Kurukahveci Mehmet Efendi'nin hikayesini biliyor muydunuz?

19. yüzyıl sonlarına kadar Türk kahvesi çiğ çekirdek olarak satılıyor, evlerde tavada kavrulduktan sonra el değirmeninde çekiliyor ve içilebiliyordu. Bu durum Mehmet Efendi’nin kahveci dükkânını babasından devralmasına kadar sürdü. Peki bu nasıl gerçekleşti ve Kurukahveci Mehmet Efendi bugüne kadar nasıl büyüyerek geldi. İşte cevabı...

02 Aralık 2019, Pazartesi 14:45 Son Güncelleme:
A A
Kurukahveci Mehmet Efendi'nin hikayesini biliyor muydunuz?

Kahvenin evlerde tavada kavrulduktan sonra el değirmeninde çekilmesi ve kavrulduktan sonra içilmesi Mehmet Efendi’nin kahveci dükkânını babasından devralmasına kadar sürdü.

1871 yılında işin başına geçen Mehmet Efendi, kahveyi dibeklerde öğüterek müşterilerine hazır olarak satmaya başladı. Böylece İstanbul Tahmis Sokağı’nda taze kavrulmuş, mis gibi kahve kokusu da çevreye yayılmaya başladı. Bu arada 'Tahmis' zaten “kahve kavurma” demek.

“Kurukahveci” soyadını aldı

Mehmet Efendi müşterilerine sağladığı bu kolaylıkla kısa bir zaman sonra “Kurukahveci Mehmet Efendi” diye anılmaya başladı. Cumhuriyetten sonra 1934’te soyadı kanununun çıkması ile aile “Kurukahveci” soyadını aldı.

Mehmet Efendi 1931 yılında vefat ettikten sonra, işi oğulları Hasan Selahattin, Hulusi ve Ahmet Rıza sürdürdü.

Kardeşlerin en büyüğü olan Hasan Selahattin (1897–1944) yurtdışının önemini hemen kavradı ve uluslararası etkinliklere katıldı.

Marka dönemi

Hulusi Bey (1904–1934) dönemin gelişen teknolojisini göz ardı etmedi ve modern üretimi gerçekleştirdi. Ayrıca Tahmis Sokağı’ndaki dükkânın yerine dönemin ünlü mimarı Zühtü Başar’a günümüzde de kullanılmakta olan bir bina inşa ettirdi. Aynı dönemde müessese için, dönemin usta grafikeri İhap Hulusi Bey’e bir amblem çizdirdi. Bu amblem günümüzde de kullanılıyor.

Galatasaray Sahne Sokağı’nda bir şube açıldı

Bir süre sonra yönetimi, Londra’da eğitim görmüş olan en küçük kardeş Ahmet Rıza Kurukahveci devraldı. Ahmet Bey’in dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor olması, onu reklama ve müesseseyi çağdaşlaştırma yönünde adımlar atmaya yöneltti. Bu dönemde kahve, parşömenli kâğıt paketlere kondu ve bakkallara otomobil ile dağıtılmaya başlandı. Ayrıca Galatasaray Sahne Sokağı’nda bir şube açıldı.

Üçüncü ve dördüncü kuşak

Bugün Kurukahveci’nin yönetiminde üçüncü ve dördüncü kuşak birlikte görev yapmaktalar. 1871 yılında Tahmis Sokağı’nda faaliyete başlayan işletme, günümüzde Y. Dudullu’daki yeni tesisinde üretimini sürdürüyor.

Müessese 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2008’de Chicago Türk Festivallerinde; 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2008’de Frankfurt IMEX Turizm Fuarlarında; 2004, 2006, 2007 ve 2008’de Londra CONFEX Turizm Fuarlarında; 2006, 2007, 2008, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018’de Madrid FITUR Turizm Fuarlarında; 2006’da Fransa “İstanbul la Magnifique” Yemek Festivali’nde; 2006, 2007 ve 2008 Utrecht Uluslararası Turizm Fuarlarında; 2007 ve 2008’de Londra WTM Turizm Fuarlarında; 2008’de Viyana Geleneksel Kahveciler Balosu’nda; 2013’te “Gezici Türk Kahvesi Evi”, Avrupa turunda ve 2014’te “Gelin Tanış Olalım” Kahve Festivali Tokyo, Budapeşte 21. Uluslararası Kitap Festivali ve Milano BIT Turizm Fuarı; 2015’te Aşkabat 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu; 2016’da 28. Uluslararası Saraybosna Kitap Fuarı; 2016, 2017 ve 2018’de İstanbul, Ankara ve İzmir Kahve Festivallerinde; 2017’de Buenos Aires FIT Latin Amerika Uluslararası Turizm Fuarı; 2018’de Sao Paulo WTM Latin Amerika Uluslararası Turizm Fuarı’nda standlar açarak ziyaretçilere Türk kahvesi sunumu yapar. Tadımlar sırasında Türk kahvesinin tarihçesi ve kültürümüzdeki yeri anlatılarak, kültür elçiliği görevine devam edilir.

Kurukahveci Mehmet Efendi kahvesi günümüzde Avrupa, Amerika, Asya ve Avustralya kıtalarındaki 55’ten fazla ülkeye ihraç edilmekte ve modern ambalajlarda tüketicilere sunulmaktadır.

Firmanın Hasırcılar Caddesindeki yeni mağazası da hizmet vermeye başladı.


Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER İlkbahar modası