Meryem Uzerli: Yerlerin dibine kadar indim

Uzun süredir setlerden uzak kalan Meryem Uzerli Hürriyet'ten Hakan Gence'ye özel ve iş yaşamı ile ilgili çok özel itiraflarda bulundu. İşte o röportaj...

15 Mart 2020, Pazar 10:11 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kızınız Lara altı yaşında. Annelik size nasıl geldi?

Çocuk sahibi olunca “Hayat bir mucize” lafının altına imza atacak hale geliyorsun. Gerçek sevgi, korku ne demek hepsini hissediyorsun. Hayattaki önem sıraların değişiyor.

Alman disiplininde bir anne misiniz?

Çok sert değilim. Ama bazen ciddi olmam gerekiyor. Yoksa Lara evde bir klip açıp burnumun üzerinde dans edebilir! Hatalar yapıyorum ama en önemli şeyin ona sevgi ve güven vermek olduğuna inanıyorum.


'O kişi hayatımızda olmak, sorumluluk istemedi'

'O kişi hayatımızda olmak, sorumluluk istemedi'

Çocuğunuzu tek başınıza büyütüyorsunuz. Bekâr anne olmanın zorlukları neler?

Kader sana bir yol çiziyor ve “Durum bu” diyor. İşte o noktada içinden büyük bir güç çıkıyor. Tabii ikinci bir ebeveyni olsun isterdim. Fakat diğer kişi, bizim hayatımızda olmak, sorumluluk almak istemedi. Lara sağlıklı, benim için en önemli şey hep buydu.

Babasıyla görüşüyor ya da maddi destek alıyor mu?

Hayır.

Yeni yılın ilk günlerinde Instagram’da bir fotoğrafınızın altına “Artık taviz yok” yazdınız. Bugüne kadar çok mu taviz verdiniz?

Hayat tavizsiz olmaz. En basiti bir çocuğum var ve ona hep kendimden bir şeyler vermem gerekiyor. Ben o tip paylaşımları çok düşünmeden anlık olarak yapıyorum. O gün kendi duygularımı artık daha çok dinlemeye karar verdim ve o lafı paylaştım.

Geçmişe dönecek olsanız neyi farklı yapardınız?

Ne kadar ağır dönemler geçirmiş olsam da yaşadıklarımın tümü beni bu noktaya getirdi. Verdiğim kötü kararların içinden bile iyi şeyler çıkarmayı bildim. Kendimden memnunum. Pişmanlıklarım yok.

'Aşkı bulacağıma inanıyorum, buna inanmazsam hayat devam etmez'

'Aşkı bulacağıma inanıyorum, buna inanmazsam hayat devam etmez'

Âşık mısınız?

(Gülüyor) Aşk üzerine de çok düşünüyorum. Artık aşk benim için eskisi gibi inişler, çıkışlar demek değil. Tabii tutku önemli ama şu an hayatımda biri olsa yaşadığım şey çok daha sakin olur.

Anneniz vaktiyle size “Türk erkeklerine karşı dikkatli ol” demiş. Türk erkeklerine tövbeli misiniz?

Annem 40 yıldır bir Türk’le evli, nasıl böyle bir şey söyler? Sadece ünlü olduğumda, “Gerçekten seninle mi birlikte olmak istiyorlar yoksa ününe mi geliyorlar, ona dikkat et” demişti.

Artık bunun ayrımına varabiliyor musunuz?

Karnındaki his mi kafandaki korku mu... Bu ayrımı yapmak zor. Hiçbir zaman “İnsanları çözdüm” diyemem.


Erkekler konusunda çok hata yaptınız mı?

Evet, yaptım. “Burada bir yanlışlık var” diye hissedip yine de devam ettim. Aslında geçmişteki ilişkilerimde beni bu tip yanlışlıklara karşı uyandıran bir sürü an oldu ama onları duymazlıktan geldim. Sanırım o ilişkiye inanmak istedim.

Peki bir gün aradığınız aşkı bulacağınıza inanıyor musunuz?

Evet, inanıyorum. İnanmazsam hayat devam etmez.

Son olarak “Bir Türk oyuncuya âşık olmuştum” dediniz. Ozan Güven olduğu iddia edildi...

Seyirci olarak tabii âşığım. İnanılmaz bir oyuncu. Fakat onun dışında sadece arkadaşız.

