Kılıçdaroğlu: Dolmabahçe fotoğrafının hesabını sormazsam namerdim

Kılıçdaroğlu: Dolmabahçe fotoğrafının hesabını sormazsam namerdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu parti grubunda konuştu. Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonlar, HDP'li vekillerin tutuklanmasıyla ilgili hükümeti topa tutan Kılıçdaroğlu, çözüm sürecinde Dolmabahçe'de çekilen fotoğrafı hatırlattı 'Bu fotoğrafın hesabını sormazsam namerdim' diye konuştu

08 Kasım 2016, Salı 13:55 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının satır başları:

Türkiye'yi 3 terör örgütüne destek vererek bu hale getirdiler. Kandil'e uzantısı var diyorlar, onları Kandil'e gönderen kim? Onlara meşruiyet kazandıran bunlar değil miydi?
 

"DOLMABAHÇE FOTOĞRAFI"




İki kanattan saldırı alıyoruz, biri PKK diğeri AKP. Açık ve net söylüyorum. Size bir fotoğraf göstereceğim. Dolmabahçe fotoğrafı 3 kişi serbest diğerleri hapiste. CHP milletvekilleri mi bunlar? Kim bunlar? Önce bunun hesabını vereceksiniz. Hesabını sormazsam namerdim.

Nusaybin'de kamyonun üzerinden kalaşnikoflar dağıtıldı.

Size bir şehit annesinin dramını anlatacağım. Son bir yılda verdiğimiz şehit sayısı 800'ü aştı. 


 

ŞEHİDİN ANNESİ ANLATIYOR


Erkan Özdemir'in annesi Havva Gül Özdemir'in anlattıkları:

Çok minyondu benim oğlum. Gören bundan asker mi olur diyordu. Günde beni 10 kez arardı. Sabah uyuya kalmışım. Telefonunda Erkan'ımın cevapsız çağrısı yok. Çalıyor çalıyor ama açan yok. O korkuyla pencereden bakıyordum. Bir ambulansın evin önüne yaklaştığını gördüm. Bize gelmesinler diye üst kata çıktım. Sonra aşağı indim. Hiç yaşayamadan gitti çocuğum. Perşembe günü birliğinden aradılar. Eşyalarını kargoyla vereceklermiş. Yavrum üşüyordu, buralar soğuk anne diyordu. Üşümesin diye çamaşırlar alıp göndermiştim. Bir de oğlum makarnayı çok severdi. O gittikten sonra ben de makarna yiyemedim, yiyemem. Ankara'da oturan beylere sesleniyorum, sizin hangi evladınız Doğu ve Güneydoğu'da askerlik yapıyor.
 

LİNÇ EDİLİP ÖLDÜRÜLEN ÖĞRENCİMİZ...


Linç edilerek öldürülen öğrencimiz. İzmir'e gittim. Akşam Murat Tekin'in evine uğradım. Yoksul halk çocukları. Boğaz Köprüsü'nde linç edilmiş. Baba soruyor; morga gideceğiz ama ya orda yoksa diye. Sonra morgda buluyorlar. Bir babanın boğazı düğümleniyor. Açtılar fermuarı çocuğuma baktım. Gencecik filiz gibi, hava kuvvetleri 2. sınıf öğrencisi. Aldım morgdan ambulans istedim vermediler, kendi imkanlarımla İzmir'e götürdüm diyor. İzmir'de cenazesini kılmak istedik, kılmak istemediler diyor. Bir köyde defnettik. Şu anda çocuğumun mezarına bir şey yazmıyorum, şehitliği kablul edilene kadar bir şey yazmıyorum dedi. Sayın Erdoğan'a bunu söyledim. Haklısınız dediler. İnsanlığımızı kaybedecek noktaya geldik neredeyse. Müslümanın cenaze namazı kılınamaz hale geldi. Nasıl bir insanlıktır bu.
 

