Metin Şentürk: "Fenerbahçe'yi sıkı takip ederim, fanatik değilim"

10 parmağında 10 marifet... Şarkıcı, söz yazarı, besteci, yapımcı, sunucu, oyuncu ve Fenerbahçe hayranı. Toplumun her kesiminden sevilmesini, 'samimiyet' ile açıklayan Metin Şentürk, Şoray Uzun'un sorularına cevap verdi.

20 Nisan 2020, Pazartesi 14:19 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Müzik kariyerinde Eskici-Single, Dünya Güzeli, Yaktın Beni gibi albümleri çıkarmış, Benden Sonra, İlk Göz Ağrım, Yokuş gibi şarkıları dillerden düşmeyen arabesk türünün sevilen ismi Metin Şentürk, oyunculukta da başarısını kanıtladı. En son Seksenler dizisinde rol alan Metin Şentürk, POSTA’ya özel açıklamalarda bulundu.

Metin bey Kosova kökenli bir aileden geliyorsunuz. Anayurda ne zaman gelmişsiniz?

1958 yılında.

Bildiğim kadarıyla rahmetli babanızın da gözleri görmüyordu. Biz sizi biliyoruz ama asıl kahraman babanızın hayat mücadelesi her türlü övgünün üstünde. Siz ne dersiniz?

Buna tamamen katılıyorum. İnsan aileden aldığı güç ile yürüyeceği yolları belirler. Kuracağı bağların gücünü ve zorluklar karşısında nasıl duracağını belirler.

Toplumda herhangi bir olumsuzluk yaşayan birine hemen sizi ve çabanızı örnek gösteriyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Hayatla olan bağlarımın gücüne, anı yaşamanın değerine ve hayatın bir yaşama sanatı değil, yönetme sanatı olduğuna.

Her zaman pozitif olmak çok yorucu ve yıpratıcı olmalı. Sizin bu konuda kaynağınız nedir?

Hayatı sevmek ve hayata sıkı sıkı bağlanmak. Sabır, tevekkül ve iman gücü benim kaynaklarımdır.

"Körler okulunda hakemdim"

"Körler okulunda hakemdim"

Hakemlerin hemen her başarısız kararından sonra yorumcular genelde sizi örnek gösteriyor. ‘O pozisyonda Metin Şentürk bile penaltı verirdi’ gibi. Bu konu sizi nasıl etkiliyor?

Bu konuda çok olumlu düşüncelerim var. Çünkü bazı konularda ironik örneklerle ortaya sürülmem o konunun hassasiyetini ifade eder. Ben de körler okulundaki maçlarda hakemdim.

Spor camiası ile aranız nasıl?

Severim ama fanatik değilim.

Toplumun her kesimi tarafından gerçekten çok seviliyorsunuz. Bu nasıl oldu?

Bunun sırrı tamamen samimiyettir. Davranışlarımızla, yaşantımızla, sözlerimizle kendimizi olduğumuz gibi ifade edebiliyorsak, bir de güzel ve güçlü hayat hikayeniz varsa toplum sizi de benim kadar sever.

Hangi futbolcunun futbolunu görmek isterdiniz?

Böyle bir ayrımım yok. Güzel oynayan oyuncuların maçlarını dinleyerek de iyi bir şekilde algılayabiliyorum.

Federasyon başkanlığınız var. (Yanlış biliyorsam düzeltin lütfen) Türkiye Özürlüler Federasyonu. Spor federasyonlarından ya da Fenerbahçe’den bir görev teklifi gelirse tavrınız ne olur?

Dünya Engelliler Vakfı (DEV), Ulusal ve Dünya Engelliler Birliği (WDU) küresel, uluslararası kuruluşun kuruculuğunu ve başkanlığını yapıyorum. Yurt dışında spor ve engellilerimizi bağdaştırdırdığımız projelerimiz mevcut. Bunu ülkemde de yapmaktan onur ve mutluluk duyarım. Gelecek olan çalışmalara açığım, yeter ki hakkını verebileceğimiz bir çalışma olsun

"Galiba Fenerbahçeli doğdum"

"Galiba Fenerbahçeli doğdum"

Nasıl Fenerbahçeli oldunuz?

Onu hiç bilmiyorum, galiba olmadım, doğdum.

Fenerbahçe’yi sıkı takip eder misiniz?

Sıkı takip ederim ama fanatik değilim.

Unutamadığınız maç?

Fenerbahçe-Galatasaray maçları derbi maçlarıdır. Bu maçların heyecanı yüksektir, bunların dışında spesifik bir maç söyleyemem.

Sizin için maçı statta izlemenin farkları nedir?

İnsanların tepkileri, bağırmaları, tutkusu, atmosferi beni etkiliyor.

"Bu virüs bir derstir"

"Bu virüs bir derstir"

Ses sanatçılığının yanında oyunculuk da yapıyorsunuz. Hangisi daha keyifli?

İkisi de keyifli, ama benim için ses sanatçılığı ana daldır. Şarkılarımı, sözlerini ayrı bir kenarda tutarım.

Arnavut asıllısınız. Bunun yaşantınızdaki karşılığı nasıl oluyor. Şikiptar’lığınızın özel hayatınızdaki etkisi nedir?

Böyle bir özel etkisi yok. İnsanlar Arnavutları seviyor. Arnavut olduğumu söylediğimde ki buna gerek kalmıyor herkes biliyor insanlar sevgiyle ve çoğu zaman da Arnavutlara olan sevgisinden bahsederek yaklaşıyorlar.

Son olarak okuyucularımıza mesajınız?

Bu virüs insanlığa gönderilmiş bir dert değil, bir derstir. İnsanlığımızın, vicdanımızın, birbirimize olan ihtiyacımızın, bir kişinin tüm dünyayı etkileyebilme ihtimalinin, dostluğun, sevginin, arkadaşlığın unutulmaya yüz tutmasının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaktadır. Hiç kimse unutmasın ki bu virüs önce bir kişiye bulaştı, sonra bir kişiden tüm dünyaya yayıldı. Bu nedenle hiç kimsenin birbirini umursamama lüksü yoktur.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER ABD'de en sevilmeyen NBA oyuncusu LeBron James seçildi