Pazar Postası Burak Sevinç: Bence para aşktan daha değerli

Burak Sevinç: Bence para aşktan daha değerli

Burak Sevinç: Bence para aşktan daha değerli

Burak Sevinç, hem oyunculuğuyla hem de yakışıklılığıyla son dönemin en çok dikkat çeken oyuncularından biri. ‘Söz’, ‘Leke’ gibi reytingi yüksek birçok projede başroldeydi. Son olarak ‘Soygun Oyunu: Büyük Vurgun’ filmiyle beğeni topladı. Kendisiyle buluştuk. Diyor ki: Aşkı gözümde büyütmüyorum. Çalışarak kazanılmış para bence aşktan daha değerli. Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

Dünya iki yıldır zor bir dönemden geçiyor. Yaşadıklarımız size ne öğretti?

Kalabalığı seven biri olmadığım ve yapı olarak da biraz titiz olduğum için şükür ki şu ana kadar koronavirüse yakalanmadım. Ama ne yalan söyleyeyim ben de herkes gibi korktum. Ekonomik olarak da zorlandık tabii fakat zaten dipten gelen bir insan olduğum için daha kötüsünü yaşatmadı bu süreç bana. Bir kez daha anladım ki: Her şey olacağına varır!

Hem reytingi en iyi dizilerde başroldesiniz, hem de sinema hayatınızın bir parçası. Yoğun bir temponuz olmalı...

Evet çok yoğun ve çok yorucu gerçekten ama benim gibi oturduğunuzda sıkılan bir insansanız bu tempo çok keyifli oluyor. Çalışmayı, meşgul olmayı çok seviyorum.

ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ KANUN ÇALIYORUM

Bildiğim kadarıyla sizde müzisyenlik de var. Kanun çaldığınızı duymuştum...

11-12 yaşlarında başladım kanuna, babamın müzisyen olması vesile oldu buna... Yalnız şöyle bir durum var; annemin anlattığına göre, 2.5 yaşlarındayken kucağıma bir ızgara alıp, tellerine kanun çalar gibi dokunup ağzımla melodiler yapmaya çalışıyormuşum. İşin ilginç yanı da şu; o yaşta kanunu canlı olarak hiç görmemişim. Nasıl olduğu merak konusu. “Büyüyünce kanuni olacak” demişler espriyle ama gerçek oldu. (Gülüyor)

SAYGISIZLIK DIŞINDA HER ŞEYİ KABUL EDEBİLİRİM

Kendinizi yakışıklı buluyor musunuz?

Yakışıklılık göreceli bir kavram, herkese göre değişebilir. Benim hiç öyle bir iddiam olmadı. m Kırmızı çizgileriniz var mı? Saygısızlık dışında her şeyi kabul edebilirim. Saygısızlık tek kırmızı çizgim.

“Asla ödün veremem” dediğiniz şeyler neler?

“Yok” diyeceğim çünkü ne zaman büyük konuşsam, dediğimin tersi olmuştur.

Sizin dünyanızda aşk ne kadar gerçek?

Aşkı hiçbir zaman gözümde büyütmemeye çalıştım. Benim için farklı anlamlar ifade ediyor çünkü... Sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü daha çok önemsiyorum.

Para mı, aşk mı?

“Aşkı gözümde büyütmemeye çalışıyorum” dedikten sonra buna “Para” demem gerekiyor sanırım. (Gülüyor) Ama çalışarak kazanılmış bir paradan bahsediyorum tabii ki..

Sektörde hep kadın olmanın zorluklarını konuştuk; peki ya erkek olmanın da zorlukları var mı?

Kadın ya da erkek diye bir ayrım yapmak istemiyorum. Bu sektör gerçekten çok zor ve hep beraber zorluklarını yaşıyoruz.

SADECE DIŞ GÖRÜNÜŞLE BİR YERE GELECEĞİNE İNANMAK SAÇMALIK

Şu an bulunduğunuz yere gelmek için ne kadar emek verdiniz?

Oyunculuğa başlayalı 11 sene oldu. Yavaş yavaş çıkıyorum merdivenleri. Hâlâ öğreniyorum... Sonu yok öğrenmenin. Her yeni karakter, her yeni bir set ayrı bir tecrübe benim için.

Dizilerde başrol olabilmek için sadece fiziksel olarak iyi görünmenin yeterli olduğunu düşünen çok kişi var. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Tabiri caizse saçmalık diyorum. Böyle düşünenler yüzünden bu hale geldi zaten bu piyasa. Daha fazla söylenecek çok şey var ama bunları okuyup da polemik yaratmalarını istemem benim üzerimden. Hoşlanmam böyle şeylerden.

‘Söz’, ‘Leke’, ‘Kırmızı Oda’ ve daha pek çok başarılı proje... Peki, bugüne kadar kendinizi en ait hissettiğiniz rol hangisi oldu?

En uzun soluklusu ve en çok yorulduğum proje ‘Söz’ dizisiydi. Avcı karakteriyle bütünleşmiş gibi hissediyordum bazen. Çünkü haftanın altı günü, günün 15-16 saati onunla geçiyordu. Hepsinin yeri ayrı bende ama seçmem gerekiyorsa ‘Söz’ derim.

SIRADAKİ HABER