Kokuların maestrosu Christophe Laudamiel ile çok özel!

Dünyada sadece 200 kişide olan ve onların arasında da ilk 10’a giren Beyonce, Tom Ford, Abercrombie & Fitch ile Estee Lauder gibi isimlerin parfüm tasarımcısı Christophe Laudamiel ile çok özel bir röportaja hazır mısınız?  

23 Haziran 2017, Cuma 11:38 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Nora.romi@posta.com.tr

Nora.romi@posta.com.tr

-Koku üreticisi olmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz? Tamamen tesadüf aslında. Kimya okurken son sınıftaki stajım koku kimyası üzerine oldu. Özel bir koku okuluna başvurmuştum staj için  ve nane, çilek gibi yenilebilecek kokularla ilgili sorular gelmişti. Önce staja başlıyorsun özel bir eğitimden geçiyorsun, arkasından da seni değer bulurlarsa daha özel mentorlara veriyorlar, onlarla eğitime devam ediyorsun Böyle bir alanda nasıl ilerleyeceğimi düşünürken; malum kokunun bir Harvard'ı yok…. Üç yıl kadar ilk süreçte eğitildim. Sonra özel hocalarla çalışmaya hak kazandım. Böylece benim koku hikayem başlamış oldu.  

-Dünyanın en iyi 10 parfümcüsü arasına girmeniz nasıl oldu?

-Dünyanın en iyi 10 parfümcüsü arasına girmeniz nasıl oldu?

-Çalışmak çalışmak çalışmak! Ve her zaman değişiklik peşine düşmekle! Çünkü bir çok parfümcü genellikle tek bir çizgide ilerlemeye devam eder, tek konuda uzmanlaşmayı tercih eder halbuki ben hep farklılıkların peşine düştüm ve hep yeni bir şeyler yaratmaya çalıştım.   

Abercrombie & Fitch ile Estee Lauder gibi iki farklı marka için aynı hatta benzer kokuyu üretemezsiniz. Amerikan kültürü ile Japon kültürü de farklı kokular ister. Nasıl adapte olacağınızı ve farklı neler kullanacağınızı bilmeniz gerekir. Bütün bunlar için çok uzun geceler çalışmamız gerekir ki aslında parfümcülerin çoğu gece çalışmaz. Bense o kadar çok gecemi tek başıma laboratuvarda geçirdim ki… “Koku: Bir Katilin Hikayesi” filminde olduğu gibi, hiçbir okul 1700’lü yıllarda Paris sokaklarının kokusunu nasıl yapacağınızı öğretmez, öğretemez. Bunu deneye yanıla bulmanız gerekir.  

Bir şeyi düzgün bir şekilde kötü yapmayı bile kendi kendimize çalışarak öğreniyorsunuz. Örneğin bir müşterimiz işyerinde Asya yemeklerinin çok fazla olmasının nasıl bir koku yaratacağını üretmemizi istemişti. Uzun uzun çalışarak bu kokuyu yarattık ve bütün ofisine yaydı. Bir anda ofise mutfak disiplini geldi. Böyle araştırmalar için çok enteresan kokular üretiyoruz.

- “Koku: Bir Katilin Hikayesi” filmine dahil olmadan önce kitabı okumuş muydunuz? Filmle yollarınız nasıl kesişti?

- “Koku: Bir Katilin Hikayesi” filmine dahil olmadan önce kitabı okumuş muydunuz? Filmle yollarınız nasıl kesişti?

1994'te okula başladığım zaman kitabı okudum. Çok etkilendim ve kendi kendime dedim ki; “Bir gün parfüm yaratmayı öğrendiğimde bu kitaptaki kokuları yaratacağım”… Niye bilmiyorum ama şimdiye kadar hiç kimse bir şey yapmamıştı. Oysa ki bir parfüm yaratıcısı olarak bu kitabı okuyan herkes bunu ister diye düşünmüştüm. Okulu bitirdiğimde 2000 kadar temel maddeden koku üretmeyi öğrenmiştim ve mezun olduğumda ilk aklıma gelen, yıllar önce bu konuda kendime verdiğim söz oldu. Sonra da filminin çekileceğini duydum. O sırada Fransa'nın önemli parfüm sanatçılarından birisiyle çalışıyordum. Patronuma fikrimi söyledim.

Moda tasarımcısı ve birçok önemli parfümün yaratıcısı Thierry Mugler'in yöneticisini aradı. Uzun görüşmeler ve toplantılar sonucunda filme özel bir koku seti ürettik. Limited edition olarak ortağım ve adaşım Christophe'la ikimizin imzasıyla filmin akışına uygun olarak 15 ayrı koku… Sinema sektörü ile çalışmak çok ilginçti. Ürün aynı olsa da üretim sistemi çok farklı. Bu kokular arşive de girdi. Ben de temsilcisi olarak kokuları sunmaya yetkiliyim tüm dünyada.  

-Tıpkı görememek gibi koku alamamak diye de bir durum var veya bazıları herkesin aldığından çok daha fazla hissediyor kokuları.  Özellikle parfümörlerin bu ikinci kategoride yer aldığına dair bir inanç vardır doğru mu?

