Cumartesi PostasıKübra Dağlı & Emirhan Muran: Herkes tekvando yapsa şiddet diye bir şey kalmaz

Kübra Dağlı & Emirhan Muran: Herkes tekvando yapsa şiddet diye bir şey kalmaz

Kübra Dağlı & Emirhan Muran: Herkes tekvando yapsa şiddet diye bir şey kalmaz

Kübra Dağlı ve Emirhan Muran, tekvandonun yıldızları... Azimli, hırslı iki muhteşem genç onlar. Her defasında göğsümüzü kabartıyorlar. Türkiye’yi dünyada şahane bir şekilde temsil ediyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin milli sporcuları olan bu ikili, geçtiğimiz günlerde Portekiz’de gerçekleştirilen 15. Avrupa Tekvando Poomsae Şampiyonası’nda altın madalya kazandılar. Onları daha yakından tanımak istedik. Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

Tebrik ediyorum sizi. Sürekli şampiyon oluyor, omuzlarımızı kabartıyorsunuz. Şu ana kadar yaptıklarınızı anlatır mısınız?

Kübra: Ben ilk uluslararası müsabakama 2013’te katıldım. Son Gençler Şampiyonası’nda yarıştım. Orada Avrupa şampiyonu oldum. Şu ana dek; dört Avrupa şampiyonluğu, bir dünya şampiyonluğu, iki kez dünya ikinciliği, iki kez Plaj Dünya Şampiyonluğu, iki kez Avrupa ikinciliği ve üç kez de Avrupa üçüncülüğü kazandım.

Emirhan: Bu şampiyonlukla birlikte dört Avrupa şampiyonluğuna ulaştık. Kübra’yla 2014'ten beri birlikte yarışıyoruz ve 2015'ten beri iki yılda bir yapılan Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon oluyoruz. 2016 yılında da dünya şampiyonu olmuştuk. Hedefimiz her zaman birinci olmak. Her zaman bunun için yarışıyoruz.

Sizi daha yakından tanımak isterim…

E. M: 26 yaşındayım. İstanbul'da doğup büyüdüm. 2016’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne transfer oldum ve spor hayatımı orada devam ettiriyorum. Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nden de 2020’de mezun oldum.

K.D: 25 yaşındayım, aslen Ispartalıyım ama İstanbul’da doğdum ve büyüdüm. Sakarya Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, öğretmenlik bölümünü bitirdim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Klubü’ndeyim. Çok heyecanlı ve hırslı bir yapıya sahibim.

Kübra, dövüş sporları içinde büyümüşsün. 12 yaşında karateye, 13’ünde de tekvandoya başlamışsın. Nereden geliyor bu merak?

Sporcu bir aileden geldiğim için olabilir. Babam boks antrenörü. Amcam da tekvando antrenörü. Ailede hep spordan konuşuluyor, özellikle babam hep spor kanalı, dövüş filmleri ve spor müsabakalarını açıyor televizyonda. Abim de küçükken tekvando yapmış.

Peki ya sen Emirhan?

E.M.: Ailemde sporcu yok. Tekvandoya başlamam tamamen şans eseri oldu. Okulda sürekli kavga eden bir çocuktum, bu yüzden sürekli annemi ve babamı okuldan arayıp rahatsız ediyorlardı. Derslerim kötü olduğu için annemler beni futbol takımından aldı. Bir yıl boyunca boşlukta kalmıştım. Derslerim yine düzelmedi. Sonra ‘Asla Pes Etme’ adında bir film izledim.

Ondan sonra boks yapmak istedim ve babama söyledim. Babamla birlikte spor salonlarını gezmeye başladık. Bir salonda kickbox ve tekvando dersi ortak veriliyormuş, ben buraya yazıldım ama benim amacım kickbokstu, tekvandonun ne olduğunu bilmiyordum. Spora başladıktan iki-üç hafta sonra hocam yeteneğimi keşfetti ve spor hayatım böylelikle başladı.

KÜBRA DAĞLI: ‘TEKVANDODA NE İŞİN VAR? KADIN EVİNDE OTURMALI AYAK KALDIRMAKLA OLMAZ’ DEDİLER; AMA OLUYOR, ÇOK DA GÜZEL OLUYOR

Çoğu insan tekvandoyu ‘erkek sporu’ olarak görüyor. Bu önyargı için ne söylersin?

K.D: Tekvandoda yaşın ve cinsiyetin hiçbir önemi yok. Ben spora başlarken “O erkek sporu, ne işin var?” dediler, başladıktan sonra, “Erkek gibi olur bacakların, yürüyüşün bozulur” dediler. Başarı aldıkça da “Ne işin var? Kadın evinde oturmalı, ayak kaldırmakla olmaz” dediler. Dediler de dediler. Ama oluyor hem de çok güzel oluyor. Şu an dünyada ve olimpiyatlarda kadınların başarısı daha çok.

