Kirpi mesafesi nedir? İlişkiyi nasıl kurtarır?

Karantina, özellikle ilişkisinde sorunlarla boğuşanlar ve yıllardır evli olanlar arasında büyük sorunlara yol açıyor. Pek çoğumuz, bu dönemde partnerimizin kalbini kırmadığımız, ilişkimize zarar gelmeyen bir karantina sürecinin yollarını arıyor. Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Öztürk, TÜ Bilimsel Araştırma Topluluğunca Devlet Konservatuvarı'nda düzenlenen "aşk" konulu seminerde, "Aşkın oluşturduğu hormonlar, etkiler? İlk görüşte aşk var mı? Aşkın evreleri nelerdir? Sonsuz aşk var mıdır?" gibi konulara değindi.

29 Nisan 2020, Çarşamba 17:28 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Aşk 3 evreden oluşur

Aşk 3 evreden oluşur

Aşık olmanın bireyde hormonsal değişiklilere sebep olduğunu anlatan Öztürk, aşkın 3 evreden oluştuğunu dile getirdi. Aşkın ilk evresinin "ben aşık oldum" denilen evre, 2'nci evrenin "tutkulu bir aşkın yaşandığı dönem" ve 3'üncü evrenin de "arkadaşça aşk dönemi" olduğunu vurgulayan Levent Öztürk, şöyle devam etti:

İlk evrede yüksek kortizon salgılama oluyor. Aşık olan kişi gece ve gündüz sürekli karşısındakini düşünüyor. 'Kaybolmuş parçamı buldum' düşüncesi var. Bu evre 6-9 ay arasında sürüyor. Sonra hormonlar normale dönmeye başlıyor. 2'nci evre olan 'tutkulu aşk dönemi'nde ise stres duyguları azalıyor, karşılıklı bağlanma ve güvenme ön plana geçiyor. 

İlişkiler, ikinci evreden sonra bitebilir

İlişkiler, ikinci evreden sonra bitebilir

Bu dönem birkaç yıl kadar sürüyor. 3'üncü evre olan 'arkadaşça aşk evresi' uzun yıllar sürebilen bir dönem, ancak bütün ilişkiler bu evreye ulaşamadan bitiyor. Araştırmalar, tüm ilişkilerin 3'te 2'sinin, aşkın 2 evresinden sonra bittiğini gösteriyor.

Mesafe doğru ayarlanmalı

Mesafe doğru ayarlanmalı

Öztürk, ilişkilerin uzun süre devam ettiği "arkadaşça aşk dönemi"ne geçmesinin, çiftlerin "kirpi mesafesi"ni doğru ayarlamasına bağlı olduğunu dile getirdi. Alman filozof Arthur Schopenhauer'in "Kirpi mesafesi" tanımlamasını anlatan ve bu durumun uzun süreli ilişkilerin sırrını barındırdığını vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, şunları kaydetti:

Soğuk bir kış günü kirpiler ısınmak için birbirlerine yaklaşıyorlar, fakat birbirlerine sokuldukları zaman dikenleri birbirlerine batıyor ve canları yanıyor. Bu kez uzaklaşıyorlar, ancak uzaklaşınca da üşümeye başlıyorlar. İki arada kalıyorlar. Yaklaşınca canları yanıyor, uzaklaşınca üşüyorlar. En sonunda hem kendilerini soğuktan koruyacak hem de dikenlerin batmayacağı bir mesafeyi ayarlayabiliyorlar. 

Çünkü 3'üncü evrede belki o ilk 2 evredeki fazla yakınlaşma ve mesafenin ayarlanamaması, çiftlerin sürekli birbirleriyle ilgilenilmesini istemesi, bu kirpi mesafesiyle çözülebilir. 'Bugün beni kaç kere düşündün hayatım?', 'Benim için bugün ne yaptın? Ne aldın?' gibi davranışlar ve fazla yakınlaşmalar diken batması etkisi yaratıyor. Bu mesafe ayarlanamadığı zaman ilişkiler bitebiliyor, bitmesini istemiyorsak bu kirpi mesafesini iyi ayarlamak lazım.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Küçük yaşta yalan söyleyen, büyüyünce aldatıyor