Kutu içecekler hakkında bilinmeyenler

Şekerli ve tatlandırıcılı olan içeceklerin sağlığımıza olan etkilerini çoğumuz artık biliyoruz. Ancak detaylı bilgi sahibi olan kişi sayısı oldukça az. Asitli ve pakete giren bu içeceklerin alkollü içeceklerden farklı olmadığı söyleniyor. Peki, bu bilgiler ne kadar doğru? Aklınızda kalan tüm soru işaretlerini gidermek için uzmanlarımızdan tek tek görüşler aldık. İşte uzmanlarımızın yaptığı açıklamalar…

07 Ekim 2019, Pazartesi 10:51 Son Güncelleme:
A A

Posta Özel -Serpil Dokurel

Şekerli içecekler (şekerli tatlandırılmış içecekler veya "alkolsüz içecekler" olarak da sınıflandırılır), ilave şeker veya diğer tatlandırıcılar (yüksek fruktozlu mısır şurubu, sukroz, meyve suyu konsantreleri ve daha fazlası) olan herhangi bir içeceği ifade eder. Bunlar; soda, kola, tonik, meyveli punchlar, limonata, şekerli toz içeceklerin yanı sıra spor ve enerji içeceklerini içerir. Bir kategori olarak, bu içecekler beslenmedeki en büyük kalori ve ilave şeker kaynağıdır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, yaygın kentleşme ve içecek pazarlaması nedeniyle şekerli içecek tüketimi çarpıcı biçimde artmaktadır.


Şekerli içecekler içen bireyler aynı kaloriyi katı yiyeceklerden yedikleri kadar dolu hissetmezler ve araştırmalar da daha az yiyecek yiyerek bu içeceklerin yüksek kalorili içeriğini telafi etmediklerini göstermektedir. Ortalama şekerli bir gazoz ya da meyveli soda, neredeyse tümü ilave şekerden elde edilen yaklaşık 150 kalori sağlar. Her gün bu şekerli içeceklerden sadece bir tanesini içip başka yerdeki kalorileri kesmemeniz durumunda yılda 2.2 kg kazanabilirsiniz. Kilo alımının ötesinde, bu şekerli içeceklerin rutin olarak içilmesi birçok kronik hastalık riskini artırabilir. Bizlerde neredeyse her gün tükettiğimiz bu içeceklerin sağlığımızda ne gibi etkileri olduğunu Uzmanlarımıza sorduk. İşte Uzmanlarımızdan gelen kutu ve paketli içecekler hakkında önemli açıklamalar 

Onkoloji Uzmanı Yavuz Dizdar:


‘’Yani ürün katkı maddesi içermeksizin de raf ömrü artırılabilir diyorsunuz?’’

 “Katkısız meyve suyu” derken önce aroma 80 derecede çekilir, sonra kalan basınçtan geçirilir ve ardından aroma geri verilir. Katkısız mı, evet katkısızdır, ama bir daha ekşimez. Mamul ürün üretiminde ise en basiti mantar üremesini engelleyen maddeler az miktarda da olsa katılır. Bunlar azdır, ama uzun zaman içinde birikince kronik hastalığın felsefesiyle, yani “yavaş çıkan ve bir türlü geçmeyen” bir tabloyla fazlasıyla uyumludur. Ama esas sorun buradan da ötedir.


İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Görmez:


Tükerküloz ve sarılık bulaşma riski var!

Öncelikle bu tür gıdaların iyi saklama koşullarına her zaman sahip olmadığını, depolandıkları yerde fare ve böceklerle kutu ağızlarının kontamine olduklarını hemen belirtelim. Hatta tüberküloz veya sarılık bulaşma tehlikesi bile içeriyor. Silmekle de geçmiyor maalesef. Kutu yamuk yumuk ve şişmişse içinde de kontaminaston vardır .

Bununla da bitmiyor bu tür meşrubatlarda kullanılan tatlandırıcılar Aspartam (E951) parkinson , obezite insülin direnci ve kanser başta olmak üzere bir çok hastalığı tetikliyor , ayrıca soğuk çay ve kolada sıklıkla kullanılan yüksek fruktozlu mısır şurubu başta pankreas kanseri olmak üzere bir çok kanser türünü tetikliyor. Kutu içeceklerde Bisfenol A ve fitalat adlı iki madde var ki kansere , astıma , obeziteye , insülin direncine ve diyabete neden olan kimyasallardan.