Şu an çok başarılı bir kariyeriniz var ama bundan sonraki hedefleriniz neler?

K.D: Hayatımı spor üzerine kurdum. İşim, okulum, her şeyim sporla alakalı. Ülkesini seven, ülkesini iyi temsil eden, hedefleri olan çocuklar yetiştirmek istiyorum. Şu an okulu bitirdim, atama bekliyorum. Öğretmen olmak istiyorum çünkü bildiklerimi öğretmeyi çok seviyorum.

E.M.: 2022 Dünya Şampiyonası’nda bir kez daha dünya şampiyonluğunu tatmak istiyorum.

Kübra Dağlı & Emirhan Muran: Herkes tekvando yapsa şiddet diye bir şey kalmaz

EMİRHAN MURAN: ÇOK KAVGA EDEN BİR ÇOCUKTUM AMA TEKVANDOYA BAŞLADIKTAN SONRA SOKAKTA BİR KEZ BİLE KAVGA ETMEDİM

Bu sporu, gündelik yaşantınızda kullanmak zorunda kaldınız mı hiç?

K.D.: Hayır çok şükür olmadı.

E.M.: Ben, tekvandoya başlayana kadar sürekli kavga eden bir çocuktum.2011’de tekvandoya başladım ve o günden beri sokakta hiç kavga etmedim. Zaten bana sorarsanız, herkes tekvando yapsa, şiddet diye bir şey kalmaz.

KÜBRA DAĞLI: ÖNYARGILARI KIRMAK İÇİN VAR GÜCÜMLE ÇALIŞACAĞIM

Kübra, başörtülü olman herhangi bir mahalle baskısına yol açtı mı?

Mahalle baskısı değil de sosyal medyada çok linç yedim. Kapalı olup bu sporu yapmam yanlışmış. Hatta bir gün Marmara Üniversitesi Jimnastik Salonu’nda antrenman yaparken jimnastik hocası bana “Burada ne işin var? Otur evinde, eline sarı bezini al” dedi. Saçı kapalı olan kadınları, sadece evinde oturması gereken kadınlar olarak kodlamışlar. Bu önyargıları kırmak için var gücümle çalışacağım.

Birbirinizle yollarınız nasıl kesişti?

E.M.: Kübra ile ben Fatih'te oturuyoruz ve kulüplerimiz çok yakın. Sporda belirli bir seviyeye geldikten sonra, kendinizi geliştirebilmeniz için farklı insanlarla antrenman yapmanız gerekiyor. 2013’te Kübra ile bizim salonlarımız ortak antrenman yapmaya başladı. O sayede tanıştık ve o gün bugündür beraberiz.

K.D.: Emirhan hedefleri olan ve onun için sıkı çalışan biri. Aynı zamanda çok anlayışlı ve nahif. Hayattaki en yakın arkadaşım. Spor yaparken çok eğleniyoruz ve bu sayede o yorucu antrenmanlar sıkıcı gelmiyor. Çok fazla vakit geçirdiğimiz için de aynı anda nefes alıyoruz. Bu da hareketlerimize yansıyor.

Erkek şiddeti hakkında ne düşünüyorsunuz?

K.D.: Bireyler zaman zaman psikolojik testlerden geçirilmeli. Ya da insanların streslerini sinirlerini belirli bir hobiyle geçiştirmeye çalışılmalı. Amaçsız insanlar boşlukta olduğu için ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ben, bunun iyi bir çözüm yöntemi olduğunu düşünüyorum.

Peki, tekvando size neler öğretti?

K.D.: Her şeyden önce sabretmeyi. Kendime inanmayı, içimdeki gücü bulmamı, planlı ve programlı yaşamayı öğretti.

E.M.: Gücü doğru kullanmayı, sakin ve sabırlı olmayı öğrendim.

MUCİZELER, KAPILARINI ONLARA İNANANLARA AÇAR

Sizin yolunuzdan gitmek isteyen ya da bu röportajı okuduktan sonra tekvandocu olmak isteyenler gençlere neler önerirsiniz?

E.M.: İyi antrenörle çalışmak çok önemli. Gideceği yerleri iyi araştırmalılar. Yaşlarını veya kilolarını bahane etmemeliler. Tekvando her yaşın sporu. Kendinize inanın çünkü mucize kapılarını sadece, inananlara açar.

K.D.: İnanmak ve istemek en önemli şey. Yeterince isteyen ve kendine inanan zaten kendi yolunu bir şekilde açıyor.

SIRADAKİ HABER