Ruhum arabesk ama bir türe ait değilim

'Dişi Müslüm Gürses' diyorlar ona. Ben de bayılıyorum kendisine. İnanılmaz bir sesi ve sahnesi var. Son dönemin en sevilen ve dinlenen isimlerinden biri o. Ve huzurlarınızda arabesk müziğin güçlü sesi Derya Bedavacı var. Başarılı şarkıcı ile müziğe adanmış hayatını, aşkı, sektörü ve kadın olmanın getirdiği zorlukları konuştuk.
Alev Gürsoy Cimin röportajı
Muhteşemsiniz! Sesinize ve sahnenize bayılıyor herkes. Neden sizi bu kadar geç keşfettik acaba?
Aslında ben hep sahnelerdeydim ama sadece İzmir’de. İstanbul hep gözümü korkutmuştu. Evim, çevrem, düzenim İzmir’deydi ve hâlâ öyle. Sosyal medyanın etkisi ve Hakan Altun’la yollarımızın kesişmesi cesaretimi tetikledi.
Hakan Altun’la yaptığınız ‘Kavuşmalıyız’ düeti mi önünüzü açtı?
Evet, ilk kırılma o düetle yaşandı. Sonrasında doğru şarkılar geldi ve hikâye buraya kadar uzandı.
Yeniden Hakan Altun’la bir düet gelir mi? Ya da başka isimlerle?
Düetler, şarkıya ve dönemin ruhuna göre şekilleniyor. Planlar oluyor ama bazen yoğunluk ya da başka sebeplerle rafa kalkabiliyor.
Bugün Türkiye’nin en güçlü seslerinden biri olarak gösteriliyorsunuz. Hiç umutsuzluğa kapıldığınız oldu mu?
İzmir’de sahne alırken zaman zaman yaşadığım oldu ama umutsuzluk değildi bu, sadece histi. Albüm sürecinde birçok aksilik yaşadım, hiç karşılaşmadığım insan karakterleriyle karşılaştım. Umut kırıcı ve yıpratıcıydı ama vazgeçmedim. Mücadele ettim.
Bu yolculuğu nasıl özetlersiniz?
Zorlu ama keyifli…

KEŞKE MÜSLÜM GÜRSES KADAR SEVİLSEM
Müziğiniz sizin için ne ifade ediyor? Şöhret mi, daha derin bir şey mi?
Çocukluğumdan beri kendimi sahnede hayal ederdim. Ama müzik profesyonel hayatıma girince onun ötesinde bir bağ oluştu. Dinleyiciyle ruhani, karşılıksız bir paylaşım. Şöhretten çok o bağı korumak istiyorum.
Sizi “Dişi Müslüm Gürses” olarak tanımlıyorlar. Ne hissediyorsunuz?
Çok hoşnutum. Büyük bir Müslüm Gürses hayranıyım. Keşke onun kadar sevilsem.
İNSANLAR ARABESK DİNLESE BİLE GİZLERDİ
Eskiden arabesk neredeyse kimilerinin küçümsediği bir türdü. Şimdi neden bu kadar popüler?
Eskiden yaratılan imajlar, müzik türlerini birbirinden ayıran keskin farklar, dinleyici karakterlerini sınıfsallaştıran bir dünya vardı. Medya, organizasyonlar ve magazin bu doğrultuda işliyordu konuyu. Dolayısıyla insanlar medyada yaratılan arabesk dinleyicisi profilinden olmak istemedikleri için arabesk dinliyorsa da dinlemiyormuş gibi yapıyordu belki de. Şimdi müzik daha özgür ve sahici.
Siz en çok kimleri dinliyorsunuz?
Müslüm Gürses, Sezen Aksu ve Yıldız Tilbe vazgeçilmezlerim.
Tarzınızı kime yakın buluyorsunuz?
Düşünmedim hiç… Belki kimseye.
‘Tövbe’ şarkınız çok sevildi. Gerçekten aşk acısını mı seviyoruz sizce?
Sanırım öyle. Mutlu aşk ilgimizi çekmiyor. Filmlerde de kavuşunca biter zaten.
“Bir daha tövbe aramam” büyük bir isyan. Sizi o sözleri yazmaya iten duygu neydi?
Anlıktı. Çok kızgındım. Sonra geçti ama şarkı kalmış oldu. (Gülüyor)
Arabesk ya da duygusal şarkılar yapan sanatçılar için “Aşk acısı ticareti üzerinden para kazanıyorlar” diyenlere ne dersiniz?
Öyle mi diyorlarmış? Yeni öğrendim. Ben kendi duygularımı notalara döküyorum, dinleyici de kendi yaşadıklarıyla örtüşeni dinliyor. Müzik tarihi de hep bu örneklerle dolu. Başka türlüsü nasıl olacakmış merak ettim. Sormak lazım o arkadaşlara.
Tüm bu başarı, çocuk, eğitim, evlilik… Hepsine nasıl yetiştiniz?
Yaşarken fark etmiyor insan ama dönüp bakınca ben bile şaşırıyorum kendime.

