Lale Mansur: Değerlerime uygun bir filmde bir caniyi oynayabilirim ama inanmıyorsam bir meleği bile oynamam

Lale Mansur: Değerlerime uygun bir filmde bir caniyi oynayabilirim ama inanmıyorsam bir meleği bile oynamam

Lale Mansur, bir kaybolup bir ortaya çıksa da geçmişte yaptığı birçok dizi ve sinema filmi bugün hâlâ alkışlanıyor. Kariyerine tiyatroda devam ediyor. Bugünkü dizi ve filmleri, uzun sürelerinden dolayı işkence olarak görüyor. Dizilerdeki başrol oyuncularının aldığı yüksek rakamlara ise itirazı var! Kadına şiddet konusunda hayli dolu ve bazı ünlü isimlere çok kızgın. Buyurun sohbetimize… Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

03 Ekim 2020, Cumartesi 07:01 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Pandemiyi saymazsak hayat nasıl gidiyor?

Burgazada’da eşim Cem’in ailesinden kalma bir yer var. Pandemiyi burada geçiriyoruz. Ada, havadar ve rahat. Evde geçirdiğim zaman heba olmasın diye İtalyanca öğreniyorum. İtalya’ya gitmeyi çok seviyorum. Nasıl olsa bu günler geçecek ve tekrar İtalya’ya gideceğiz. Hem ne kadar dil bilirsen o kadar iyidir. Bir de pandemi öncesi müthiş bir senaryo geldi. Mültecilikle ilgiliydi. Çekimleri tamamlayamadık. Alphan Eşeli yönetmenliğinde proje devam edecek. Çok keyifle çalıştım.

Rolünüz nedir bu projede?

Coen kardeşlerin filmine benzer tatta bir iş oluyor. İçinde bulunmaktan gurur duyduğum bir film olacak. İstanbul’da yaşayan, oğlu evlenmiş bir kadını canlandırıyorum ama film daha çıkmadan anlatmak hoş olmaz. Bu kadar bilgi yeterli.

Bir kaybolup birden ortaya çıkıyorsunuz ama sevenlerinizi çok iyi işlerle karşılıyorsunuz.

Seçiciyimdir ben. Her projeyi hemen kabul etmem. Bazen yolda çeviriyorlar ve “Ne oldu, bıraktınız mı?’ diyorlar. Ben de diyorum ki: Hayır bırakmadım aslında her gece sahnedeyim. (Gülüyor) Tiyatroya hiç ara vermiyorum ama işte insanlar sizi dizilerde görmezse oyunculuğu bıraktığınızı düşünüyor.

Çok değerli bir dizi olursa ancak o zaman oynarım. Bu zamanda dizi çekmek tam bir delilik! Çalışma saatleri ve şartları çok ağır. Üstelik pandemi döneminde bir dizide oynamak iyice çılgınlık! Set ekibi, kamera, asistanlar, ışık, reji derken nereden baksanız 20 kişi var aynı yerde.

Size gelen rol tekliflerinde en çok nelere dikkat edersiniz?

‘Hatırla Sevgili’ ve ‘Çatısız Kadınlar’ benim çok sevdiğim işlerdi. Topluma bir şey anlatmalı, konusu anlamlı olmalı… Kendi dünya görüşümün dışında bir şey öneren film ya da dizilerde rol almam.

Dünya görüşünüzden bahseder misiniz biraz?

İnandığım değerlerden bahsediyorum. İnandığım değerleri savunan bir filmde bir caniyi de oynayabilirim ama inanmadığım değerler olursa bir meleği dahi oynamam. Misal; erkek şiddetini öneren bir dizide meleği oynamam ama şiddeti eleştiren bir dizide şeytanı oynarım.

ÇOK YETENEKLİ GENÇLER VAR ANCAK ‘O YASAK, BU YASAK!’ DERKEN KENDİLERİNİ GÖSTEREMİYORLAR

Genç jenerasyona bakışınız nasıl?

Yönetmeninden oyuncusuna kadar çok yetenekli gençler var ama işte ülkenin durumu malum. Hepimizin ayağına ister istemez çelme takıyor. ‘O yasak, bu yasak!’ derken kendilerini gösteremiyorlar.

