Mersin'de bir Özgecan vakası daha yaşanıyordu!

Mersin'de bir Özgecan vakası daha yaşanıyordu!

Mersin’de 15 yaşındaki lise öğrencisi N.B.Y., okul çıkışında evine gitmek için bindiği minibüste şoför ve yanındaki arkadaşı tarafından alıkonularak söz ve hareketlerle taciz edildiğini söyledi. Çocuğu bir süre ara sokaklarda gezdiren ve minibüsten inmesine izin vermeyen iki kişi, kızın sürekli bağırarak çığlık atması üzerine yeniden normal güzergahlarına döndü

24 Aralık 2016, Cumartesi 13:05 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Mersin’in Tarsus ilçesinde, 11 Şubat 2015 tarihinde evine dönmek için bindiği minibüste cinsel istismara uğrayan ve işkence görerek vahşice öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan cinayetinin bir benzeri, az daha geçen Eylül ayında bu kez kent merkezinde yaşanıyordu.
 

İLK DURUŞMAYA GELMEDİLER


Okul çıkışında evine gitmek için bindiği minibüste şoför ve yanındaki arkadaşı tarafından alıkonularak söz ve hareketlerle taciz edildiğini iddia eden N.B.Y. sürekli çığlık attığı için şoförün normal güzergahına döndüğünü söyledi. Minibüsten iner inmez plakanın fotoğrafını çeken kız, annesi ile karakola giderek şikayetçi oldu. 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan yargılanan 2 şahıs ilk duruşmaya gelmezken, davanın karar duruşmasının 26 Aralık Pazartesi günü yapılması bekleniyor.

Mersin’in Akdeniz ilçesi Kültür Mahallesi’nde oturan ve Zeytinli Bahçe Teknik Anadolu Lisesi 9’uncu sınıfta okuyan N.B.Y., yaşadığı korkunç olayı İHA muhabirine anlattı.


 

'ISSIZ ARA SOKAKLARDA DOLAŞTIRDILAR'


Elife Y. (48) ve Suat Y.’nin (47) tek çocukları olan lise öğrencisi N.B.Y., Cuma günleri okuldan saat 18.40’ta çıktığı için minibüse binerek Özgür Çocuk Parkı’na geliyor ve her Cuma annesi tarafından burada karşılanıyordu. N.B.Y., olayın yaşandığı 7 Eylül 2016 Cuma günü saat 18.40’ta da son ders zilinin çalmasıyla birlikte okuldan çıkarak, evine gitmek üzere şehir içi yolcu taşıyan bir minibüse bindi. İddiaya göre, Zeytinli Bahçe Caddesi üzerindeki okulun önünden hareket eden ve içinde şoför M.G. (26) ile arkadaşı S.B.’den (30) başka kimse bulunmayan minibüs, yaklaşık 100 metre ilerledikten sonra ana güzergahından sağa saparak ara sokaklara girdi. Havanın yavaş yavaş kararmaya başladığı saatlerde, boşaltılan ve ıssız bir bölge haline gelen Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin bulunduğu ara sokaklarda dolaşmaya başlayan minibüsten inmek isteyen N.B.Y., daha sonra yaşadıklarını şöyle anlattı:
 

'İNMİYORSUN, BİZİM İSTEDİĞİMİZ YERE GİDECEKSİN'


"Okul çıkışı çok geç saatteydi ve direkt eve ulaşma çabasındaydım. İlk gelen minibüse bindim. Zaten yolcu alıyordu, o yüzden bir güven hissettim. Ama sonra benden başka yolcu kalmadı. Daha sonra ara sokağa girince Özgür Çocuk Parkı’na gitmek istediğimi söyledim, onlar gitmediğini söylediler. İnmek istediğimde, ‘İnmiyorsun, bizim istediğimiz yere gideceksin’ dediler. Ben bağırmaya başladım. Şoförün yanındaki kişi cinsel organıyla oynamaya başladı. Bunun üzerine ben daha çok bağırmaya başladığımda bir ara sokağa girdiler. Aralarında, ‘Planımız işliyor’ gibi konuşmalar yaptılar. Ben bağırmaya devam ettim. O ara sokak çok ıssızdı. Ben atlamayı, kaçmayı düşündüm. Arabanın bütün camları, kapısı kapalıydı. Hiçbir şekilde de açma imkanım yoktu. Ben sadece eve gitmek istiyordum."
 