KENDİM OLMAKTAN HİÇ ÖDÜN VERMEDİM
Babanız konservatuvara karşıymış, sonra ne oldu?
Rahmetli babam, konservatuvara değil, şarkıcılık yapmama karşıydı. Ama sonra kabullendi. Gelip sahnede gözleri dolu dolu dinlerdi beni. Şimdi de ailem hep gurur duyuyor.Yaptığım şeyin kıymetli olduğunu anlamaları uzun sürmedi.
Hiç pişman oldunuz mu müzik sektörüne girdiğiniz için?
Hayır. Ben kendim olmaktan hiç ödün vermedim. Sektöre nasıl bakarsanız, o da size öyle bakıyor. Sabırlı ve tok gözlü olmak lazım. Yoksa pişmanlıklar yaşanır. Had bilmek, haddini aşanları hayattan çıkarmak lazım. Önsezi ve iyi niyet belirleyici oluyor bazen hayatta.
10 yıl önceki Derya ile bugünkü arasında en büyük fark ne?
Bugün daha deneyimli ve özgüvenliyim. İçeriden bakıyorum artık o ışıltılı dünyaya. Her şey zannedildiği gibi değilmiş mesela.
En büyük tecrübeniz nedir?
Kendin olmak, başkası için değişmemek. Elimden gelenin en iyisini yaptıktan sonra hayatın tadını çıkarmak.
Kendinizi müzik türü olarak nerede görüyorsunuz?
Arabesk bir ruha sahibim ama bir türe ait hissetmiyorum. Anlatmak istediğimi en doğru şekilde anlatmaya çalışıyorum.
MÜZİK CİNSİYETSİZ OLMALI
“Kadın sanatçılar destek görmüyor” diyenler çok. Sizin deneyiminiz nasıl?
Her işin zor yanları var ama bu cinsiyetle alakalı değil bence, belirlediğiniz sınırlarla alakalı. Ne için nasıl bir fedakârlık yapacağınızla alakalı. Müziğin cinsiyeti yoktur. Ayrıca müziğe yön veren birçok kadın var. Sezen Aksu tartışmasız Türk pop müziğinin en önemli ismi. Türk müziğine yön verdiği tartışılmaz. Kadınlığıyla değil müziğiyle var. Kadınlar müziğiyle var olmalı.
EVLİ BİR KADINIM BEKARLAR GİBİ DURUM DEĞERLENDİREMEM
Sizce sektörde kadın olmak zor mu?
Ben evli bir kadınım. Bekar ve yalnız bir kadının gözünden değerlendiremem bu konuyu. Bence sınırları doğru çizerseniz hiç zor değil. İşinizi yapar ve akıllı olursanız şartlar da ona göre şekillenir. Dediğim gibi şartlar hep zordur. Siz ne kadar dayanıklısınız asıl mesele bu.
Müziğiniz hep hüzünlü. Bu sizin kişiliğinizin yansıması mı?
Evet. Ben hüzünle besleniyorum. Yaradılışımda da var bu. Normalde eğlenceliyim ama müzikte hüzün ağır basıyor.
Özel hayatınızda nasıl birisiniz?
Empatik, eğlenceli ama ortamına göre sakin. Duygusalım ama gerektiğinde gerçekçiyim.
Sahne sizi ağlatıyor mu hâlâ?
Bazı duygulara bağışıklık kazandım ama beni hâlâ derinden etkileyen şarkılar var.
En büyük korkunuz ne?
Her şey olabilir (Gülüyor) Başarısızlık, unutulmak ve özel hayatın mahremiyetini kaybetmek…
Sosyal medyadaki mi, sahnedeki mi gerçek Derya?
Sahnedeki. Sosyal medyada her şeyi sergilememek gerekiyor.
AŞK, ÖZVERİYLE GÜZELLEŞİR
Yanlış anlaşılıp pişman olduğunuz bir şarkınız oldu mu?
Hayır. Ama bazen kliplerden hoşnutsuzluk yaşadım.
“Erkekler sizin sesinizin yarısıyla sahneleri dolduruyor” desem?
Ben dinleyicinin niteliğine bakarım, niceliğe değil.
Müzik dünyasında sizi ne sinirlendiriyor?
“Mış” gibi yapanlar, yapay karakterler…
Kendinizi hiç sömürülmüş hissettiniz mi?
Bazı saygısız ortamlar oldu. Ama o kitle artık benim dinleyicim değil.
Eşinizle birlikte çalışmak zor olmuyor mu?
Hayır, gayet keyifli.
Gece hayatında bir kadın olarak sizi en çok ne rahatsız eder?
Ortamla ilgisiz, aşırı tavırlı kişiler. Ama kolay kolay sinirlenmem.
Sahne öncesi totemleriniz var mı?
Evet, birçok sahne öncesi rutinim var.
Aşkı nasıl anlatırsınız?
Ben aşık olduğum adamla evlendim. Aşk; sadakat, özveri ve kabullenmeyle güzelleşir.
Çocukluğunuza dair ilk anınız ne?
Sivas’tan İzmir’e taşınacağımız karlı bir gün ve yeni aldığım çizmelerimle yürüdüğüm o an.
Dünyanın en sağlıklı sebzesi! C vitamini depolarını doldurup taşırıyor
Ödem sorununu ortadan kaldırıyor! Vücudu balon gibi şişenler denesin
Günlerce bayatlamayan poğaça tarifi! Kıvamı yumuşacık oluyor, asla sertleşmiyor
Erzincan'da hasadı başladı! Çevre illerin sebze ihtiyacını karşılıyor, dünyanın en sağlıklı yeşilliği
Kahvaltıda yiyen gün boyu acıkmıyor! Tatlı krizlerini bıçak gibi kesen besin: Meğer listenin başında o varmış




