Lazerle 10 yaş gençleşmek mümkün

Lazerle 10 yaş gençleşmek mümkün

Estetik ve plastik cerrahi uzmanı Op.Dr. Ali Duman ile estetikteki yenilikleri konuştuk

29 Ocak 2012, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

ESRA SAVAŞ

Yüz germe operasyonunda yeni bir çığır açan lazer facelift yöntemini dinlerken bir yandan da bu yöntemi kullanarak yaptığı operasyonların fotoğraflarını gördüm. Sonuç inanılmaz! En az 10 yaş gençleşmek mümkün.

Hem de ağrısız, acısız, morluk olmadan ve iz kalmadan. Bir diğer yenilik ise saç ile ilgili sorunu olan olmayan herkesi ilgilendiriyor. Çok yakında bir Fransız laboratuvarı ile ortak Türkiye’nin en kapsamlı saç sağlığı polikliniği kuruluyor...

Lazer facelift nedir?

Bir tür gençleştirme ameliyatı. Ancak daha önceki yöntemlerden farklı olarak ağrı, morluk, iz yok. Hasta operasyon sonrası evine gidebiliyor. Yani hastanede yatma veya uzun süre evde kalma, insanlardan kaçma yok. Kesi izini ise görmek mümkün değil. Lazer etkisini göstersin diye bir sıvı veriliyor. O sıvı ağrı sızıya sebebiyet vermiyor. Bazen de hiç kesmeden derinin durumuna göre lazerle sadece kaslara yönelik çalışma yapılıyor. Üç gün içinde bantlar çıkıyor ve günlük hayata dönülüyor. İş veya spor yapılabilir, duşa girilebilir, makyaj yapılabilir.

Sonuçlar nasıl?

Lokal anestezi ile yapılan bu işlem sonrası üçüncü gün bile görünüm inanılmaz. Bir ay sonra ise operasyon öncesi fotoğraf hastanın annesi gibi duruyor. En az 10 yaş gençleşmek mümkün.

Maliyeti nedir?

Maliyet 7 bin 500 TL’den başlıyor. Saç ekimi ve sağlığında büyük yenilik...

Siz saç ekimi konusunda da çok iddialısınız. Diğer merkezlerden farkınız nedir?

Saç ekimi deyince sadece İstanbul’da 400 tane merkez var. Bizim farkımız kullandığımız lazer cihazı.

Bu lazerle saç ekiminde sonuçlar daha mı iyi?

Yapılan araştırmalara göre bizim lazer ve yöntemimizle başarı oranı yüzde 94. Yani ekilen 100 kökten 94’ü tutuyor. Saç ekiminde kökleri alırken kullandığımız bir cerrahi malzeme var. Bu malzemeyi ben bir miktar geliştirdim. Başarı oranı yüzde 96-97’lere yükseldi.

Türkiye’de saç sağlığı konusunda bir ilkten bahsettiniz?

Bu lazeri daha efektif kullanmak için Fransa ile anlaştık. Ben hastadan lokal anestezi ile üç ayrı yerden saçlı deri ve saç kökü biyopsisi alacağım ve laboratuvara yollayacağım. Onlar saç ve saçlı deri analizi yapacaklar. Saç kalitesi şu durumda, saç kökü şu fazda diyecekler. Bu tahlillere bakarak saçla ilgili ne yapılması gerekiyorsa ortaya çıkacak. Mesela hangi ilaçlar kullanılması, ne oranda lazer kullanılması gerekli ortaya çıkacak. Saçın dökülmesi duracak. Saç kalitesi artacak. Daha gür, daha kalın saçlar çıkacak. Şu anda böyle bir bilimsel çalışma Türkiye’de ilk kez yapılacak. Başarı şansı yüzde 80’in üzerinde ve uzun süreli tedaviler. Maliyeti ise şu an piyasadaki saça yönelik sorunların giderilmesi için kullanılan iki senelik şampuanın bedelinden fazla değil.

Saçın sağlıklı görünümü insanları çok etkiliyor değil mi?

Bir hastama geçen haftalarda saç ekmiştim. Onu üniversiteden bir arkadaşı görmüş. Bize geldi. “Ben ameliyat olmaya geldim. Veli’yi gördüm. Üniversitedeki haline dönmüş ben de o zamana dönmek istiyorum” dedi.

Neden plastik cerrahi alanını seçtiniz?

Annem babam mimar. Kendimi bildim bileli çizerim. Çizmeyi çok severim. Üniversite sınavında mimarlık yazdım. Sadece iki tane İngilizce tıp yazmıştım. Hacettepe Tıp Fakültesi’ni kazandım. Girer girmez dedim ki en azından çizebileceğim bir bölüm olsun. Kendimden de bir şey katayım. Bana en uygun plastik cerrahi bölümüydü. Burun ameliyatında bile bir şeyleri değiştirebiliyorum. Bu kısmı çok heyecanlı.

Yaratma duygusu diyebilir miyiz?

Ben yaratmak olarak bakmıyorum. Rötuş olarak düşünüyorum. Benim için en önemli olan şey hastanın memnun olması.

Sizce işinizin zor tarafı nedir?

Bizim işimizin en zor kısmı herkesin bir fikri olan bir şeyi yapıyorsunuz. Mesela burun yapıyorsunuz. Herkesin bir fikri oluyor. Kocası, kız kardeşi, arkadaşı, komşusu herkes bir şeyler söyleyebilir. Ama safra kesesi alınıyor. O çizgiyi kapattığınız anda olay bitmiş oluyor. Diğer kişilerin bir fikri yok. Her türlü zorluğuna rağmen insanları memnun etmek çok güzel. Psikolojileri değişiyor. On sene önce tanıdığım bayramlarda, özel günlerde arayan eski hastalarım var, onlardaki değişikliği gözleyebiliyorum.

(22.01.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çiçeklerin kraliçesi: Gül