Mekanlarında gece hayatı ailece yaşanıyor

Yeme-içme ve eğlence sektörü deyince akla gelen en güçlü markalardan biri BVS Group. Başta Sibel Can ve Ebru Gündeş gibi büyük isimlerin sahne aldığı Günay Restaurant, gece hayatının en eğlenceli mekanı Sahne İstanbul gibi mekanların sahibi, 'sanatçıların patronu' lakaplı Vahit Yıldız ile Bodrum'da buluştuk. İşletmelerini nasıl yönettiğini, kendi eğlence anlayışını ve olmazsa olmazlarını konuştuk

09 Ağustos 2015, Pazar 05:00
A A
Mekanlarında gece hayatı ailece yaşanıyor

Röportaj:  Canan DANYILDIZ

canan.danyildiz@posta.com.tr

Prodüksiyon: Begüm Baki

Bodrum’da ‘Sahne İstanbul’u açtınız!

Bu sene evet, öyle bir karar aldık, Bodrum için 3 yıldır bir ısrar ve talep vardı; işletmeci Erkan Selah’ı sonunda kırmadık ve geldik. İsim konusunda çok insanın fikrini aldım ama sonunda Etiler’deki gibi ‘Sahne İstanbul’ olmasına karar verdik.

Nasıl karşıladı Bodrum sizi?

Mal sahibine benzermiş, işletmemiz de öyle. Çok iyi gidiyor. Çok özen gösterdik, ilk kez dekorasyonu konusunda kendimizi Kervan Mobilya’ya teslim ettik; çok spor değil de biraz klasik bir alan istedik; onlar da ilk kez bir kulüp tasarladılar. İnsanlar Bodrum’un en iyi mekanı diyor bizim için her şeyiyle.

Kimler çıkacak bu yaz peki?

Serdar Ortaç, Demet Akalın, Hakan Altun, Fatih Ürek, Linet, Selami Şahin, Yıldız Tilbe, Volkan Konak ve bundan böyle Okan Bayülgen- Sahrap Sosyal da bir show yapacak. İstanbul Bodrum’a taşındı anlayacağın.

Yeme-içme ve eğlence sektörü sizden soruluyor, ama çok mütevazısınız!

Çok teşekkür ederim ama, bu işlerde bizim gibi insanların önde değil de yaptığımız işlerin öyle olması gerektiğine inananlardanım. BVS Group bunu amaçlıyor. O yüzden pek görünmek istemiyorum açıkçası.

Sanatçıların patronu diyorlar size, hoşunuza gidiyor mu?

O tabirden çok hoşlanmıyorum aslında. Onların patronu halktır; onları halkla birleştirenleriz sadece o kadar. Sanatçı çok kıymetli bir kavram, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de böyle.

Para kazanmak, misafiri ve sanatçıyı aynı anda memnun etmek, zor iş!

Canlı müzikte en büyük işletmeyiz, grubuz. Bunda mütevazılık yapmacağım. Çıkan sanatçımıza da önem veriyoruz, misafire de. Her tarafı memnun etmek zor ama imkansız değil.

BVS Group ne tarz işletmelere sahip?

Kebap ve balık grubumuz, cafebrasserie, dünya mutfağı... Ve eğlence mekanları, ayrıca düğün ve davet organizasyonları da yapıyoruz. Bizim her tarzdan hitap ettiğimiz misafirlerimiz var. Ayda 400 bin misafir ağırlıyoruz.

Kaç işletmeniz var? Çok zor değil mi idaresi?

Günay Restaurant, Paysage, Nanna, Sait Efendi, By Fish ve daha sayamayacağım 13 işletme. Bu kadar insanı memnun etmek çok zor ama hepsini merkezimizden idare ediyoruz. Kusursuz diyemiyorum, ama bizde kavga gürültü, hır gür çıkmaz; bu standardı sağlıyoruz. Bunun için günde 15-16 saat çalışıyorum.

Olmazsa olmazlarınız var mı?

Terbiye! Her şeyden önce terbiye. Bunu toplantılarımızda da hep söylüyoruz; misafire ahlaklı ve terbiyeli davranılması gerekiyor. Kendi evimizdeki misafiri nasıl ağırlıyorsak, bizim işletmelerimizde aynı şeyin olmasını istiyorum.

Misafirlerin acayip bir güveni var size...

Doğru! Bir gün Etiler Sahne İstanbul’dayım, aşağıda misafir iki hanımefendi bizim hakkımızda konuşuyordu: ‘Ben sana demedim mi, kapıda BVS Group yazıyor, burada hesap fazla çıkmaz’ dediklerini duydum. İşte bu! Burada kazık hesap gelmez ya da sürpriz olmaz açıkçası. Siz bir yeri nasıl açarsanız, öyle gider.

Çaktırmadan gezer misiniz mekanlarınızı?

E tabii ki! Tanınır ve görünürsem mekanlarımızda nasıl rahatça gezebilirim ki? Mutlaka gidiyorum restoranlarımıza ve eğlence mekanlarımıza ve her şeye nasıl gidiyor diye bakıyorum.

Kimler geliyor daha çok işletmelerinize?

Aileler daha çok. Biz bunu oturttuk. Nanna, Paysage, Günay ve hatta Sahne İstanbul gibi eğlence mekanımıza bile ailece gelip eğlenebiliyorsun. Son zamanlarda ailece eğlenilmez diye bir şey yaratıldı, bunu aştığımızı düşünüyorum. Bizde insan dekoru, sıcaklığı çok önemli.