Ne olmuş ülkenin durumuna?

Herkes sinemasını da çekiyor dizisini de… Her şey zor. Süreç zor. Herkes her istediğini yazıp çizemiyor, oynayamıyor. Bundan rahatsızım.

Akil bir isimsiniz. O dönemki düşüncelerinizle bugünkü söylemleriniz çakışıyor gibi… Bu tutarsızlık değil mi şimdi? Birileri akilliği yanlış anlamış ve anlatmış. Akil olmak, her zaman iktidarla aynı fikirde olmak anlamına gelmez. Ayrıca o kararımdan dolayı hiç pişman değilim, bugün olsa yine katılırdım.

ÇOCUKLUĞUMDA AHLAK ADINA ÖĞRENDİĞİM NE VARSA BUGÜN HİÇBİRİNİ GÖREMİYORUM

Şu an neden bu kadar tepkilisiniz size göre ters giden şey ne?

Her şey! Bir hayat tarzının zorla insanların gırtlaklarına basa basa kabul ettirilmeye çalışılması. Eskiden çok ayıp olan, çocukluğumda bana ahlak adına öğretilen ne varsa bugün hiçbirini göremiyorum. Her türlü saygısızlık, her türlü arsızlık, her türlü doymazlık söz konusu. Doymuyor insanlar ya! Yiyor yiyor doymuyor! Olacak iş mi Allah aşkına? Her bakımdan hem de! Zaten hukuk bitmiş durumda. İşte buyurun, Osman Kavala’nın durumu. Bu; bir insana işkence, başkalarına gözdağıdır.

Bunları konuşurken hiç çekinmiyor musunuz?

Belki bir daha rol teklifleri bile gelmeyecek! Herkes sizinle aynı düşünmüyor çünkü… Hiç korkmuyorum! Okuttuğum çocuklarım olsa, paraya ihtiyacım olsa belki ben de korkarım konuşmaya. Öyle bir geçim derdim de yok! O halde ben konuşmazsam kim konuşacak?

HER YAŞIN GÜZELLİĞİ BAŞKA, 60 YA ŞINDAY KEN 30 YAŞINDAGİBİ GÖRÜNMEYE ÇA LIŞMANIN ALEMİ YOK

64 yaşına geldiniz ve maşallahınız var! Kendinize nasıl bakıyorsunuz?

Yaşımı hiç düşünmüyorum açıkçası. 35’imden itibaren hep aynı hissediyorum. Annemden gelen genetik avantaj da var. Estetiğe karşı değilim ama kırışıklıkların da olması gerektiğini düşünüyorum. 60 yaşındayken 30 yaşında gibi görünmeye çalışmanın alemi yok. Her yaşın güzelliği başka.

TÜRKİYE’DE KÖTÜLÜĞÜN SIRADANLIĞI VAR

En çok neyi özlüyorsunuz?

Hapisteki arkadaşlarımı çok özlüyorum. İnsanların birbirine daha saygılı olduğu dönemleri özlüyorum. Seyahat edebilmeyi ve şiddetsiz haberler izlemeyi de çok özlüyorum.

Giderek artan erkek şiddeti hakkında ne söylersiniz?

Bu ülkede her gün onlarca kadın öldürülüyor, kadın mezbahasına döndü ülke resmen. Sadece kadın cinayetleri değil; çocuklara tecavüzler, bunları kollayanlar... Hayal edilecek şeyler değil. Her şey çığırından iyice çıktı, çünkü kanun yok! Ön kapıdan alıp arkada kapıdan salıveriyorlar. Ciddi bir yaptırım yok. Ben ülkem için dertleniyorum.

“Türkiye kadın mezbahasına döndü” biraz ürkütücü bir tanım olmadı mı?

Durum daha da vahim aslında. Türkiye’nin bir kadın mezbahası olduğunu bilmek hoş değil. Erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Bir kadın sadece sevgilisinden ayrılmak istediği için bile, erkeğin şiddetiyle karşılaşabiliyor bu ülkede. Sakat kalabiliyor, öldürülebiliyor... Erkekler, kadınları öldürüyor ve bunun için de bahane üretiyorlar. Türkiye’de kötülüğün sıradanlığı var. Çok büyük bir ikiyüzlülük var. Tarihe saygı yok! Doğaya saygı yok, hiçbir şeye saygı yok!