Dokuz yıl önce Türkiye’ye geldiniz ve bir gecede ünlü oldunuz. Bu büyük değişimle nasıl başa çıktınız?

Elimden geldiğince hayatıma normal şekilde devam etmeye çalıştım. Zaten oyunculuğa da bir anda başlamadım. Almanya’da 10 yıl tiyatro yapmıştım.

Bu tanınırlığın en büyük dezavantajı neydi?

İlişkilerini herkesin gözü önünde yaşamak. Buna alışkın değildim. Birden özel hayatın hakkında yazıp konuşuyorlar. Bu, bana ve ilişkilerime iyi gelmedi. Üzerimde baskı yarattı. Onun dışında hakkımda çıkan haberlere üzülmedim çünkü bu dünyanın farkındayım.

Savrulduğunuz zamanlar oldu mu?

Ooo tabii. Bence hepimiz hayattayken birkaç kere ölüyor ve yeniden diriliyoruz. Ben de bu hayatta çok öldüm, yeniden doğdum. Yerlerin dibine kadar indim. Mesela geçen yıl kendi hayatımla ilgili ters giden bir şeyler oldu. Yatağın üzerinde oturup, ağlayıp çok dua ettim “Allahım insan olmak ne kadar zor” diye.

Nedir insan olmak?

İnsan olarak bu dünyada yaşamak, mutluluğunu aramak, iyi hissetmeye çalışmak, acılarla yüzleşmek ve bunlarla yaşamak. Gerçekten zor.

Hayatımıza ‘tükenmişlik sendromu’ diye bir kavram soktunuz. O dönem size bunu yaşatan bir ilişki miydi yoksa çalışma şartları mı?

İnsan duygusal ve fiziksel anlamda tükenirse sebebi sadece bir tek şey olamaz. Duygusalız; inişlerimiz, çıkışlarımız oluyor. Yıllar içinde kendimizi dinlemeyip uzun süre robot gibi yaşarsak ve bir sürü şey birikip aynı anda üzerimize gelirse patlıyor, tükeniyoruz.

Size “Türkiye’ye geldi, ünlü oldu, para kazandı ama sonra bir anda gitti” diye tepki duyanlar da oldu...

Onların düşüncelerini o kadar iyi anlıyorum ki yargılamıyorum. Dışarıdaki görüntü bu. Ama insanı dışına bakarak yargılamayın, içinde neler oluyor bilmiyorsunuz. Ben sadece bir insanım. Fırtınasız, inişleri çıkışları olmadan, hayatı süper yaşayan kim var? Tanımıyorum. Ben de hiç “Mükemmelim ve hayatta hata yapmayacağım” demedim.

Yıllardır bu aksandan neden kurtulamadınız?

İlk dizim başlayana kadar Türkiye’de yaşamadım. Sadece yılda iki hafta babaannemi, halamı görmek için Büyükada ve Kadıköy’e gelirdik. Almanya’da evde sürekli Almanca konuşurduk. E okulumuz Alman okuluydu. Dizi başladı, buraya geldim. Türkçem ilerledi ama aksanım kaldı. Çünkü bazen günde 18 saat sadece çekim yapıyorduk. Sonra eve gelip ertesi gün laflarını ezberliyor, üç saat uykuyla devam ediyordum. Dizi bitti, bu kez hamile kaldım. Yalnız başımaydım. Hamilelikte tüm konsantrasyonum, sağlıklı olmak, duygusal zorluklarımı dengelemekti. Aksan aklıma gelmedi. E çocuk doğdu, aksan dersi yine alamadım!

Anneniz Alman, babanız Türk. Siz kendinizi Türk mü Alman mı hissediyorsunuz?

Ben sadece Meryem’im ve bir insanım. Kafamın içinde, düşüncelerimde veya insanlara bakışımda sınırlar yok. Benim evim dünya. Ve buraya bir astronot gibi tepeden bakıyorum.

Estetik yaptırdığınız iddiaları ne kadar doğru?

Ameliyat olmadım. Yüzüme dokunuşlar yaptırdım, botoks ve dolgu... Ama kabul ediyorum bir dönem ayarını kaçırdım. O dönem özgüvenim düşüktü. Sanatçıyım, hassasım; bana bir sanatçı göster ki bakış açısı dümdüz olsun!

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Ünlüler koronavirüse karşı