“Bizde sanatçı kaprisi çekilir”

Vizyonunuzu nasıl geliştiriyorsunuz?

Başka işletmeleri de geziyorum, seyahati çok seviyorum. Yurt dışına da sık gidip gelirim. Şimdi artık teknoloji çok gelişti; her şey elinizin altında. Okumayı da çok severim!

Fırsat buluyorsunuz demek!

Bakmakla görmek arasındaki farkı biliyorum, incelerim, merakla bakarım. Kendimi yetiştirmiş biriyim. Yaptığım işe duygu katıyorum.

Özeleştiri yapar mısınız?

Evet tabii ki! Olmazsa olmaz! İnsanoğlunun en zor işi, kendiyle başa çıkması bence. Ben de kendimle başa çıkmaya çalışıyorum. Zaman zaman başarıyorum, yapamazsam işim zor bu sektörde!

Sanatçı kaprisiyle de başa çıkabiliyor musunuz peki?

 Sanatçı kaprissiz olur mu? Bu düşünülemez. Bizde sanatçı kaprisi çekilir. Sanatkarlar farklı dünyalardan, onlar şımarık olabilir, egoları yüksek olabilir; onları öyle kabul etmemiz gerek.

“Personelime her zaman yakınımdır”

Hangi işletmeniz en iyi yatırımınız oldu?

Bence Günay. Günay yalnızca İstanbullular için değil tüm Türkiye için önemli bir yatırım, değer oldu. Gazino kelimesini insanlar çok ucuzlaştırdılar; eskilerden bir tek Günay kaldı bu anlamda. Orayı ilk aldığımızda 2-3 sene sürdü oturtmak.

Neden?

E Günay’ın kendi oturmuş bir kitlesi vardı; siz ne kadar iyi olsanız da yeme içme konusunda, güvenmeleri ve alışmaları zaman aldı açıkçası. Günay’ın zaten ayakta kalmasının sebebi kendinin çok iyi ve sağlıklı bir mutfağının olması. Sıradan insan gelmiyor oraya.

Günay’a çıkan sanatçılar yetmez mi?

Yetmez, bir işletme yalnızca sanatçıyla ayakta durmaz, ona dayanmaz. İş yalnızca sanatçıya yüklenmez. Sanatçınız da mutfağınız da ekibiniz de iyi olacak. Ekibime diyorum ki ‘Biz sanatçının en iyisini getiriyoruz, siz de şefin, garsonun en iyisini getireceksiniz’.

Yakın mısınız ekibinize?

Size ulaşmak zor da! Kendi müdürleriyle aralarında mesafeleri vardır, bunun olmasını isterim; ama benle yoktur. Bizim çalışanımız bir şey olduğunda gelip bana söyleyebilmeli. Huzurla, mutlu çalışan bir ekibimiz var. Zincirleme bir iş bu. Personelime her zaman yakınımdır. İşletmeyi aklınla, insanları yüreğinle idare edeceksin. Biz böyle yapıyoruz.

Kurumsallaşmada çok önemli sadık ekip...

Evet bak, İbrahim Tatlıses’in ekibinde bir beyefendi vardı, geliyor ama hiç iş yapmıyor; bir gün menajer Eyüp’e sordum, ‘kimdir? diye. Cevabı, ‘İbrahim Bey ekibine çok sadıktır, bu beyefendi emekli oldu ama hala onu yanında tutar, bırakmaz’ olmuştu. Ben de işletmemde sadakat yaratmaya çalışıyorum.

Kadınlar mı erkekler mi eğlenceye daha düşkün?

Bizde genelde aileler eğlenmeye geliyor, ama geneline bakarsan kadınlar daha çok! Ama eğlence sektörü insanların moraliyle ilgili bir şey; kendini iyi hissedersen gelip eğlenirsin.

Niye dünya çapında değiliz?

Bizim mutfağımız çok geniş repertuarlı ama iyi aşçılar yetiştiremiyoruz, pazarlamada da sorun var. İşletmeciye nereye kadar iş düşebilir? Eleman sıkıntısı var sektörde. Her şey çok kolay ve hemen olsun istiyoruz. Öyle bir hayat yok!

Dışarıdan öyle görünmüyor ama...

Haklısın! Çalıştıranın işi çalışandan daha zor; sorumlulukların daha fazla; göründüğü gibi değil hiçbir şey.

“Kendimi dağıtmadan edepli eğlenirim”

Kendiniz nasıl eğleniyorsunuz?

Vallahi, benim pek gece hayatım yok. Zaman zaman arkadaşlarımla çıktığım oluyor, ama az. Çok çalışıyorum, aileme bile pek vakit ayıramıyorum maalesef. Allah’tan çok anlayışlılar.

Dağıtarak mı eğlenirsiniz peki?

Yok, eğlensem bile kendimi dağıtmadan, edepli, uslu eğlenirim.

‘Vahit’ nasıldır diye sorsam

Komik oldu! Sakin biriyim, çok çabuk sinirlenmem. Başak burcuyum, titizim; çalışmayı seviyorum. Başarılı insanların çoğunun sakinliğini koruyan ve duygularına gem vuranlar olduğunu düşünüyorum. Hatalarım olmuyor mu? Var, ‘Bunu yapmasaydım keşke’ dediğim oluyor. 

Özel hayatınızda da mütevazısınız değil mi?

Evet, doğru gözlemlemişsiniz. Öyle zengin, gösterişli bir hayatı sevmiyorum açıkçası.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.