MagazinDemet Sağıroğlu: Geçmişle kavga etmiyorum, onunla oturup çay içiyorum

Demet Sağıroğlu: Geçmişle kavga etmiyorum, onunla oturup çay içiyorum

Demet Sağıroğlu: Geçmişle kavga etmiyorum, onunla oturup çay içiyorum

Sözüyle, müziğiyle, zarafetiyle Türk popunun mihenk taşlarından biri. Bir süre parlayıp geri çekilenlerden değil. Üretimiyle, kadife sesiyle hâlâ hepimizin kalbine dokunuyor. Demet Sağıroğlu, sözlerini kendisinin yazdığı, ‘Bir Gün Gideceğim Buradan’ şarkısında Cem Adrian’la müzik şöleni dedirten bir düet yaptı. Diyor ki: Bu şarkı aslında gidenlerin değil, arafta kalanların şarkısı.

RÖPORTAJ: OYA ÇINAR

Haberin Devamı

oya.cinar@posta.com.tr

Şarkılarınızı o kadar seviyorum ki Demet Sağıroğlu adı bile tek başına romantik tınlıyor bende. Kendi yolculuğunuz size de romantik bir ses bırakıyor mu?

Evet, romantik tınlıyor bana da ama kırılgan bir romantizmden değil; ayakta kalmış, direnmiş bir romantizmden söz ediyorum. Yolculuğuma baktığımda inişleri, çıkışları, cesaret ettiğim anları ve durup düşündüğüm zamanları görüyorum. Hiçbir zaman ‘mış gibi’ yaşamadım. Bu yüzden içimde bıraktığı ses gerçek.

Cem Adrian’la çok güzel bir düet yaptınız. ‘Bir Gün Gideceğim Buradan’ gidenlerin mi, arafta kalanların şarkısı mı?

Bu şarkı kesinlikle arafta kalanların. Gitmesi gerektiğini bilen ama kalbinin bir parçasını geride bırakanların… Fiziksel bir gidişten çok, ruhsal bir vedayı anlatıyor.

Haberin Devamı

“Yorgunluğu, mutsuzluğu kimseye yük etmeden” diyorsunuz şarkıda. Gerçek hayatta bu mümkün mü? Siz giderken hiç yük bırakmaz mısınız?

Keşke herkes yapabilse ama çok zor. Ben de insanım, elbette iz bıraktığım, sitem ettiğim anlar oldu. Ama zamanla şunu öğrendim; yük bırakarak gittiğinde aslında kendini de orada bırakıyorsun. Olgunlaştıkça daha hafif gitmeyi öğreniyorsun.

Demet Sağıroğlu: Geçmişle kavga etmiyorum, onunla oturup çay içiyorum

Cem Adrian’la düet fikri nasıl doğdu?

Çok doğal gelişti. Cem ve Fazıl Say bu şarkıyı yazdığım zaman çok beğenmişlerdi, ben sonra New York’a gittim. Döndükten sonra bir yemekte bu şarkıyı sordular, çıkarmadığımı öğrenip sitem edilince; Cem’in sesi ve ruhuyla benim duygumun aynı yerden geçtiğini hissettim. Zorlanmış bir fikir değil, özlemin bizi bir araya getirdiği bir buluşmanın sonunda yüreğimizde kalanları birlikte derledik.

Yeni, sürpriz düetler olacak mı?

Evet, geliyor ama bunu bir takvim maddesi gibi düşünmüyorum. Düet benim için stratejik bir hamle değil; daha çok karşılaşma hâli. Bir sesle değil, bir ruhla yan yana gelmek meselesi. Aynı yerden yaralanmış, benzer yerlerden güçlenmiş olmak önemli. İsimler elbette kıymetli ama beni asıl heyecanlandıran şey, dinleyenin şarkıyı duyduğunda “Evet, bu zaten böyle olmalıymış” demesi. O duygu yakalanmadıysa, dünyanın en parlak ismi bile bir anlam ifade etmiyor. Bu söylediklerim aranjör için de gerekli. O yüzden seçici davranıyorum, acele etmiyorum. İçime sinen, samimi, birbirini taşıyan işler olacak. Birlikte söylemekten çok, birlikte susabilmeyi de bilen insanlarla…

Haberin Devamı

Demet Sağıroğlu: Geçmişle kavga etmiyorum, onunla oturup çay içiyorum

‘ARNAVUT KALDIRIMI’NIN NE POPÜLER OLMA NE BİR YERE YETİŞME TELAŞI VARDI

Bazı şarkıların başka bir talihi ve kaderi oluyor sanki. Sizin ‘Arnavut Kaldırımı’ şarkınız da öyle bence. Siz de şarkının kaderi diye bir şeye inanıyor musunuz?