"KORKUDAN ARAÇTAN İNEMEDİM"


Çığlıkları arasında iki şahsın kendisini yaklaşık 10 dakika boyunca ara sokaklarda minibüsle gezdirdiklerini belirten N.B.Y., şoför ve arkadaşının daha sonra minibüsü yeniden okulun önüne getirdiklerini söyledi. N.B.Y., "Burada korkudan araçtan inemedim. Çok sayıda öğrenci minibüse binince ben de inemedim. Özgür Çocuk Parkı’nda indiğimde zaten çok kötü bir haldeydim ve hiçbir şey hissetmiyordum. Aklıma gelen tek şey, bu olaydan nasıl kurtulabilirim demekti. Elimden geldiği kadar bağırdım. Bağırmam sanırım benim tek çözümüm, kaçışım, kurtuluşum oldu" dedi.
 

CEP TELEFONU İLE ARACIN PLAKASINI ÇEKTİ


Minibüsten iner inmez cep telefonu ile hemen aracın plakasının fotoğrafını çektiğini anlatan N.B.Y., "Bunun arkasını bırakmayacaktım. Çünkü şimdi bana yeltenen, başaramayan, ileride birine yeltenip başarabilirdi ve asla böyle bir şey istemem. Hemen bunların önünü kesmek için plakalarını almam gerekiyordu. Plakadan her şeyin bulunabileceğinin farkındaydım" diye konuştu.
 

"ADALET İSTİYORUM"


Adalet isteğini dile getiren N.B.Y., Türkiye’de kadın olmanın zorluğunu şu cümlelerle anlattı: "Türkiye’de bu olaylar o kadar çoğaldı ki, kadın sokakta tek başına gezemiyor. Bu çok büyük bir kayıp, çünkü Türkiye Cumhuriyeti gibi bir yerde yaşıyoruz ve böyle olmaması gerekiyordu. Atatürk bize böyle güzel bir ülke bıraktı ama biz ülkeye yapmadığımız şey bırakmadık. Adım başı bir korku var kadınlarda. Şort giyiyoruz tekme atıyorlar, yolda yürümeye korkuyoruz, otobüse tek başımıza binemiyoruz" şeklinde konuştu.


ANNE: HEMEN DAVA AÇTIK


N.B.Y.’nin annesi Elife Y. ise kızının başına gelenleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Her Cuma okuldan geç çıktığı için kızını karşıladığını dile getiren Anne Elife Y., olay günü de durakta kızını beklediğini, ancak normal dönüş saati gecikince çok telaşlandığını söyledi. Yaklaşık yarım saat-40 dakikalık gecikmenin ardından kızının minibüsten indiğini aktaran Elife Y., "Kızımın okuldan çıkış saate Cuma günleri 18.40. O saatte okulun önünden minibüse biner, ben de onu Özgür Çocuk Parkı önündeki duraktan alırım ve eve geliriz. O gün de gittim bekliyorum ama 10 dakika- 20 dakika geçti kızım gelmedi. Saat 7’yi 10 geçe gibi kızım geldi ama donuk bir vaziyette, iner inmez de hemen koştu aracın arkasından plakasını telefonuyla çekti. ‘Anne ne olursun biraz uzaklaşalım’ dedi. Caddeyi karşıya geçince olayı anlattı. Biz de hemen karakola giderek polise şikayette bulunduk. İfadelerimiz alındı, savcılığa kadar gitti. Dava açtım. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Asla hiçbir zaman için böyle bir şeyin tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Evlatlarımız için her şey. Hiçbir annenin yüreği yanmasın" şeklinde konuştu.
 

"ÖZGECAN VAKASININ BENZERİ"


Ailenin şikayetinin ardından Şoför M.G. ile arkadaşı S.B. hakkında dava açılırken, ilk duruşma 21 Aralık 2016 tarihinde görüldü. İki şüpheli ilk duruşmaya gelmezken, ailenin avukatı Sema Tokgöz, lise öğrencisi N.B.Y.’nin yaşadığı olayın tipik bir Özgecan vakasının bir benzeri olduğunu söyledi. "Ama çok şükür Özgecan’ın sonu gibi olmadı. Çocuğumuz zarar görmeden kurtulmuş oldu bu olaydan" dedi.


İşte Özgecan'ın katillerini öldürme emrini veren çete lideri!


Özgecan cinayetinde korkunç detaylar


Özgecan'ın katilinin öldürülmesi davasında flaş gelişme

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Haksız hizmet pasaportu düzenlemesi iddiasında 4 personele uzaklaştırma