Mesleklerin cinsiyeti yoktur

Mesleklerin cinsiyeti yoktur

Türkiye’de erkek çocuklar, daha küçük yaşlardan itibaren ’mühendislik’ kız çocukları da hep ’öğretmenlik’ için uygun aday olarak görülüyor. Oysa, her meslek herkes için uygun. Üniversite adaylarının yapması gereken, ilgi alanları ve yeteneklerine göre meslek tercih etmeleri

19 Mart 2019, Salı 08:30 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez tarafından 680 öğrenci üzerine yürütülen araştırmanın sonuçları, toplumsal cinsiyet rollerinin öğrencilerin meslek tercihindeki etkisini ortaya koydu. Meslek tercihinde bulunacak 355 kız ve 325 erkek öğrenciyle yürüttüğü proje bulgularına göre, toplumsal cinsiyet rollerinin öğrencilerin meslek tercihini etkilediğini belirten Sökmez, “Buna göre kız öğrencilerin yüzde 28’i, erkek öğrencilerin ise yüzde 16’sı toplumsal cinsiyet rollerinin meslek tercihlerini etkilediğini belirtti” dedi.

KIZLAR ÖĞRETMENLİĞE, ERKEKLER MÜHENDİSLİĞE ÖZENDİRİLİYOR

Sökmez, araştırma sonuçları ışığında, şu değerlendirmeyi yaptı: “Erkek çocuklar, daha küçük yaşlardan itibaren ‘mühendislik’ için uygun bir aday olarak görülürken kız çocuklarına hep ‘öğretmen ol’ gibi mesajlar veriliyor ve yönlendirmeler yapılıyor. Geleneksel cinsiyet rolleri öğrencilerin meslek tercihlerine yanlış yön veriyor. Bugün her meslek herkes için uygun. Üniversitelerin mühendislik fakültelerinde kız öğrenciler hâlâ azınlıkta. Öte yandan kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha yüksek oranda öğretmenlerin yetiştirildiği eğitim fakültelerini seçtiğini görüyoruz. Aileler, kızları öğretmenliğe, erkekleri mühendisliğe özendiriyor diyebiliriz.” Meslek seçimi ile ilgili rektörler de önemli tüyolar verdi:

Kendinize meslek baskısı yapmayın

Üniversite adayları kendilerini ve başarılı oldukları alanları iyi tanımalı. Kendilerine meslek baskısı yapmadan bireysel yetkinlik ve ilgi alanları doğrultusunda adayların kendileri için en uygun seçimi yapmaları gerekiyor. Dünya artık, siber sistemler, yapay zeka büyük veri eşliğinde gelişen ‘ileri akıllı toplum’ kavramını konuşuyor ve yaşıyor. Böyle bir toplumda hemen her meslek ve disiplin alanı bu hızlı değişime ayak uydurmak durumunda. Dolayısıyla gençlerimiz bizim bildiğimizden çok daha farklı bir ekosistemde, yeni koşullara adapte olarak kendilerini yeteneklerine en uygun disiplinlerde yetiştirmek ve geleceğe hazırlanmak zorundalar. Günümüz şartlarında bireylerin herhangi bir meslek alanında başarılı olmalarının ötesinde aynı zamanda yenilikçi, değişimleri okuyabilen, analitik, çözüm odaklı ve esnek olmaları artık bir zorunluluk.

Lisans eğitimi geleceğin temeli

Günümüzün en popüler mesleklerinin birçoğu, 10 yıl önce yoktu ya da henüz ortaya çıkmamıştı veya kimse tarafından belki de ciddiye bile alınmamaktaydı. Bu nedenle 10 yıl önce dönemin eğilimleri doğrultusunda meslek seçimi yapan gençlerin bir kısmı, eğitim aldıkları alanlardan kopup yıldızı yeni parlayan bu alanlara yöneldiler. Lisans eğitiminin gelecek için temel oluşturduğuna, yüksek lisans ve doktora eğitimlerinin ise bilimsel bilginin yayılması için gereken uzmanlığı sağladığına inanıyor ve öğrencileri birbirleriyle ilişkili bu alanlarda öğrenim görmeye teşvik ediyoruz.

Dönüşebilen mesleklere yönelin

Ülkemizde birçok aile değişmeyen bir şekilde çocuklarının doktor olmasını istiyor. Tıp elbette kadim bir meslek ama o alan da dönüştü ve dönüşmeye devam ediyor. Bugün doktorların mühendislikten azade hizmet vermeleri söz konusu olabilir mi? Doktorların araştırma, teşhis ve kliniklerde kullanacağı makineleri de mühendisler tasarlıyor. Devamlı vurguladığım dijital dönüşüm en hızlı sağlık sektöründe boy gösteriyor. Belki de gelecekte sağlığımızı robotlara, yapay zeka programlarına emanet edeceğiz. O günler çok da uzak değil. Üniversite adayları, bu robotları ve sistemleri geliştirme vizyonuyla meslek seçimi yapmalı. Aileler de yeni mesleklere ve bölümlere ön yargıyla yaklaşmamalı.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Pandeminin gölgesinde erken kayıt