Muhabirin gözüyle Akçakale...

Muhabirin gözüyle Akçakale...

Akçakale sınırında bulunan CNNTürk muhabiri Enver Kaptanoğlu izlenimlerini Posta.com.tr için yazdı

19 Haziran 2015, Cuma 16:11 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yazı: Enver Kaptanoğlu

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesi.. Sınır ilçesi olması nedeniyle Suriye'deki savaşın yansımalarından en çok etkilenen şehirlerden biri. Son olarak YPG ve ÖSO'nun başlattığı saldırı ile IŞİD'in kontrolünde olan Tel Abyad el değiştirti. Koalisyon uçaklarının bombardırmanı ve çatışmalar nedeniyle 1 haftalk sürede Türkiye yine sınırında Suriyelilerin göç akınıyla karşı karşıya kaldı. 20 binden fazla Suriyeli, Türkiye'ye sığındı, canlarını kurtardı.

Sınırdan geçişler sırasında o çarpıcı fotoğraf karelerini hepimiz hatırlıyoruz. Onlar canlarını kurtardılar ama belki de daha zor bir hayata adım attılar.

Koalisyon uçaklarının bombardımanından kaçtığını söylüyor çoğu sorduğumuzda... Ama YPG'nin kenti neredeyse çatışmadan ele geçirmesi sonrası, IŞİD ya kendi almak için geri gelirse korkusu var.

Tel Abyad'dan kaçıp Türkiye'ye gelenler arasında 10-15 kişilik aileler de var, kocasını ve bebeğini bırakıp tek başına Türkiye'ye kaçan kadınlar da. Çoğunun sırtında beyaz çuvallara tıkıştırılmış eşyaları var. Bombalardan kaçarken ellerine geçenleri çuvallara doldurup gelmişler Akçakale'ye. Hepsinin akrabaları hala Suriye içinde. Onlardan bazıları da Türkiye'ye kaçmak yerine Suriye'nin çöl arazisini tercih etmiş.

Çoğu şimdi başka bir ülkede sığınmacı konumunda. Belirsiz bir gelecek onları bekliyor.

Tel Abyad'daki çatışmalar nedeniyle Türkiye'ye gelen Suriyelilerden bin tanesi birkaç gün sonra evlerine geri döndü. "Toprağımızı, evimizi özledik" diyerek... Sorduğunuzda "Akrabalarımızla konuştuk, içerisi güvenli" dediler. Ancak çoğu bırakın konuşmayı, kameralar tarafından görüntülenmek dahi istemiyor. Çünkü korkuyorlar. Türkiye televizyonuna konuşmak, Suriye'de başlarına ne geleceğinin belli olmaması demek onlar için, Bu da aslında Suriye'de hangi grubun kontrolü altındaki bölgede yaşarlarsa yaşasınlar, değişmeyen baskı altındaki hayatlarının kanıtı aslında.

Türkiye'ye gelenler için şartlar zor. Akrabaları olanlar onların yanına gitti. Olmayanlar civardaki kamplara götürüldü. Kamplarda yaşam standartları yüksek ama nihayetinde evlerini bırakıp çadır kentlerde yaşamak durumundalar.



Bu iki grubun dışında sayıları az da olsa burada ne bir tanıdığı olan ne de kamplara gidebilen Suriyeliler var. Akçakale sınır kapısının hemen yanındaki parkta hayatta kalmaya çalışıyorlar. Biz yanlarına gittiğimizde sadece mahalle sakinlerinin kendilerine verdiği kısıtlı yiyeceklerle 4-5 gündür parkta kaldıklarını söylediler. Ne bir süngerleri var yatacak ne de üzerlerine örtecek battaniyeleri. Yetkililerin kendilerine sadece su yardımı bulunduğunu söylediler.

Parktaki Suriyelilere bir dokunup bin ah işitmek kaçınılmazdı. Sitemlerinden biz gazeteciler de nasibimizi aldık. "Buraya gelip devamlı bizi çekiyorsunuz ama bir taneniz bir ekmek bile getirmiyorsunuz" diyorlar. Gözlerimin içine bakarak söylüyorlar.

4 yıldır süren savaş deyim yerindeyse Suriyeli sivilleri canından bezdirmiş durumda. İlk söyledikeri şey genelde "savaş bitsin" oluyor. O parkta özellikle kameramıza konuşmak isteyen 10 yaşındaki Muhammed'e mikrofon uzattık, dinlerken yüreğim burkuldu.

Tahtaya kalkmış bir öğrenci heyecanıyla, "Savaştan kaçtık 3 ay önce. Buraya geldik. Sağolsun Türkiye bizi içeri aldı. Ama ben  Tel Abyad'da aylardır okula gidemiyorum. IŞİD ilk geldiğinde okula gidebiliyorduk. Ama IŞİD sonra bizim okulumuzu kullanmaya başladı, bizi okuldan çıkardı. Sonra savaştan kaçan başka Suriyeliler o okulda kalmaya başladı. Biz okula gidemedik. Ben evime dönüp okula gitmek istiyorum" dedi.

Savaşın ilk günlerinden bu yana aynı hikayelerle dolu Akçakale. Bizlerin günlerce ekranlarda haberleştirğimiz görüntüler Akçakalelilerin normali olmuş durumda. Hem halk hem de yerel yönetim bazında herkes Suriye'den, savaştan kaçanlara elini uzatıyor.

Tel Abyad'dan Türkiye'ye haziran ayı başında başlayan göç akını tabii ki dünya basınını da sınır kapısına çekti. Birçok ülkenin haber ajansları, televizyonları, gazeteleri hepsi buradaydı.

Sınır hattı Suriyelilerin Türkiye'ye geçisi ve Tel Abyad'ın çatışmasız el değiştirmesi sonrası sakin. Ancak hisler bu noktada karışık. Arap nüfusun yoğun olarak yaşadığı Tel Abyad'ın Kürtler yani YPG t aradından ele geçirilmiş olması, Türkiye tarafından da Arap kökenliler arasında rahatsızlık yaratıyor. Yıllarca bölgede etkik köken yüzünden akan kan durmayınca, herkesin kafasında eski yaşananlar var.

Nadir de olsa halk ve gazeteciler arasında küçük gerginlikler de yaşanmıyor değil. Ancak bunlar büyük çaplı olmaktan çok iki üç kişilik tepkiler oluyor. Görüntü almaya çalışan gazeteciler, provokasyon yapmakla suçlanabiliyor. Ancak bunlar benim gördüğüm çok küçük olaylar. Akçakale'nin tamamını kapsayan bir şey değil.

Tabii bölgede durumdan yararlanıp bu tartışmayı büyütmek isteyenler de yok değil.

Suriye'de 4 yıldır savaş birçok kez boyut değiştirdi. Değiştirmeye de devam ediyor. Ancak değişmeyen tek şey, fatura hep sivillere çıkıyor.


 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Karantinada olması gereken kişi sahte HES kodu verdiği sırada yakalandı