Komisyon kaç kişiyi işine iade etti? İşte son rakam

OHAL Komisyonu’na yapılan 125 bin başvurudan 42 bini incelendi: 3 bin iade var... POSTA yazarı Nedim Şener OHAL Komisyonu Başkanı Salih Tanrıkulu ile bir araya geldi. İşte tüm detaylar...

09 Kasım 2018, Cuma 07:27 Son Güncelleme:
A A

Fetullahçı Terör Örgütü’nün en önemli özelliği her durumudan örgüt lehine bir sonuç çıkarması. Bir yandan 15 Temmuz darbe girişiminde bulunup, 250 insanı bir gecede katledip, 2 bin 193 kişiyi de yaralan FETÖ, diğer yandan “mağdur” rolünü de oynamaya çalışıyor. Bunun için de mücadele kapsamında oluşan “mağduriyetlerin” arkasına saklanıyor.

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden geçen 2.5 yıl içinde en çok karşılaştığım ve zaman zaman çözülmesi için dile getirdiğim sorun, FETÖ ile mücadelede gerçek “mağduriyetlerin” yaratılmaması. Elbette en büyük mağdur darbe girişimi sonucu şehit olan 250 insanımız, 2 bin 193 gazimiz ve bu millettir. Ancak, gerçek FETÖ’cüleri ortaya çıkarmaya çalışırken masum insanların da zarar görmemesi sağlanmalıdır. Hukuk ve vicdan bunu emrediyor. Bu nedenle, kamu görevinden çıkarılanların başvurularını değerlendiren, iade ya da red konusunda karar veren OHAL Komisyonu’nun davetini alınca bu durum hakkında bilgi almak ve paylaşmak için Ankara’ya gittim.

11 AYDA 42 BİN BAŞVURU İNCELENDİ

Aldığım bilgileri paylaşmaya önce son sayıları vererek başlayayım. OHAL Komisyonu Başkanı Salih Tanrıkulu’nun verdiği bilgiye göre, bugüne kadar 125 bin başvuru yapılmış. Bunlardan 42 bini sonuçlanmış ve 3 bin kişi hakkında işe iade kararı çıkmış. Geri kalan 39 bin kişinin başvurusu reddedilmiş. Olağanüstü hal kapsamında yayımlanan KHK’lar ile 125 bin 678’i kamu görevinden çıkarma olmak üzere toplam 131 bin 922 tedbir işlemi gerçekleştirilmiş. 22 Mayıs 2017 tarihinde kurulan ve 17 Temmuz 2017’de ilk başvuruları alan Komisyon 26 Aralık 2017 günü ilk kararın almış. Hakim, uzman ve müfettişlerden oluşan 80 raportör olmak üzere toplam 250 personel dosyaları incelerken 7 kişilik komisyon haftalık 1.200 dosya hakkında karar alıyor.

1,5-2 YIL İÇİNDE BİTECEK

Başkan Tanrıkulu’nun verdiği bilgiye göre karar için 4 gün mesai yapılıyor ve günlük 300 dosya hakkında karar veriliyor. Bunun için Türkiye’de hiç bir kurumda olmayan bir sistem kurulmuş. Aralarında MİT, Emniyet, savcılıklar, BDDK, TMSF’nin de bulunduğu 20’den fazla kurum ve kuruluştan kişiler hakkındaki verilen bilgisayar ortamında bir araya getirilmiş. Bir kişinin bilgisayar ekranı açıldığında hakkındaki tüm bilgiler ortaya çıkıyor. Uzmanların hazırladığı raporlar Komisyona karar için sunuluyor. Kurumun arşivinde intikal eden personel dosyaları, mahkeme dosyaları ve eski başvurularla birlikte toplam 440.000 evrakın tasnif, kayıt ve arşivleme işlemi tamamlanmış. Ohal Komisyonu Başkanı Salih Tanrıkulu, 125 bin başvurudan 42 binin sonuçlandığını belirtirken, kalan 83 bin dosyanını 1.5-2 yıl içinde tamamlanacağını söyledi.

TARTIŞILAN KONULAR

Ohal Komisyonu Başkanı Salih Tanrıkulu’na kamuoyunda en fazla tartışılan iki konuyu sordum. Birincisi komisyon çalışmalarının yavaş ilerlediği yönündeki eleştiri. Tanrıkulu, raportörlerin hazırladığı titiz çalışma sonucunda, komisyon son bir ayda 700 kabul olmak üzere toplam 6 bin dosya hakkında karar verdiğini anlatıyor. Komisyon çalışmalarının Avrupa Briliği tarafından da yakından takip edildiğini ve geçen ay dört heyetin inceleme yaptığını anlattı. İkinci eleştiri de, haklarında mahkemelerin takipsizlik ve beraat kararı verilenlerin görevlerine neden iade edilmediği hakkındaydı. Salih Tanrıkulu, bu durumu şöyle açıkladı, “Mahkemeler haklarında takipsizlik ve beraat kararını TCK’nin ‘örgüt üyeliği, örgüte yardım ve yataklık’ gibi suçlamalar üzerinden değerlendiriyor. Bu suçlamayla ilgili yeterli delil yoksa bu yönde karar alıyor. Oysa Komisyon, “irtibat ya da iltisak” konusunda değerledirme yapıyor. Yani bir kişi TCK’da öngörülen ‘örgüt üyesi’ suçlamasının şartlarını taşımıyor, örgüt adına bir suç işlememiş olabilir. Ama örgüt ile ilişkisini somut olarak gösteren deliller varsa iadeler hakkında ret yoksa kabul kararı alıyoruz.” Başkan Tanrıkulu’na, “Ama bu durum itiraz nedeni” dediğimde, “Devlete sadakat yükümlülüğü var. Örgüt ile ilişkisi somutsa devlet o kişiyle çalışmama kararı alıyor. Halka hizmet edecek devlet memurlarının yasalar kapsamında devlete sadakati kanunu şarttır. Göreve başlarken Anayasa ve yasalar çerçevesinde bu durum bilinir.

Öte yandan, Komisyon kararları kişilerin en son görev yaptığı kurumlara teslim edildikten sonra ret kararı alanlar İdare Mahkemesi’ne itiraz da edebiliyor.” dedi. FETÖ’nün gerçek mağduriyetler arkasına gizlenmemesi için bu konuyu takip etmek şart.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.