Mehmet Ali Erbil: Başıma gelen her felaketi ben diledim

Türkiye’nin en nevi şahsına münhasır şovmeni! Ama son şakasıyla güldürmedi. Mehmet Ali Erbil sekiz ay önce evinin banyosunda düşerek yaralandı ve dört ay yoğun bakımda kaldı. 2 Temmuz’da hastaneden sağlığına kavuşmuş bir şekilde ayrılan ünlü şovmenle hastane sürecinden özel hayatına her şeyi konuştuk

04 Temmuz 2019, Perşembe 08:50
A A

OYA ÇINAR 

oya.cinar@posta.com.tr


Geçmiş olsun, nihayet sapa sağlam karşımızdasınız.


Teşekkür ederim, öldürmeyen Allah öldürmüyor demek. Şu an en büyük dileğim bir an önce yürümek. Ama garip olan ne biliyor musunuz? Ben farkında olmadan bu olanları diledim hep.


Şaka yapıyorsunuz… Nasıl yani?


Allah belamı versin ben bunu diledim. Yıllar önce hep derdim ki kendi kendime “Ünlü olayım, komaya gireyim. Ama halk tarafından çok sevileyim. Halk gelip hastane kapısında sevgisini göstersin ve ben onların dualarıyla yeniden ayılayım, onlara kavuşayım.

ŞİMDİKİ DİLEĞİM TABUTUMDAN ÇIKMAK!

ŞİMDİKİ DİLEĞİM TABUTUMDAN ÇIKMAK!

İzlediğiniz bir filmden mi etkilenmiştiniz acaba?


Bilmiyorum ki… Bilinçaltı herhalde. Bu anlattığımı ilk yaşadığım komaya sayıyorum. Ama sonuncusunu da diledim. Normalde ben evde, yatak odamdan çıkmam. Yemeğimi orada yerim, televizyonumu orada izlerim. Çok sevdiğim bir koltuğum vardır. Bir gün o koltukta otururken “Ulan yatalak olsam da buradan dünyayı seyretsem” dedim. Tövbe Yarabbi’m. İnsanın dilek kapısı hep mi ters zamanlarda açık kalır. Ve son bir dileğim kaldı.

Ne o dileğiniz?


Ölmüşüm, cenaze namazım kılınıyor ve tam o sırada tabuttan çıkıyorum (Gülüyor). Bu da size son şakam olurdu. O yüzden diyorum ki aklınızdan geçenlere dikkat edin.

O güne dönsek, ilk düşme anınıza. Ne hatırlıyorsunuz?


Hiçbir şey. Banyoda duşakabin olmasına rağmen bir yükselti var girişinde. Ayağım oraya takıldı ve sağ tarafımdan küt diye klozetin üstüne düştüm. Yardımcı kadın vardı, koştu yetişti. Bir o anı hatırlıyorum, bir de hastaneye getirdikleri zaman çektiğim acıyı. Sonra her şey dört ay boyunca koyu bir karanlık oldu.

HİÇ İSYAN ETMEDİM TEVEKKÜL ETTİM

HİÇ İSYAN ETMEDİM TEVEKKÜL ETTİM

Uyandığınızda kardeşinize “Fişimi çekin” demişsiniz. O anki en baskın duygunuz çaresizlik miydi?


Büyük bir travma hali. Ama düşünüyorum, kızım Sezin’in ve ilk eşim Muhsine’nin yaşadıkları daha acı. Ben uyuduğum süreci hatırlamıyorum ama onlar 24 saat başımdan ayrılmadan her şeye tanık oldular. Kardeşim de doktor. O çok olgundur, panik yapmaz. O yüzden ona söyledim. Hiçbir yerimi hareket ettiremiyordum. Ölüm korkusu hissetmedim ama yaşarken ölmek beni çok korkuttu, o yüzden öyle söyledim (Ağlıyor…)

Size ne cevap verdi?


“Bana güven, öyle bir şey olmayacak. Seni buradan sapa sağlam çıkaracağım” dedi. Alanında çok uzman bir profesör buldu getirdi. O muayene ettikten sonra “Mehmet Ali Bey, şu an size uzak görünebilir ama yürümemek diye bir şey olmayacak, sizi iyileştireceğiz” dedi. O da öyle söyleyince sebat ettim, tevekkül ettim.

CANIM HİÇ YEMEDİĞİM ŞEYLERİ ÇEKİYOR

CANIM HİÇ YEMEDİĞİM ŞEYLERİ ÇEKİYOR

En çok ne yapmayı özlediniz?


Normalde hiç yemediğim şeyler canım çekiyor. Ama en çok yüzmeyi özledim. Şu halde henüz mümkün değil tabii. Beni atarlar denize bir daha alamazlar hahaha!

Hiç “Neden ben” dediniz mi?


Demedim, hiç isyan etmedim. Herkes beddua etmiş olamaz bana (Gülüyor). Aldıysam da biliyorum ki onun bin misli dua aldım.

En zoru neydi?