Aslında tek yapmamız gereken Atalarımızdan öğrendiğimiz ev yoğurdundan ayran ,kefir yapıp içmek, hoşaf ,şıra doğal yapıp tüketmek, taze meyve suyu sıkıp tüketmek en güzeli de su içmektir

Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş:

‘Sigaradan daha zararlı’’


Gazlı içeceklerin içinde bulunan benzen adlı madde bir kanserojendir. İçi kimyasallarla, nişasta bazlı şekerle ya da şeker yerine kullanılan tatlandırıcılarla dolu gazlı içeceklerin sigara içmek kadar tehlikeli olduğu unutulmamalı. Ayrıca gazlı içeceklerde bulunan fosforik asit vücudun kalsiyum emilimini sekteye uğratarak kemik erimesine zemin hazırlar.

Bu içeceklerin diyet versiyonlarındaki aspartamın listelenmiş 92’den fazla yan etkisi vardır. Beyin tümörleri, diyabet, sakat doğumlar, epilepsi ve ruhsal bozukluklar bunlardan sadece birkaçı. 

Çocuklarına, gazlı içecekler zararlıdır diye endüstriyel olarak üretilmiş meyve suları içirerek iyi bir şey yaptığını düşünen ebeveynler var. Kesinlikle yanılıyorlar! Öncelikle o meyve suyunun içinde bol bol nişasta bazlı şeker bulunur. NBŞ şekerin en tehlikeli hâlidir ve ucuz olması, çok tatlı olması nedeniyle gıda endüstrisi tarafından pek sevilir. Hatta bunların pek çoğunda meyvenin kendisi yerine aroması kullanılır ya da meyveden elde edilen suyun içine bol bol kimyasal aroma ve nişaşta bazlı şeker eklenir.

Gelelim gazlı içeceklerde ve meyve sularında kullanılan sentetik gıda boyalarına. Bu boyalar kanserden alerjik reaksiyonlara, hiperaktivite ve zekâ geriliğine kadar pek çok sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor.


Beslenme ve Diyet Uzmanı Şebnem Kandıralı Yıldırım:

Kanser riskimizi artırabilir.

Çeşitli kanser türleri ile gazlı içecek tüketimi arasındaki bağlantılara baktığımızda birçok çalışma yapılmıştır. Haftada sadece 2 adet şekerli meşrubat içmek, pankreasın ürettiği insülin miktarını arttırır ve pankreas kanseri gelişme riskini ikiye katlayabilmektedir. Günde sadece 1 adet gazlı içecek içmek, bir erkeğin prostat kanseri gelişme şansını yaklaşık %40 artırabilmektedir. Günde sadece 1,5 kutu bira içmek bir kadının meme kanseri riskini yüzde %5 oranında artırabilmektedir. Alkolsüz içecekleri renklendirmek için kullanılan bazı kimyasallarda kansere neden olabilmektedir.


Kalp hastalığı riskimizi artırabilir.

Amerikalı bilim adamları, yiyeceklerle alınan günlük kalorilerin gazlı içecekler gibi eklenmiş şekerlerle tamamlanmasının kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranını arttığını saptamıştır. Günde 3 kutu içmenin kalp hastalığı riskimizi 3’e katlayabileceği iddia edilmektedir. 20 yıl 40.000 erkeği takip eden bir araştırma, günde 1 şekerli içecek alanların, kalp krizi geçirme ya da kalp krizinden ölme riskinin nadiren şekerli içecek tüketen erkeklere kıyasla % 20 daha yüksek olduğunu saptamıştır. 20 yıl boyunca 90.000 kadının izlendiği Nurses’s Sağlık Araştırması’nda ise her gün 2 den fazla şekerli içecek içen kadınların, nadiren şekerli içecek içen kadınlara kıyasla kalp krizi ya da ölüm riskinin %40 daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Şeker hastalığına neden olabilir.

