Kılıçdaroğlu: Seçimden sonra çatışma başlayacak

Kılıçdaroğlu: Seçimden sonra çatışma başlayacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, POSTA Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı. Çözüm sürecinde Abdullah Öcalan ve Kandil ile değil HDP ile temas kurulması gerektiğini söyleyen CHP lideri seçimden sonra PKK ile çatışmaların yeniden başlayacağını iddia ediyor

25 Aralık 2014, Perşembe 11:50 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Devlet sizinle kritik konularda bilgi paylaşmıyor mu?

Hayır bilgi verilmiyor. Hükümetten gelen yok. Devletten de hükümetin bilgisi dahilinde gelen yok.

Kendi iradeleriyle gelip notlar paylaşanlar mı oluyor devletten?

O ayrı!

Kürt sorununa çözüm sürecinde Abdullah Öcalan’ın katkısını önemsiyor musunuz?

Bilmediğimiz bir süreç bu. Eğer bir süreci güvensizlik üzerine inşa ederseniz çözemezsiniz. Şu an Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın vergi daireleri var, mahkemeleri var, askere alma daireleri var. Asıl paralel devlet PKK oldu. Bu sorunun çözümünde ana aktör HDP olmalı. Devlet veya hükümet meşru organla masaya oturur. HDP istiyorsa gider Kandil (PKK’nın Kuzey Irak’taki kampındakileri kastediyor) ile konuşur, isterse Öcalan’la.

Devlet, Kandil ve Öcalan ile doğrudan görüşme yapmasın mı diyorsunuz?

Evet. AKP bu sorunu çözemez. Bir karşılıklı danışıklı dövüş gidiyor. Seçim sonrası çatışma dönemi tekrar başlayacak. Diyarbakır’da sokaklarda gezin, herkes aynı kaygıları paylaşıyor.

O zaman devletin bölgede yeni güvenlik adımlarını destekler misiniz?

Hayır, insan hakkı ihlali olur mu? Gözaltı kararı alınacak, kim verecek kararı; vali. Böyle şey olur mu?

AK Parti hep birinci parti çıkıyor. 2015 seçimiyle ilgili somut ve gerçekçi hedefiniz nedir?

Hedefimiz iktidar olmak. AKP artık sorun üreten bir parti haline geldi.

Eve gidince ‘Bugün çok mu serttim acaba’ dediğiniz oluyor mu?

Evet zaman zaman olabiliyor tabii.

'FETHULLAH GÜLEN İKTİDARLA İŞBİRLİĞİNİ AÇIKLASIN'

14 Aralık’ta gazetecilerin silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla gözaltına alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunlar 21. yüzyıl Türkiyesi’nin kaldıracağı olaylar değildir. Medya baskı altına alınamaz. Ergenekon’un başka bir versiyonunu yaşıyoruz. Sadece biz değil bütün uygar dünya kaygıyla izliyor.

Silahlı terör örgütü suçlaması çok ciddi değil mi?

Elbette çok ciddi. Bir gazetecinin eline silah alması kabul edilemez, o zaman zaten gazeteci olamaz. Gazetecinin en büyük silahı kalemidir. Benim gördüğüm kadarıyla hükümet bundan kaygı duyuyor.

Fethullah Gülen hakkında ne düşünüyorsunuz? Amerika, Türkiye’ye verir mi?

Gülen için kırmızı bülten çıkarılmasına kadar gidebilir. Gülen’in geçmişte AKP iktidarıyla yaptığı işbirliğini ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklaması gerekir.

AK Parti ile Cemaat’in kırılma noktası nedir size göre?

İktidarın bazı bakanlarının ve dönemin başbakanının yolsuzluğa bulaşması ve bunun ortaya çıkmasıdır.

Kayıtlar montaj deniyor...

Hayır ses kayıtları doğru. En son Adli Tıp Kurumu’nun raporu çıktı, uluslararası iki şirket kayıtların doğru olduğuna dair rapor hazırlamışlardı. Zaten biri dışında kimse kayıtların montaj olduğunu iddia etmiyor.

Devletin içinde paralel yapı yok mu?

Elimizde öyle bir veri yok. Böyle bir yapı olmamalı, eğer varsa devletin bununla mücadele etmesini anlayışla karşılarız.

Devletin mücadelesini destekler misiniz?

Elbette destekleriz. Ama paralel yapıyı kim oluşturdu. Düne kadar beraber değiller miydi?

Cemaatle işbirliği yaptınız mı?

Kesinlikle hayır. Niye yapalım? İktidarla mücadele demokratik ve hukuk kuralları içinde yapılır.

'ÇARŞI'NIN GÜCÜ MİZAH VE ZEKA'

Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın ‘darbe suçlaması’yla yargılanması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çarşı olağanüstü bir güç. En büyük gücü mizah ve zeka. Duruşmada ‘Darbe yapacak gücüm olsa Beşiktaş’ı şampiyon yapardım’ demiş olmaları, zekalarını gösteriyor. İktidar sivil toplumun eleştirisine tahammül edemiyor, bu nedenle herkesi baskı altına alıyor. Ama bu zekaya sahip olanlar hiçbir zaman teslim olmadılar, olmayacaklar.

