Kılıçdaroğlu: Kardeşim de olsa kapının önüne koyarız

Kılıçdaroğlu: Kardeşim de olsa kapının önüne koyarız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gündeme dair soruları cevapladı. Kardeşi Celal Kılıçdaroğlu'nun kendisi hakkında yaptığı açıklamalar sorulan Kılıçdaroğlu, kardeşinin partiden ihraç edilme sebebine de açıklık getirdi

09 Aralık 2016, Cuma 17:47 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında Ahmed Arpat'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.


KARDEŞİ PARTİDEN NEDEN İHRAÇ EDİLDİ?


Kardeşi Celal Kılıçdaroğlu'nun kendisi hakkında yaptığı açıklamalar sorulan Kılıçdaroğlu, kardeşinin partiden ihraç edilme sebebine de açıklık getirdi.

Kılıçdaroğlu, ''Kardeşim küçük bir çocuk değil illa benim siyasi görüşümü desteklemesi gibi bir durum yok. Ama bizim bir belediyemiz Didim Belediyesi Didim'e olağanüstü hizmetler veriyor. Didim'de iki yüksek bina var bunların yıkılması lazım. O binaların sahipleri parayla insan satın alıp bize saldırtmanın yollarını arıyorlar. Cebine para koyup çık şunu yap diyorlar. Onların etrafındaki insanlara bakın göreceksiniz o müteahhidin yandaşları'' dedi.


Celal Kılıçdaroğlu CHP’den istifa etti

 

''KİMSE KUSURA BAKMASIN ALIR KAPININ ÖNÜNE KOYARIZ''


CHP Lideri, Arpat'ın ''Kardeşinize de o insanlar tarafından para verildiğini mi söylüyorsunuz?'' sorusuna ise şu yanıtı verdi:

''Benim ne söylediğimi siz de anladınız herkes de anladı. O nedenle belediye başkanıma bir daha sadece o değil soyadı Kılıçdaroğlu olan kim olursa olsun yakın uzak akrabam bir belediyeye gidip çıkar amaçlı bir öneri götürüp veya bana şunu verin dediği anda kapının önüne koyun dedim. Benim düşüncelerimi benim kardeşim beğenmeyebilir ama birisi cebine para koydu ve çık bunu söyle dedi ve söylediyse kimse kusura bakmasın alır kapının önüne koyarız. Bunun kardeşlikle ilgisi yoktur bunun temeline ahlak yatar.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun diğer açıklamaları ise şöyle:
 

'HANGİ ÜLKEDE OHAL DÖNEMİNDE ANAYASA DEĞİŞİYOR?'


Sayın Erdoğan 2002'den beri Türkiye'yi yönetiyor bir sorun yoktu. Cumhurbaşkanı olduktan sonra ortaya çıktı. İçeriğinde ne var bilmiyoruz. Metin olmadan bizim düşüncelerimizi ifade etmemiz doğru değil. Görelim ondan sonra otururur tartışırız. Yapılan bir rejim değişikliğidir sistem değişikliği değildir. Bu ülkenin 140 yıllık parlamenter sistem geleneği var mı? Var. Aksayan yönleri düzeltilebilir. Anayasalar bütün demokrasilerde toplumsal uzlaşma belgesidir. Anayasalar bir partinin mutfağında hazırlanmaz. Geçmişte Yargıtay'a 160 militan atandı.

Hangi ülkede OHAL döneminde anayasa değişiyor? Demokratik parlamenter sistem güçlenecekse biz varız dedik. Darbe hukukundan kurtulacaksak biz varız dedik. Cumhurbaşkanlığı devletin sigortasıdır. Bir evde sigorta atarsa olmaz. Nedir sigorta? Devletin kurumları uyumlu çalışamıyorsa bir hakeme ihtiyaç vardır. Bizim sistemimizde bu makam cumhurbaşkanlığıdır.

Şimdi cumhurbaşkanı siyasi taraf olacak. Kendi partisinin cumhurunun başkanı olacak. Böyle bir şey olmaz. Halkı kandırmasınlar. Sistemin aksayan düzletilmesi gereken yanları var. Bir araya gelip düzeltelim diyoruz.
 

REFERANDUM TARTIŞMASI


Kuralları var, hukuk kuralları var. Bu kurallar içinde bu çalışır. 330’u geçilirse referanduma gidilir. 82 anayasası yüzde 92 oyla kabul edildi. Yüzde 92’nin altında kalan oyun belki meşruiyeti bile tartışılabilir. Hangi koşullarda evet dendi? Demokrasi askıdaydı. Şimdi de demokrasi askıda. Hangi demokrasiden bahsediyoruz biz? Türkiye bu kafayla giderse ve yönetilirse, bakın çok açık söylüyorum, çok daha büyük sorunlara gebe olur Türkiye.

