdirmesinin yanı sıra hastalıkların tedavisinde de kullanılan bir diyet niteliğindedir. Özellikle epilepsi(sara) hastalarına ketojenik beslenme önerilmektedir. Bunun en önemli sebebi, vücudun enerji kaynağının ketosis yapıya bürünmesi ve vücudun enerji depolaması ve daha dinç olmasıdır.

Ketojenik beslenme standart, döngüsel, hedefli ve yüksek proteinli olmak üzere dört farklı çeşide sahiptir. Bunlardan size en uygun olanını bulmak, sağlığınız açısından büyük önem taşır. Ketojenik beslenme her ne kadar uzmanlar ve bilim tarafından onaylanmış olsa da her bünyede aynı sonuçları göstermeyebilir.

HANGİ BESİNLER TÜKETİLMELİDİR?

Ketojenik beslenmede en çok dikkat edilmesi gereken konu size hangi tip beslenme çeşidinin uyum sağlayacağıdır. Ketojenik beslenme bir uzmana danışarak diyete başlamak sağlığınız açısından büyük önem taşımaktadır. Ketojenik beslenmede aç kalarak değil, dengeli ve doğru zamanda beslenerek kilo vermek amaçlanır. Ketojenik besinler arasında et, yağlı balık türleri, fındık fıstık, tereyağı, kaymak, peynir, yumurta, hindistan cevizi sütü ve yağı bulunmakta. Düşük karbonhidratlı besinler arasında ise ıspanak, mantar, kuşkonmaz, kereviz, yeşil fasulye, Brüksel lahanası, karnabahar, salatalık, marul, pırasa, brokoli, dolmalık biberler, soğan ve sarımsak sayılabilmektedir.

Kısaca yeşil sebzelerin çoğu sarı sebzelerin ise bir kısmı tüketilebilmektedir.

İçecekler işlenmemiş ve şekersiz olmalıdır. Ketojenik beslenmede en çok önerilen içecek sodadır. Çünkü soda, alkali yapısı sayesinde yağların parçalanmasını kolaylaştırır. Soda haricinde diğer asit bazlı içeceklerin tüketilmesi, özellikle şekerli içeceklerin tüketilmesi uygun değildir. Ketojenik beslenme vücudu şekerden arındırmayı amaçladığı için meyve de tüketilmemektedir.

KETOJENİK BESLENME NASIL UYGULANIR?

Ketojenik beslenme kararını almadan önce mutlaka bir uzmana başvurulması gerekmektedir. Vücudunuzda belirli ölçümleriniz yapıldıktan sonra hangi çeşit beslenme sizin için daha doğru olacaksa belirlenmeli ve ona göre bir yol çizilmesi gerekir. Genel olarak bakıldığında bu beslenme çeşidi içerisinde yağ kullanımı oldukça önemlidir. Yağ tüketimi arttırılarak vücudun enerji kaynağı güçlendirilmelidir. Bol bol su içilmeli, şekersiz sıvılar tüketilmelidir. Bu vücudumuzun toksin atmasına yardımcı olacaktır.

Ketojenik beslenme çeşidini diğer beslenme alışkanlıklarından veya diyetlerden ayıran en önemli özellik vücudun alışılagelmiş düzenini bozarak yeni bir düzen yaratmasıdır. Bir diyet programına başladığımızda küçük kaçamaklar yapmamız maruz görülebilirken ketojenik beslenmede bu mümkün değildir. Vücut her kaçamakta eski haline geri dönerek alışılagelmiş metabolizma çalışmasına devam etmektedir.

KETOJENİK BESLENMENİN EN ÖNEMLİ NOKTASI NEDİR?

keton zincirini bozmamak adına tüketilmemesi gereken besinler kesinlikle tüketilmemelidir.

KETOJENİK BESLENMENİN YARARLARI NELERDİR?

Yapılan araştırmalar, diyetin farklı sağlık koşullarına (Epilepsi, Kalp hastalıkları, Polikistik Over Sendromu, Kanser, Alzheimer, Parkinson gibi) fayda sağlayabileceğini göstermiştir.

KETOJENİK BESLENMENİN ZARARLARI NELERDİR?

Ayrıca yapılan çalışmalarda uzun süreli Ketojenik Diyet uygulamasının Kemik gelişim bozluğuna, kan pH değerinde düşmeye ve böbrek taşlarına sebep olabileceği söylenmektedir. Bu sebeple eğer ketojenik beslenme tarzını uzun vadede değerlendirmek isterseniz mutlaka bir uzmana danışmalı, vücudunuz için kontrolleri yaptırmalısınız. Aksi takdirde oluşabilecek hasarlar ciddi boyutlara ulaşabilmektedir.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...