-Tıpkı görememek gibi koku alamamak diye de bir durum var veya bazıları herkesin aldığından çok daha fazla hissediyor kokuları. Özellikle parfümörlerin bu ikinci kategoride yer aldığına dair bir inanç vardır doğru mu?

-Anosmi hiç koku almama hastalığının adı. Ama eğer doğuştan değil sonradan oluşmuşsa bu sorun egzersiz yaparak geliştirmek mümkün. Örneğin birkaç kahve çeşidini yan yana koyup sırayla koklamak gibi alıştırmalar koku duyusu sinirlerini yeniden harekete geçirmeye yardımcı olabiliyor. Koku alamamak çok zor bir hastalık, böyle insanlar genellikle yalnızlaşıyor veya aidiyetlerini kaybediyorlar. Dolayısıyla depresyona kadar sürüklenebiliyorlar çünkü koku hatıralarla ve ilişkilerle direkt alakalı. 

-Peki ya kokuya karşı aşırı duyarlı olanlar…

-Peki ya kokuya karşı aşırı duyarlı olanlar…

Hiperosmi de kokulara karşı aşırı hassasiyet fazla koku almak veya olmayan kokuları hissetme hastalığına verilen isim…  Ya da sadece kötü kokulara  aşırı derecede hassas olan kimseler var. Ancak bir parfümörün herkesten fazla koku aldığını düşünmek doğru değil. Ressam gibi düşünebiliriz parfümörü… Ressamlar renkleri herkesten daha fazla ya da farklı görmez… Sadece  renkleri hepimizden farklı bir şekilde biraraya getirip sanat eseri yaratır ki bizlerin durumumuz da onun gibi bir şey. Şöyle düşünün koku alamayan, koku duyusunu kaybeden bir insan her dokunduğunu plastik hisseden biri gibidir, ne yemekten ne ilişkisinden ne ailesinden eski keyfi alamaz maalesef. Bu arada Alzheimer gibi direkt hafızayla ilgili hastalıkların teşhisi neredeyse on yıl kadar önce koku kaybının ciddiye alınmasıyla yapılabiliyor çünkü genellikle koku bu tip hastalıklara işaret ediyor dolayısıyla da risk veya hastalık ötelenebiliyor.

-Bir de gelecekle ilgili soru. Tıpkı görüntü ve müzik gibi sizce bir gün kokuların da telefondan transferi olacak mı? Koku da dijitalleşebilecek mi?

-Bir de gelecekle ilgili soru. Tıpkı görüntü ve müzik gibi sizce bir gün kokuların da telefondan transferi olacak mı? Koku da dijitalleşebilecek mi?

-Çok uzun süre daha bu mümkün olmayacak ama olduğunda da sadece ek aparatlarla gerçekleşebilecek. Örneğin telefonunuza çilek veya gül gibi temel kokuları yükleyebilir ve istediğiniz zaman koklayabilir, iletebilir hale geleceksiniz ama örneğin atık kokusu yüklenemeyecek. Bunun için bir çok kartuşa ihtiyacımız olacak. Şundan yüklenemez yine renklerden örnek vereyim… Bildiğiniz gibi dört ila altı renk mevcuttur ve bu size renklerin basılmasını sağlar, gözlerimizde de dört ayrı renk alıcısı bulunur. Burundaysa 400 tane vardır. Yani kokuları transferi için 400 farklı temel koku kartuşuna ihtiyaç duyarız. Buna rağmen yine de kokunun orijinali transfer edilemez! Çünkü bunların karışımlarından da doğan kokular bulunur, dozajları da çok önemlidir. Bir yazıcıdan çok daha hassas dozlarda ayarlanıp karıştırılması gerekiyor. Yani buna çok kısa sürede ulaşabileceğimizi sanmıyorum. 

- Peki bir otelin kendi kokusunu yaratması ile ilgili ne düşünüyorsunuz

- Peki bir otelin kendi kokusunu yaratması ile ilgili ne düşünüyorsunuz

Benim açımdan kesinlikle olması gereken bir şey elbette ama ne yazık ki dünya henüz bunun farkında değil. Ben Akra Otel’leri adına Cem Kınay'ın davetlisi olarak buradayım. Akra Otel’in vizyonu beni çok etkiledi çünkü uluslararası otellerde genellikle böyle bir şey yapılması gerektiğini düşünür ama ne olduğunu çok bilmezler. Koku ruh halinizi etkiler. Bir otel kokusuyla girdiği anda müşterilerini etkileyebilir çünkü kokunun dönüştürücü gücü vardır. Bu yüzden farkında olmasak bile çok önemli. Ben Antalya’da bu otele koku yaratmak için üç ay önce geldim ve bütün bölgeyi gezdim. Doğal ortamından, tarihi yerlerden, iklimi, burada yetişen bitkilere kadar her şeyi inceledim. Ve otelin kokusunu da böyle oluşturdum.

-Bu güne kadar sizden istenen en ilginç talep ne oldu?

-Bu güne kadar sizden istenen en ilginç talep ne oldu?

Sarmısaklı ekmek kokusu!!! Neyse ki talep eden de sonra bunun bir hata olduğunu anladı!!!  

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Fizikte ve karakterde: Kadınların erkeklerde en önemsedikleri 10 özellik