Boş kağıda imza atan milletvekilleri akıllarını kime kiraya verdiler. Boş kağıda imza atma nereden çıktı? Seçim bölgesine gittiğinde “sen bizim değil sana boş kağıda imza attıranın vekilisin” diyeceklerdir. Ve haklılardır. Türkiye’nin geleceği konusunda ciddi kaygılarım var.
 

'BÜTÜN GÜCÜ BİR KİŞİYE VERMEK DOĞRU MU?'


Türkiye’nin geleceği konusunda ben hangi endişeleri taşıyorsam Bahçeli de umarım taşıyordur. Bir anlamda neredeyse Türkiye Kuzey Kore’ye dönecek. Bütün uygar dünya ile kavgalı hale geldi Türkiye. Bu endişeyi ben yüreğimde duyuyorum. Bahçeli’nin bunu duyması gerekir. Bütün gücü bir kişiye vermek doğru mu? Devlet benim anlayışı Hitler anlayışıdır. Sayın Bahçeli bu kültürü destekliyor mu desteklemiyor mu?
 

'BU OLACAK BİR ŞEY Mİ?'


Fiili durum nedir? Bir kişi “Anayasaya uymayacağım, ettiğim yemine uymayacağım” diyor. O zaman ne deniyor “Sen anayasaya uymuyorsan anayasayı sana uydururuz.” Bu olacak bir şey mi? Bu anlayış emin olun söyleyecek söz bulamıyorum. Bir kişinin arzusuna göre anayasa mı yapılır? Bana dünyada üçüncü sınıf ülke gösterin bir kişiye bağlı olarak anayasa yapılan. Bahçeli de bunları eleştirmişti. Peki nasıl oluyor. Benim aklım almıyor inanın ki.

Bu süreçte sadece bir kişi var. Bir kişinin egolarına bütün Türkiye’yi teslim edelim diyorlar. Vatandaş adaleti nerede arayacak peki.
 

'ÖCALAN DA BAŞKANLIK İSTİYOR'


Abdullah Öcalan’ın İmralı günlükleri yayınlandı. O da başkanlık sistemini savunuyor. Her başkanlık sistemi toplumu ayrıştırır. Eğer bunu hala görmüyor ve okumuyorlarsa bu ülkeye ihanet ediyorlar. Bu kadar açık bu kadar net söylüyorum. Toplumu kandıracaklar, “efendim başkanlık değil de cumhurbaşkanlığı.” Bütün yetkiler yine bir kişide…
 

AHMET ALTAN VE NAZLI ILICAK’IN İSMİNİ OKUMASI


Orada üç değil 13 isim de olabilirdi. Hapishanelerde 146 gazeteci var. İmkanım olsa 146 gazeteciyi de sayardım? Biz bir ilkeden bahsediyoruz. Bir ülkede bir gazeteci yazı yazdığı için içeri atılmamalı. Düne kadar bunlar sizin el üzerinde tuttuğunuz gazetecilerdi. Şu anda hapisteki gazetecilerin çoğu tek kelime CHP lehine yazı yazmış değildir. Ama biz demokrasiyi savunmak zorundayız. Demokrasi ve ahlak çifte standardı kabul etmez. Hapiste olmak kahraman olmak değildir. Kahramanlaştıran iktidarın kendisidir. Ben değilim. Bir insanı suçsuz yere tutuklayıp içeri atarsanız kahraman yaratmış olursunuz.

Gazeteci yargılanmaz değil elbette yargılanır. Mahkum olursanız gider yatarsınız. Ama aylarca iddianame yok ortada, içeride kalıyor. Kolektif suç oluşturdular. Birisinin suçu varsa bütün aileyi suçluyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Dindarız diyorlar ben onların dindar olduğuna da inanmıyorum. Onlar çıkarcı. Dindar olsalar sevgili peygamberimizin veda hutbesine bakarlar.
 

DANIŞMANININ GÖZALTINA ALINMASI


Gönüllü danışmanlık yapıyor. Mitinglerde miting öncesi nabız tutuyordu. Bir ekiple. Biz bunlara herhangi bir ücret ödemiyoruz. Miting sonrasında da aynı ekip konuşmanın ne kadar memnun ettiğine bakarlardı. Bu 3 arkadaşın Gülen cemaatiyle bağlantıları nedir onu da bilmiyoruz. Biz gelen herhangi bir bilgi yok.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER AK Parti Sözcüsü Çelik'ten önemli açıklamalar