Konuşma bozukluklarında doğru bilinen yanlışlar (Konuşma bozukluğu nedir?)

Çocukluk döneminde en sık karşılaşılan konuşma problemlerinden biri de konuşma seslerinin doğru üretilememesi. Halk arasında “harf bozukluğu”, “harfleri söyleyememe” olarak ifade edilen artikülasyon bozukluklarının giderilmesi için ailelerin çocuklarını doğru şekilde yönlendirmesi büyük önem taşıyor

10 Ocak 2018, Çarşamba 10:54
A A
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi'nden Odyoloji, Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı İrem Konakçı Yenice, 1-3 yaş döneminde çocukların konuşurken basitleştirmeler yapmalarının normal olduğuna ancak yaş ilerledikçe konuşmanın anlaşılırlığının artması gerektiğine dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu:

"Genel bir ifade ile 4 yaşına gelmiş bir çocuğun konuşmasının aile dışındakiler tarafından da net bir şekilde anlaşılıyor olması gerekir. Bu konuda yapılan en sık hatalardan biri, çocukla sık vakit geçiren kişilerin bu konuşma şekline alışıp çocuğu rahat anlıyor olması nedeniyle mevcut konuşmayı sorunsuz algılaması ya da sevimli bulmasıdır. Burada önemli olan ebeveynlerinin değil, arkadaşlarının ya da diğer yetişkinlerin çocuğu rahatlıkla anlayıp anlayamadığı. Sesletim (artikülasyon), havanın ses tellerinden geçip dil, çene, dişler, dil ve damakta biçimlenip ses, hece ve kelimeler halinde işlenmesidir. Konuşma organlarının ardışık ve uyumlu hareketleri ile dile ait konuşma seslerinin doğru telaffuzu sağlanır.

NEDEN BAZI ÇOCUKLAR BAZI HARFLERİ SÖYLEYEMEZ?

Bu durumun birçok farklı nedeni olabilir. Yapısal nedenlere bağlı olabileceği gibi hiçbir nedene bağlı olmaksızın da bu sorun yaşanabiliyor. En sık karşılaşılan yapısal nedenler arasında; işitme engeli, yarık dudak damak, kaslarda zayıflık, dil bağı, zihinsel gerilik, otizm, nörolojik kökenli bozukluklar yer alıyor. Ancak çoğu kez herhangi bir fiziksel neden olmaksızın da artikülasyon bozukluğunun varlığı ile sıklıkla karşılaşılıyor. Çocuk o sesi çıkartabilmek için gereken doğru pozisyonu henüz bilmediğinden o sesi hatalı üretiyor. Örneğin kişi 'arı' yerine 'ayı', 'kedi' yerine 'tedi' diyor.



Ses bilgisel bozukluk dediğimiz bir diğer sorunda ise kişi konuşmanın temelini oluşturan dil kurallarına ait bilgiyi edinmede sorun yaşaması. Örneğin k sesinin bir kelime içerisinde doğru kullanırken başka bir kelimede hatalı kullanabilir. Bu durum artikülasyon bozuklukları ile karıştırılabilmekte ve ilerleyen dönemlerde okuma yazma becerilerini edinirken sorun yaşanmasına da neden olabilmektedir.

NE ZAMAN TERAPİ DESTEĞİ ALMALI?

Çocuklar her konuda olduğu gibi konuşma seslerini de belli bir sırada ve gelişimsel bir süreç içerisinde öğrenirler. Örneğin /b/ sesini 2-3 yaşlarında öğrenirken /r/ sesini daha geç öğreniyor ya da bir sesi bir kelimede doğru kullanırken başka bir kelime içerisinde daha zor üretiyor olabilir.

Çocuğun konuşma anlaşılırlığının yetersiz olduğu şüphesi ebeveynlerinde ya da öğretmenlerinde oluştuysa mutlaka bir uzman görüşü almakta yarar var. Çocuğun yaşına uygun konuşmayı değerlendirmeye yardımcı test bataryaları kullanılarak, doğal konuşma örnekleri alınarak ve gerekli gözlemler yapılara  çocuğun konuşma seslerini yaşına uygun üretip üretemediği uzman tarafından tespit edilebilir.

Eğer çocuk konuşma seslerinin bir kısmının üretiminde sorun yaşıyor is  sorun erken dönemde çözüldüğünde daha kısa sürede ve etkili sonuç alınabilir. Terapi desteği almakta geç kalınır ise hem sosyal ve duygusal olarak çocuk etkilenir hem de alışkanlıkların yerleşmesine bağlı olarak düzelme biraz daha geç olabilir.
 
AİLELER ÇOCUKLARINA NASIL DAVRANMALI?

1- DOĞRU MODEL OLUN

En önemli nokta, çocuğa doğru model olmaktır. En sık gözlenen hata ailenin de o hataya alışması ve hatta kendilerinin de benzer şekilde telaffuz etme başlamasıdır. Örneğin çocuk  “su” yerine “fu” diyor ise yakın çevresi de çocuğa "Fu içer misin?" diye seslenebiliyor.

2- HATAYI ASLA PEKİŞTİRMEYİN

Bir diğer sorun bu bebeksi konuşma şeklinin erken dönemde ailelere sevimli görünmesidir. 4 yaşını geçmiş bir çocukta bebeksi bir konuşma gözleniyorsa destek alınmalı. Bu konuşmanın gelecek yıllara da benzer şekilde aktarılacağı ihtimali düşünülere  pekiştirmek yerine yardımcı olmaya çalışılmalı.

3- KONUŞMASINI SÜREKLİ DÜZELTMEYİN

Üretemediği bir ses konusunda nasıl yapacağını bilmezken sürekli uyarmak, düzeltmek çocuğu duygusal olarak yıpratırç Aileler evde kendilerince buldukları formüllerle doğru dil pozisyonunu çocuğa öğretmeye çalışıp işi daha da karmaşık hale getirebiliyor. Bu nokta da uzman desteği alıp çocuğa neyi nasıl yapacağını öğretmek daha doğru olacaktır.

4- HASSAS DAVRANIN

Ayrıca ebeveynler ya da yakın çevresindeki diğer kişilerin çocukla dalga geçmesi, bebeksi bulması gibi durumlarda yaşanabiliyor. Kimsenin konuşmasından dolayı çocukla dalga geçmesine ya da aşağılamasına izin vermemek gerekir. Bu konuda okulda öğretmenlerin de hassas davranması, diğer çocuklarında bu konuda hassas davranmaları konusunda önderlik etmeleri çok önemli.
 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.