"NESLİ KURUSUN, OCAĞI SÖNSÜN"


Amacı ne olrusa olsun terörü yapanın da yaptıranın da destek olanın da göz yumanın da nesli kurusun ocağı sönsün. Aynen katılıyorum. Onlar bunu söyleyebilirler mi hayır. Onlar yardım ve yataklık yaptılar. Biz ancak kendi insanımızın haklarını koruruz. Herkesin adalet içinde yargılanmasını isteriz. Devleti devlet yapan da kılan da adalettir.

Bu öğrencimize bir avukat tutacağız, bütün mazlumlara sahip çıkacağız. Ragıp Enes Katran, Kurtuluş Kaya var. Bunların hesabını sormak zorundayız. Sadece PKK'ya mı yardım yataklık yaptılar hayır IŞİD'e de yardım yataklık yaptılar. IŞİD terör örgütü ile ilgili araştırma önergesi verdik, kimin oylarıyla reddedildi önerge AKP'nin oylarıyla. IŞİD'le ideolojik akrabalıkları var o yüzden reddettiler.

Binali Bey'e sordum; konsolosluğumuz basıldığında 49 vatandaşımız rehin alındığında neden terör örgütü demediniz? Hangi AKP'li vekil PKK ve IŞİD terör örgütü değildir dedi? Belçika'nın verdiği karara o yüzden itiraz etmiyorlar. IŞİD iyi ki varsın, Allah kurşunu azaltmasın. Bu da AKP'li birine ait sözdür. 70 ilden IŞİD'e katıldılar. Türkiye sorumlusu elini kolunu sallayarak geziyorlar. 

'Örgüt hiç bir sebep olmadığı halde sürekli ülkemizde eylem arayışı içinde.' diyor sayın Cumhurbaşkanı. Yani diyor ki ne istedin de vermedik niye bize saldırıyorsun diyor. Eleman istedin verdik, bomba istedin bomba verdik. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı diyor. Terör örgütünün eylemine sebep aranır mı? Kendi kabahatlerini kendileri gösteriyorlar. Putin diyor ki El Nusra çekilsin Erdoğan ne diyor tamam diyor. 

Yürekli bir savcıyı arıyorum. Ankara'da arsalar nasıl parsel parsel verildi? Biz bunun hesabını soracağız. 

"İZMİR'İN KREDİ NOTU TÜRKİYE'NİN NOTUNDAN YÜKSEK"


Dün havuz medyası İzmir Büyükşehir'de FETÖ operasyonu. Olay şu, bütün belediyelere giden yazı İzmir Büyükşehir'e gelmiş. ByLock kullananlar 24 kişi. Bunların bir kızmı ayrılmış. Operasyon yapacaksanız İstanbul orada Ankara orada. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kredi notu Türkiye Cumhuriyeti'nin kredi notundan daha yüksek. İzmir Büyükşehir Belediyesi teminat vermeden istediği kadar kredi alabiliyor. Neden orada halkına hesap veren bir belediye anlayışı var. Bunlar FETÖ'yü en başından beri biliyorlar.

İlker Başbuğ anlatıyor: 2008'de MİT'ten FETÖ raporu istedim. Bana gelen raporu Başbakan'a verdim. Bunlar FETÖ'yle ilişkilerini kestiler mi? Devam ediyor: Cumhuriyet gazetesinde iddianameyi düzenlenen savcı FETÖ'den yargılanıyor. Bu savcı da Cumhuriyet'e operasyon soruşturmasını başlatıyor. 250 TL'lik dekontu 250 bin TL olarak görüyorlar. 

Parti Meclisi bildirimizden ciddi rahatsız olmuşlar. Ne darbe ne dikta yaşasın tam demokratik Türkiye diyoruz. Türkiye'yi böldürmeyeceğiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacağız diyoruz bundan da rahatsız oluyorlar. Doğruları söyleyeme her zaman devam edeceğiz.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Son dakika... Meral Akşener'e tepkiler gecikmedi