Market alışverişinde tasarruf etmenin püf noktaları

Hepimiz mutfak ihtiyaçlarımız için marketlerden alışveriş yapıyoruz. Çoğu zaman ihtiyacımız kadar alsak da bazen tüketiciye yönelik bazı davranışlar ve kampanyalara kapılıp ihtiyacımızdan fazlasını da satın alıyor ve bütçemizi zorluyoruz. Peki bundan kaçınmanın, market alışverişinde ekonomik ve akılcı davranmanın yolu nedir? İşte faydalı bazı tüyolar...

14 Mart 2019, Perşembe 07:54 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Önceki Fotoğraflar

  • Koridorların iki ucunda yer alan standlar genellikle indirim standı gibi görülür ama aslında buralar markaların belli ürünleri öne çıkarmak için kullandıkları promosyon alanlarıdır ve oralarda satılan ürünlerin fiyatında indirim yoktur. Aynı şekilde marketlerin broşürlerinde öne çıkarılan ürünlerin de hepsi indirimli değildir.


  • Marketlerde, türdeş ürünlerden en pahalı olanı göz hizanıza ya da hemen altına yerleştirilir. En ucuz olan ürünler ise ya en altta ya da en üsttedir. Dolayısıyla onları görme ihtimaliniz pahalı ürünleri görme ihtimalinizden daha zayıftır. O nedenle alışveriş yaparken ilk gördüğünüzü almak yerine bütün rafı taramalısınız.

  • Ödeme aşamasında "Falanca kartınız var mıydı?" diye sorar kasiyerler. "Yok" dediğinizde de hemen ücretsiz kart çıkarmanıza yardımcı olmayı teklif eder, bu sayede indirim kazanabileceğinizi söylerler. İndirim güzel ama bu kart sayesinde bütün satın aldıklarınızın kaydının tutulduğunu, karşınıza çıkan reklamların, indirimlerin sizin alma alışkanlıklarınıza göre şekillendirildiğini de unutmayın.


  • Marketlerin dış raflarında manav, fırın, kasap, süt ürünleri gibi temel gıda ürünleri bulunur. Alışveriş yaparken mağazanın dış koridorlarında dolaştığınızda daha pahalı olan işlenmiş gıdalardan uzak durabilirsiniz.

  • Çok alakasız reyonlar olsalar bile, mısır gevreğinin yanına süt, kedi mamasının yanına tüy toplayıcı rulo koyduklarında size iyilik yaptıklarını düşünüyor olabilirsiniz. Ama gerçekten o süte ihtiyacınız var mıydı acaba?


  • Rafların ve etiketlerin renkli olması tabii ki dikkatinizi çekmek için ancak hangi rengin kullanıldığı da önemli. Örneğin kırmızı iştahınızı kabartıyor, aç hissetmenize neden oluyor. Sarı ise mutluluk ve dostluk hissetmenizi sağlıyor. Bunların ikisi bir araya geldiğinde de çok dostane bir ortamda çok kabarmış bir iştahla önünüze geleni almaya meyilli oluyorsunuz.


  • Mümkünse marketin çok kalabalık olmadığı saatlerde alışveriş yapmaya çalışın. Bilimsel araştırmalar kalabalık saatlerde insanların normalden daha fazla alışveriş yaptığını çünkü grubun bir parçası olmak istediğini gösteriyor. Hafta sonu yerine pazartesi ya da salı günü markete gitmek kalabalıktan kaçınmanızı sağlayabilir.


  • Marketler çocuklu müşterileri çok sever. Onlar için özel arabalar bile üretirler. Yeter ki huysuzlanmasınlar ve siz de içeride uzun uzun dolaşın. Üstelik sizin alacağınız ürünler göz seviyenizdeyken çocuğunuzun alması hedeflenen ürünler de alt kısımlara yerleştirilir ki çocuğunuz görüp isteyebilsin.

  • Marketlerde dolaşmak için almayacağınız ürünlerin durduğu rafları kullanın. Örneğin kediniz yoksa kedi mamalarının durduğu koridoru geçiş için kullanabilir, böylece sırf gözünüze ilişti diye gereksiz parçalar almaktan kaçınabilirsiniz.


  • Yanlışlıkla bir koridora girdiğinizde arabanızı sağa sola çarpmadan rahatlıkla döndürüp çıkabiliyor musunuz? Muhtemelen hayır. Onun yerine koridorun sonuna kadar ilerleyip oradan devam etmek zorundasınız. Hem belki bu arada ihtiyacınız olduğunu fark etmediğiniz bir şeyleri de alabilirsiniz.



  • Ortalama bir tüketici sadece dört tane ürünün fiyatını biliyor bunlar da ekmek, süt, yumurta gibi temel birkaç gıda maddesi. Bunun dışında alışveriş yaparken harcadığı para o ürünün maliyetinin altında mı üstünde mi buna dair hiçbir fikri olmuyor. Bu nedenle son alışverişinizin fişini saklayıp yanınızda götürmeyi ihmal etmeyin. Fiyatları karşılaştırın. Eğer bir düşüş görüyorsanız stok yapmanın zamanı demektir.


  • Süpermarketlerdeki etiketlerde hiç tam fiyat görüyor musunuz? Fiyatların sonu hep ya 49, 90 ya da 99 kuruştur. Çünkü 4 lira 99 kuruşluk bir ürün aslında pratikte 5 lira olsa da beyniniz 4'ü algılamayı tercih eder. Dahası fiyat etiketlerinde para birimi de yazmaz. "Sadece 4.99!" Para birimi olmadan para harcadığınızı daha az hissedersiniz.


Kaynak: Hürriyet/Leziz

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Tatlı krizinin 6 nedeni ve tatlı krizini önlemenin yolları