İlaçların etkisiyle kabuslar görüyordum. Güya buradan dört personel beni kaçırmış. Muhsine’ye diyorum ki “Bak işte bunlar kaçırdı beni” Bir de yürüyemediğim için rüyamda sürekli buradan çıkıp yürüyordum. Gene buraya dönüyordum.

Ve sonra inancınız geldi…


İlk sol elimin iki parmağı oynadı. O anı saniye saniye hatırlıyorum. Normalde sağ el kullanırım benama sağ elimde hiç his yoktu. Öyle olunca “Allah’ım ne olur bari bana sol elimi bahşet” dedim. “Hiç olmazsa kumandaya basar televizyonu açarım” diyordum, Allah bana hepsini geri verdi.

OĞLUM BANA DOYMADAN GİTMEK İSTEMEZDİM

OĞLUM BANA DOYMADAN GİTMEK İSTEMEZDİM

“Gözüm açık giderdim” dediğiniz bir şey kalmış mıydı?


Bir tek oğlan küçük, ona üzülürdüm. Babaya doyamadan, ben onun yaşantısını, başarısını göremeden gittiğime yanardım. O dert olurdu içime.

Hemşo’ filminizde, tam vurulacakken kurtuluyorsunuz ve “Allahım ilk Cuma sendeyim” deyip kaçıyorsunuz. Benzer bir dileğiniz oldu mu?


Kızım Sezin kurban kesmiş. Ben de çok acı çektiğim dönemlerde “Şu acım bir geçsin, deve keseceğim” derdim ama tabii yapmayacağız öyle bir çılgınlık (Gülüyor).

DOKTOR BİR HAREKET YAPTI BİR AN ASEKSÜEL OLMAYA KARAR VERDİM

DOKTOR BİR HAREKET YAPTI BİR AN ASEKSÜEL OLMAYA KARAR VERDİM

Kadınların ilgisini, flörtü özlediniz mi?


Bir ara tam tersi oldu. Hastanede cerrahtan hareketi yiyince soğudum her şeyden, hahaha! O ara bir aseksüel olmayı düşündüm. Böyle bir acı yok. Tuvalete çıkamıyorsunuz, sonra cerrah bir geliyor maşallah, sizi dünyaya geldiğinize pişman ediyor.

O duygunuz değişti mi? Şimdi nasıl hissediyorsunuz?


Ben son eşimden sonra gerçek anlamda hiç aşık olmadım.

Ama bir taraftan da flört etmeye devam ediyorsunuz. O kadınlar bu yorumlarınızı okuyunca ne hissediyor?


Sevgili olduklarım mı? Yoo! Bu karşılıklı bir durum. Yani ben yaşlı bir adamım, onlar çok genç. Gerçekten beni sevebilirler mi? Yoksa paramın, şöhretimin peşinde mi hepsi? Bilemeyiz ki. O yüzden kartlar açık bende. Kimsenin birbirini kandırmasına gerek yok. Bunların bilinciyle ilerliyorum ilişkilerimde. Arada güven uyandıran da çıkıyor.

22 YAŞINDA KIZDA NE BULUYORSUN DİYORLAR HER 22 BİR OLMUYOR

22 YAŞINDA KIZDA NE BULUYORSUN DİYORLAR HER 22 BİR OLMUYOR

Sizin birine aşık olmanız için önce ne gerekiyor?


Güven tabii. Birlikte gülmek, sinemaya tiyatroya gitmek… Bana soruyorlar “22 yaşında kızda ne buluyorsun?” Valla her 22 de öyle boş olmuyor açıkçası. 22 var 22 var. Her 22 de öyle boş olmuyor açıkçası.

Güven demişken hastanede tüm eski eşleriniz de yanınızdaydı...


Çünkü ben hep karakterli ve kültürlü kadınlarla evlendim. Hepsi de benim hatalarım yüzünden bitti. Böyle de objektifim.

Maddi olarak hep arkalarında olmanızın etkisi var mıdır?


Sanmam, gerekirse hepsi oturduğu evi satar benim için. Allah’tan kumarda yememişim paraların hepsini.

Çok mu kumar oynuyordunuz?


Hala oynarım ama zevkine. Tehlikeli sınırlara çıkmam hiç. Ben vasiyet bile yazmadım. Kasanın anahtarını ilk karım Muhsine’ye verdim.

Neden ilk karınız?


O hep yanımdadır. Çok gençtim tanıdığımda. Çok aşıktım ona. Geriye bakınca en büyük aşkım Muhsine’ydi. Uyandığımda ilk onun adını anmışım. Onu ve kızımı istemişim yanıma.

Hangi kızınızı?


Büyük kızımı. O 24 saat hiç ayrılmadı hastaneden. Personel gibiydi. Ben de bazı seçimleri yaparken demek ki haklı kararlar vermişim. Bankadaki her kuruşum Muhsine’nin kontrolünde o yüzden.

Diğer hanımları incitmez mi bu söyledikleriniz?


Yok, hayır. Onlar gereken her şeyi alıyorlar zaten. Evlerini barklarını aldım çocuklarımın. Artık bundan sonra ben daha ne yapayım!

Sıradaki haber yükleniyor...