Şeker yüklü içeceklerin Tip 2 diyabet vakalarını arttırdığı kanıtlanmıştır. Yapılan bir araştırmada, şekerli tatlandırılmış içecek tüketiminin artmasının 130.000 yeni diyabet vakasına katkıda bulunduğu tahmin edilmiştir. Framingham Kalp Çalışması'nda, günde 1 veya daha fazla meşrubat içen erkek ve kadınların, kan şekeri yönetiminde sorun yaratma olasılığı yüzde 25 ve metabolik sendrom geliştirmiş olma olasılığı yüzde 50 daha fazla olarak saptanmıştır.


Karaciğer hasarına ve gut hastalığına neden olabilir.

Yapılan bir araştırma, şekerli içeceklerin yağlı karaciğer hastalığına neden olabileceğini ve günde sadece 2 kutu içmenin karaciğer hasarına yol açabileceğini saptamıştır. 22 yıl süren 80.000 kadının araştırıldığını bir çalışmada ise, günde 1 kutu şekerli içecek içenlerin, nadiren bu tür içecek içen kadınlardan %75 daha fazla gut riski taşıdığını tespit edilmiştir. Araştırmacılar erkeklerde de benzer şekilde yüksek bir risk bulmuşlardır.

Şiddete eğilimi artırabilir.

Gençler üzerinde yapılan bir araştırma, gazlı içecek içmek ile, şiddet ve silah taşıma olasılığı arasında bir bağlantı bulmuştur. Araştırmacılar, haftada sadece 2 kutu içen gençlerin bile arkadaşlarına karşı daha saldırgan olduklarını ve haftada 5 ya da daha fazla kutu içenlerin de bir önceki ay en az bir kez alkol ya da sigara içmelerinin daha muhtemel olduğunu saptamışlardır.


Hamile kadınlarda erken doğuma neden olabilir.

Danimarka'da 60.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda hamile kadınlar diyet gazlı içeceklere karşı uyarılmışlardır. Yapay olarak tatlandırılmış alkolsüz içecek içenlerin, gazlı ya da normal farketmeksizin, erken doğum yapma olasılığı daha yüksek bulunmuştur. Yapay tatlandırıcıdaki kimyasalların kadınların karın yapısını değiştirdiği düşünülmektedir.


Beynin işleyişini değiştirebilir.

Vücudu etkilemesinin yanı sıra, gazlı içeceklerin beyindeki protein seviyelerini değiştirdiği ve hiperaktiviteye yol açabileceği saptanmıştır.


Erken yaşlanmaya neden olabilir.

Gazlı içeceklerde kullanılan fosfatların yanı sıra diğer birçok işlenmiş yiyeceğin yaşlanma sürecini hızlandırdığı tespit edilmiştir. Kırışıklık oluşumunun yanı sıra kronik böbrek hastalığı ve kardiyovasküler kalsifikasyon gibi yaşla birlikte oluşan bazı sağlık komplikasyonlarına sebep olmaktadır.


Erken ergenliğe neden olabilir.

14 yaşları arasındaki 5.583 kızdan oluşan bir Harvard Tıp Okulu çalışması, günde sadece 1,5 kutu meşrubat içenlerin, ilk adet dönemlerine içmeyenlere kıyasla daha erken girdiğini saptamıştır. Bu sonuç olarak kanser risklerinin arttığı anlamına gelmektedir.



Şişmanlığa sebep olabilir.

Diyet alkolsüz içecekler bel çevremizi etkilemeye devam edebilmektedir. 10 yıl periyodunda yapılan bir araştırmada, diyet gazlı içecek içenlerin, bellerinin hiç içmeyenlere ve hatta diyet olmayanları içenlere kıyasla 3 kat daha fazla genişlediğini (ortalama 2,11 cm) görmüşlerdir.

Alzheimer riskimizi artırabilir.

Amerikalı bilim insanları, günde 5 kutu şekerli içeceğin eşdeğeri ile beslenen farelerin daha kötü anılara sahip olduklarını ve hastalıklarla ilişkili beyin birikimlerinin diyetlerine şeker eklenmemiş farelerden iki kat daha fazla olduğunu bulmuşlardır. Bu, gazlı içeceklerin Alzheimer ile bağlantılı olabileceğini göstermiştir.


Sıradaki haber yükleniyor...