Kesinlikle inanıyorum. Her şarkı aynı niyetle, aynı şansla, aynı zamanla doğmuyor. Bazıları vardır; yazıldığı anda senden çıkar, kendi yolunu kendi çizer. ‘Arnavut Kaldırımı’ tam olarak öyle bir şarkıydı. Sözlerini yazdığım zaman, “Demo için yazdım, değiştireceğim” dediğimde o ilk hislerin büyüsü şarkıyla bütünleşmişti bile, değiştirtmediler. Ne popüler olma kaygısı vardı ne de bir yere yetişme telaşı. Sabırla yürüdü, dinleyicisini bekledi. Yıllar içinde farklı yaşlarda, farklı ruh hâllerinde insanlara dokundu. Belki de bu yüzden hâlâ yaşıyor. Şans mıydı, doğru zaman mıydı, kader miydi bilmiyorum ama bana birkaç kez gülümsediğini inkâr edemem. Bazı şarkılar sana ait olur ama sen onlara ait olmazsın; onlar senden bağımsız bir hayat kurar…

Haberin Devamı

Geçmişle ilişkiniz nasıl? Affedebilen biri misiniz yoksa dönüp dönüp orayı kurcalar mısınız?

Eskiden daha çok kurcalardım. “Şunu niye böyle yaptım, bunu niye söyledim, keşke şurada dursaydım” diye kendimi yorduğum çok oldu. Zamanla şunu öğrendim: Geçmişi didiklemek insanı bilgeleştirmiyor, çoğu zaman sadece ağırlaştırıyor. Şimdi daha sakinim. Affetmeyi öğrendim ama bu unutmak anlamına gelmiyor. Affetmek, yükü sırtından indirmek demek. Hafızam yerinde, olan biten orada duruyor ama beni yöneten bir şey değil artık. Geçmişle kavga etmiyorum; onunla aynı masaya oturup sessizce çay içebiliyorum.

NEW YORK’TA YAŞADIĞIM SÜRE BANA KİM OLDUĞUMU ÇOK NET GÖSTERDİ

New York’ta yaşadığınız dönem bir kaçış mıydı yoksa deneyim mi?

Biraz ikisiydi, inkâr edemem. Kaostan, alışkanlıklardan, beklentilerden uzaklaşmak istedim. Ama asıl mesele kaçmak değil, kendimi başka bir coğrafyada sınamaktı. New York bana konfor alanımı terk etmeyi öğretti. Kim olduğumu, neye tutunduğumu, neleri abarttığımı çok net gösterdi. Ayna görevi yaptı diyebilirim. Orada kimse seni sen olduğun için alkışlamıyor; sadece ayakta kalabiliyorsan varsın. Bu sert ama çok öğretici bir deneyimdi. Artık daha sade, daha gerçek bir yerden bakıyordum hayata.

Haberin Devamı

Demet Sağıroğlu: Geçmişle kavga etmiyorum, onunla oturup çay içiyorum

YAŞ ALDIKÇA İNSAN KENDİNE DAHA AZ YALAN SÖYLÜYOR

Bugün kendi iç dünyanızda nasıl bir yerdesiniz?

Daha sade bir yerdeyim. Gürültüden, fazlalıklardan, herkese her şeyi anlatma ihtiyacından uzak bir dönem. Seçerek yaşıyorum artık: İnsanları, kelimeleri, sessizlikleri. Her şeye yetişmek gibi bir derdim yok. İçimde hâlâ merak var, üretme isteği var ama daha yavaş, daha bilinçli. Kendimle aram daha dürüst. Hayatın hızına kapılmadan, kendi ritmimi duyabildiğim bir yerdeyim.

Yaş almakla aranız nasıl?

Barıştım. Hatta seviyorum. Yaş aldıkça insan kendine daha az yalan söylüyor. Bu büyük bir rahatlık.

KADIN YA HEP FAZLA YA DA EKSİK BULUNUYOR

Günümüz güzellik algısı ve kadınlar üzerindeki baskı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yorucu ve adaletsiz. Kadın ya fazla bulunuyor ya eksik. Oysa mesele güzel görünmek değil, kendinle barışık olmak. Doğal yaşamak bu çağda cesaret ister. İster istemez ayak uydurmak zorunda kalabilirsiniz. 

Aşk bugün size ne ifade ediyor?

Daha sakin ama daha derin. Günümüzde aşk kaybolmadı, sadece bağırmayı bıraktı.

KISA KISA

Duymaktan en hoşlandığınız iltifat ne?

Hâlâ sahicisin.

En son kime, ne konuda iltifat ettiniz?

Cesaretini ve ilkesini kaybetmeyen bir arkadaşıma.

Sevgilinizin odasında bir eşya olsanız?

Bir pencere olmak isterdim.

Kendinizle yaşasanız zorlanacağınız yanınız ne olurdu?

Sabırsızlık.

Başlayınca durması zor olan bir şey?

Bir şarkının duygusuna kapılmak.

Burç Hesaplama

Yükselen Burcunu Hesapla
DOĞUM TARİHİNİZ*
calendar
Geçerli bir tarih girin.
DOĞUM SAATİNİZ*
Geçerli bir saat girin.
Geçerli bir dakika girin.