'MALI GÖTÜRMESİNİ BİLİYORLAR'

Hiç mi iyi tarafı yok hükümetin?

Yolsuzluk konusunda çok iyiler, malı götürmesini çok iyi biliyorlar.

AK Parti içinde beğendiniz hiç isim yok mu? Mesela Ali Babacan... Birlikte çalışmak ister miydiniz?

Düzgün çalışan isimlerle ilgili hiç eleştiri getirmedik.

Dış politika ne durumda?

Şu anda 3 büyük merkezde, Tel Aviv’de, Şam’da ve Kahire’de büyükelçimiz yok.

Esad devrilecek mi sizce?

Rusya ve İran ikna edilmediği sürece Esad’ın gitme şansı yok.

Esad gitmemeli mi diyorsunuz hala?

Buna biz değil Suriye halkı karar vermeli.

Şişli’de kim haklı?

O sorunu aşacağız. Bütün tarafları dinliyorum.

'BİLİNEN BİR İSİM DEĞİLDİ'

Ekmeleddin Bey neden cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamadı? Siz CHP olarak özeleştiri yapıyor musunuz?

Ekmeleddin Bey doğru bir adaydı. Seçilebilseydi, Türkiye bugün farklı bir konuma gelirdi. Ortadoğu’da da dünyadada saygın bir yerde olurdu.

Cumhurbaşkanlığı kampanyası için özeleştiri yapıyor musunuz?

Geçmişe dönük bir eleştiri yapmayı doğru bulmuyorum. Ekmeleddin Bey halk bağlamında çok fazla tanınan ve bilinen bir isim değildi.

Dezavantajı bu muydu?

Evet olabilir. Buna karşın son derece birikimli ve deneyimli bir insandı. Türkiye bir fırsatı kaçırdı, tarih bunu gösterecektir.

'ORTADOĞU ÜLKESİ OLUYORUZ'

Türkiye’nin, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik konusunda umudu kalmadı mı?

Bizim 500 yıllık hedefimiz uygarlaşmaktır. Bugünkü şartlarda zaten AB’ye üye olamazsınız. Yargıyı siyasileştirirseniz olmaz. Yargıç dediğiniz kişinin tarafsız ve bağımsız olması lazım. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun bugünkü yapısına bakın. AKP’ye yakın olanlar, sosyal demokratlar, ülkücüler, Cemaatçiler. Halk bu yargıya nasıl güven verecek? Türkiye süratle Ortadoğu ülkesi oluyor. Avrupa Birliği bizden endişe duyuyor. Şangay Beşlisi’ne katılmak için öne atılıyorlar. Orada otoriter rejimler var.

Türkiye’de Başkanlık sistemi mümkün mü?

Hayır. Ortada bir başkanlık talebi yok, dikta talebi var. Bakın Türkiye bir sivil darbe dönemi yaşıyor. Yargı siyasi otoritenin emrinde, medya öyle. Çarşı grubunu yargının önüne çıkarıyor ve orantısız güç kullanıyorsanız bu bir sivil darbe dönemini gösterir.

 En büyük güven kaybı hangi kurumlarda oldu?

En büyük güven kaybı hukukta yaşanıyor. Medya da var, parlamento da var. İlk kez Türkiye tarihinde havuz medyası diye bir şeyle karşılaştık.

Hükümete yakın medya olamaz mı? Geçmişte yok muydu?

Hükümete yakın olunur ama hükümet eliyle kurulur ve beslenirse ona medya denmez. O gazeteleri okuyan yok ki. Gerçek tirajları görünce her şeyi görüyoruz.

'SANATÇI DALKAVUK OLMAZ'

Yavuz Bingöl konusunda ne söylersiniz?

Tek sözcük kullanayım. Çok üzüldüm, Yavuz beyi severdim. Bugünkü duruma düşmesi beni çok üzdü.

Hülya Avşar’a ağır bir tepki mi verdiniz?

Hayır. Durum tespiti yaptım. Her sarayın dalkavuğu vardır. Sanatçılar öyle bir role asla soyunmamalılar.

Kutuplaşma sanatçıları da baskı altına almadı mı?

Sanatı aykırılıkların uyumu şeklinde tanımlıyoruz. Sanatçı haksızlıklara ve insan hakları ihlallerine karşıdır. Sanatçı iktidarın dümen suyuna girdiği andan itibaren sanatçı olmaktan çıkar. İstiyorsa iktidar partisinden aday olur, bir itirazımız olmaz zaten.

Bütün sanatçılar muhalif mi olmak zorunda?

Nazi Almanyası’nda dünyanın önemli sanatçılarından birisi olan orkestra şefi Herbert von Karajan, Hitler’in önünde eğilmişti. Bu hareketinden ötürü hayatı boyunca gittiği her yerde eleştirildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER MHP lideri Bahçeli'den İsrail'e sert tepki!