Milyar liralık miras davasında sahte vekalet iddiası

Milyar liralık miras davasında sahte vekalet iddiası

Dayısı, annesi, anneannesi ve teyzelerinin sahte vekalet ile hayatını kaybeden iş insanı dedesi Enver Paralı'nın mal varlığını gasp ettiğini ileri süren torun Ömerhan Kuru dava sürecini anlattı.

30 Temmuz 2020, Perşembe 09:14 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hayatını kaybeden işinsanı Enver Paralı’nın milyarlık varlığı üzerindeki davaların merkezindeki torunu Ömerhan Kuru, Hürriyet’e konuştu. Dayısı, annesi, anneannesi ve teyzelerini sahte vekâlet ve vasiyetnamelerle dedesinin mal varlığını gasp etmekle suçlayan Kuru “Savcılığa başvurdum. Ceza davaları açıldı. Dedem son günlerinde bile mağdur edildi. Hastanedeyken onu görmemi engellediler. Sonuna kadar sürecin takipçisi olacağım” dedi,

Kuru açıklamasında, "Sevgili dedem Enver Paralı’yı kaybetmenin derin acısı içindeyim. Dedem hayatı boyunca kendi eylemleriyle etrafına en iyiyi, en doğruyu göstermeye çalışmış bir insandı. Ne yazık ki hayat ona bu iyiliğinin karşılığını son yıllarında veremedi. 2013 yılında sağlığını kaybetti ve bundan sonra onun da benim de hayatımızın en kötü yılları başladı.

Sağlığını ve akli melekelerini kaybettiği noktada kendisini sadece bir maddi kaynak olarak gören eşi ve çocukları sahte vasiyetnameler, vekâletnameler hazırladı ve kendisinin bütün mal varlığını gasp etti. Dedem vefat etmeden, henüz bir miras hakkı oluşmadan ona ulaşmak için akli melekeleri olmayan bir insan ile ‘miras bölüşümü’ yaptıklarını sürekli ifadelerinde dile getirdiler. 2016 yılından beri dedeme yapılan bu haksızlığın cezasız kalmaması için uğraşıyorum. Sonunda iddialarımın doğru olduğu yapılan emniyet bilirkişi imza incelemesi ile sabitlendi ve ilgili ceza ve hukuk davaları açıldı" dedi.

İmzaların sahte olduğunu dile getiren Kuru, "İmzaların sahte olduğu ispatlanana kadar ne denli psikolojik baskılara maruz kaldım, bunu anlatabilmek çok zor. Dedem ve benim talihsizliğim, şu anda hukuk önünde sanık olan eş ve çocukların hepsinin suçtan on milyonlarca dolar maddi menfaat sağlamış olmasıydı. İşin acı yanı, aynı kişiler, dava dosyasına girmiş olan dedemin doktorunun ifadesine göre dedeme uygulanacak shunt tedavisini reddetmiş kişiler. Hukuk önünde dedemi temsil konusunda çok yalnız bırakıldım ve yoruldum.

Bazıları satıldı

Bu süreç bana hayatta hiçbir şeye ‘asla olmaz’ dememeyi öğretti. Ne yazık ki, eylemleriyle bizim kültürümüzde ayrı bir anlama sahip olan ‘aile’ kavramının içini boşaltan insanlar, yıllardır yine bu ülkede aynı kavramın gördüğü değerin arkasına sığınıp dedemi son günlerinde dahi mağdur ettiler. Dedemden gasp edilen mülklerin iadesi için açılan davaların ve dedemi mağdur eden insanların akıbetinin takipçisi olacağım, bunu dedeme bir borç olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki dava dosyasına göre Enver Paralı (79), 1 Ağustos 2013 tarihinde beyin kanaması geçirdi. 1 ay 11 gün hastanede kalıp taburcu oldu. Daha sonra tekrar hastaneye yatırıldı. Hastanede olduğu dönemde oğlu Ahmet Galip Paralı, babasından 28 Ağustos 2013 tarihli bir vekâletname aldı. Bu vekâletnameyle de Paralı’nın milyarlarca lira değerindeki mal varlığını kendi şirketleri ve üçüncü şahıslar üzerine aktardı. Bazılarını da sattı. Soruşturma aşamasındaki tespitlere göre bu menkul ve gayrimenkuller arasında Nuh Çimento’nun yüzde 16 hissesi, İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde 200’e yakın gayrimenkul (dükkân, daire, han), Denizli’de 4 fabrika ve banka hesaplarında milyonlarca lira tutarındaki nakit de yer aldı.

Musa Kesler- Hürriyet

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Güne Başlarken | 30 Temmuz 2020