APTAL BİRİ DEĞİLİM, ÇOK OKUYORUM

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Doğaya, canlılara saygılı, iyi insan olmaya çalışan, kötü yönlerini törpülemeye uğraşan biriyim. Aptal değilim ve çok okuyorum. Benim gibi biri neden akillik için seçilmesin ki? Orada bulunma nedenim, tanınan bilinen bir insan olarak bu barış projesinin ucundan tutmaktı.

Diğer akil sanatçı dostlarınızla görüşüyor musunuz hiç?

Yok hayır! Kimseyle çok rutin görüşmem yok. İçlerinde arkadaşım olanlar vardı. Onlarla görüşmeye devam ediyorum.

Hülya Koçyiğit’le görüşüyor musunuz?

Hayır, kendisiyle hiçbir diyaloğum yok! Dünya görüşlerimiz çok farklı. “Benim damadım şu ihaleyi alsın” diye çıkar diyaloglarına giren biri. Ben severdim kendisini. Oyuncu olarak da beğenirdim ama şimdi değil. Ve dahası artık saygı bile duymuyorum!

Keşke Şener Şen ile yine oynasak o samimiyet çağlarını özlüyorum

Eskileri özlüyor musunuz?

O samimiyet çağlarını çok özlüyorum! Şener Şen ile tekrar bir film çekmek şahane olurdu. Çok şey öğrendim ondan. Türk dizilerini izlemeye tahammül edemiyorum. Hep aynı konu aynı diyaloglar! Her hafta iki saatlik dizi çekmek kolay değil. Kuşlara bak, birbirinin gözlerine bak, denize bak… Senarist ne yapsın? Doldur babam doldur!

Siz senarist ya da yönetmen olsaydınız neyi işlerdiniz?

Bir sürü konu var. Uzlaşma ile ilgili bir film ya da mültecilerle ilgili bir film şahane olurdu. İnsan ve hayvan hakları ya da…

SANATIN OLMADIĞI BİR DÜNYADA ÇILDIRIRDIK

Sanatın ışığı halen yanıyor mu? Bu konuda iyimser misiniz?

Sanat, asla kötü durumda değil. Şu pandemi sürecini bir atlatalım da sonra rahatlarız. Ayrıca en baskıcı dönemlerde bile birçok alanda çok parlak fikirler çıkıyor. 1980 sonrası da böyleydi. Dolayısıyla bu kadar baskıcı dönemlerde her şey tam tersine işleyebiliyor. Tam da şu felaket günlerinde fark ettiğimiz gibi sanatın olmadığı bir dünyada çıldırırdık.

FAHRİYE EVCEN PARAYI BEĞENMİYORSA OYNAMASIN! BEN SET İŞÇİLERİNİN ÜÇ KURUŞA ÇALIŞTIĞI BİR ORTAMDA BÜYÜK PARA İSTEMEYE UTANIRIM

Popüler oyuncular, dizilerden bölüm başına dudak uçuklatan ücretler alıyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yok canım! Birkaç başrol oyuncusu dışında kim alıyor o ücretleri Allah aşkına? Setler asgari ücretle çalışan çok iyi oyuncularla dolu…

Geçenlerde Fahriye Evcen “Bölüm başı 130 bin TL’den aşağı oynamam” demiş...

Oynamasın o zaman! Ben böyle bir para almaktan olsa olsa kendi adıma utanırım. Oradaki bir set işçisinin aldığı parayla kıyaslasa insan utanır. Yan roldeki oyuncuların, emekçilerin üç kuruş aldığı bir yerde ben bu kadar büyük para almaktan utanırım ama bu jenerasyon farklı.

Hiç star kaprisi yaptığınız oldu mu?

Anlaşılması güç bir insan değilim, fakat bazen yazılan diyaloglarda tepemin attığı ve müdahale ettiğim olmuştur. Onun dışında ne oyuncularla ne yönetmenlerle sorun yaşadım.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder