Müzik aşkıyla açılan lokanta

Müzik aşkıyla açılan lokanta

Aziz Birsin ve Ercan Saatçi Bodrum'da 'Paella' adlı bir restoran açtı

17 Temmuz 2011, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

SERAL CUMALI

scumali@posta.com.tr

Aziz Birsin dericiydi. Deri atölyesinin alt katını bara çevirip sahneye çıkma hayalini orada gerçekleştirirdi. Çünkü şarkı söylemeyi çok seviyordu. Eşi Mine Hanım’ı ve küçük kızı Yasemin’i trafik kazasında kaybedince acısını daha da şarkılara döktü. İstanbul’da duramaz oldu, Bodrum’a yerleşti. Orada da şarkı söylemesi gerekiyordu. Yasmin Resort oteli açtı ve geceleri sahneye çıkıp müşterilere şarkılar söyledi.

Müzik sevgisi son olarak Aziz Birsin’le ünlü müzisyen ve yapımcı Ercan Saatçi’nin yollarını Bodrum’da kesiştirdi. Aziz Birsin ile Ercan Saatçi’nin müzik sevgileri ortaklığa dönüştü. Birlikte Bodrum Marina’nın içinde Paella adlı bir restoran açtılar. Betül’le birlikte marina ve muhteşem Bodrum Kalesi manzarasını seyrederek birbirinden lezzetli yemekleri tatmaya, restorana da adını veren deniz ürünlü ‘paella’dan başladık. Bir yandan da Aziz Birsin ve Ercan Saatçi’yle sohbet ettik...

Sizin yolunuz nasıl kesişti?

Ercan Saatçi: Stresli bir döneminde tek başına tekneyle kafa dinleme turuna çıkmıştım. Suzan Kardeş’in ağabeyi Kenan Kardeş vardı; Allah rahmet eylesin Türkiye’nin en önemli şarap uzmanlarındandı. Can arkadaşımdı benim. Bodrum’daydı, telefonlaştık, “Bizim iskeleye uğrasana. Turgut Reis’te Yasmin Otel’de çalışıyorum” dedi. Gittim, Kenan, “Bizim patron müzikle ilgili, çok enteresan birisi. Tanışsanız” dedi. “Olur” dedim. Aziz Abi geldi, teknede oturduk önce. Sonra tekneyi yolladım Aziz Abi’ye yerleştim. Geliş o geliş. Tavlaydı, sahneydi, adama hasta oldum. Hikayesini dinledim, çok ilgimi çekti. Ve çok iyi arkadaş olduk.

Neden lokanta açtınız?

Aziz Birsin: Bendeki müzik sevgisi sadece sahneyle sınırlı değildi, evde de devam ediyordu. Dost, ahbap, müzik meraklılarıyla ev her gün dolup taşıyordu. Otel gibi oldu, ev özelliğini kaybetti. O zaman, “Bir restoran açayım, tanıdıkları, dostları bu restoranda ağırlayalım” dedim. Ercan’la burayı tesadüfen görünce, “Restoranı burada yapalım” dedik. Güzel yer, hem restoran, hem müzik yaparız, dostlarımızı ağırlarız diye bir anda işe giriştik. Burayı ticaret yapmak için açmadık. Ben buradan beslenmeyeceğim, burası benim misafirhanem gibi olacak. Sosyal alanım olacak. Herkesten ücret alamam, almayacağım zaten. Burada sosyal yaşantım daha zenginleşecek. Ercan Saatçi: Biz bunu bir iş olarak görmüyoruz. Para kazanmak için restoran açalım demedik. Tamamen bizim keyfimizin ürünü. Güzel yemek yemeyi seviyoruz, bu konuda iddialıyız. İyi müzik dinlemeyi de biliyoruz. Dostlarımız da böyle bir şeyden faydalansın dedik.

Adı neden Paella?

Aziz Birsin: Restonın ismini Ercan buldu. Bodrum’da her yerde balıkçı var. Biz değişik bir menü sunmak istedik. Paella da kulağa çok hoş geliyor. Hikayesi de enteresan, 15. yüzyılda İspanya’da zenginler restoranlarda balıklı, etli, proteinli yemekler yerken artanları da pilavla karıştırıp fakirler yermiş. Fakirlerin yediklerinin adına ‘paella’ demişler. Tabii biz artıklarla yapmıyoruz! Şimdi paella dünyada da en lüks yemeklerden biri. Biz de bu güzel yemeği sunmak istedik. Başta paella olmak üzere dünya mutfağından pek çok şey bulabilirsiniz burada. Çok özel bir aşçımız var. Cahit Yaylakçıoğlu; Bodrum’daki ünlü butik otel Casa Dell Arte’de, Divan’larda ve Serdar Bilgili’nin yanında çalışmış. Şimdi ekibiyle burada.

 Menüde başka neler var?

Aziz Birsin: Önce tapas’ımız var. Tapas’ta küçük küçük tabaklarda köpeoğlu, patlıcan salatası, füme pancar turşusu, acılı ezme, haydari, yoğurtlu kabak sunuyoruz. Sonra biftekten ördeğe kadar bulabileceğiniz bir menümüz var. Ekmeğimiz de burada özel yapılıyor. Restoranda Yakut şarabından Petrus’a (2 bin lira) kadar her şarap var. Pişmaniyeli, tahinli dondurmamız çok özel. Yemek öncesi ve sonrası içmeniz için Endülüs Shot, Bodrum’da bir tek bizde var. Çok keyifli bir içecek.

Aziz Bey burada şarkı da söylüyorsunuz, repertuarınız farklı mı?

Aziz Birsin: Hobimi biraz daha genişletmek istedim. Bugüne kadar hep para vererek dinletiyordum kendimi, şimdi biraz para alarak dinleteyim dedim! Otelde, evde şarkı söylemeye benzemiyor burada söylemek. Artık bu işi daha disiplinli yapıyorum. Orkestrayla 7 yıldır beraberiz. Repertuarım çok ilerledi, operalardan arabesklere kadar iniyorum. İstanbul’da profesyonel sahneler yaptım. Orada aldığım 3 bin lira 300 bin lira gibi geldi bana. Ben artık müzisyenim! Burada cuma, cumartesi geceleri Hande Dönmez ve ben çıkıyorum. Salı ve perşembe günleri flamenko grubu, bir gün de Ulaş Ay çıkıyor. Canlı müzik olduğu halde canlı müzik fiyatı almıyoruz. 10’a yakın bestem oluştu, bu sene CD yapacağız. Bütün şarkılar kendi bestem. Çoğu duygusal şarkılar, içinde hatıralarım, acılarım var. ‘Son Elveda’ adlı şarkımı kazada kaybettiğim eşim ve kızıma yaptım. Duygusal parçalar hatıralarımla, hızlı parçalar da yaşamımla ilgili.

Ercan Saatçi ne diyor?

Aziz Birsin: Ercan Saatçi kendi şirketinden çıkartacak CD’yi. Şarkıları çok beğendi. Kompliman yapmıyor, yatırım yapıyor çünkü.

Siz neden burada sahneye çıkmıyorsunuz?

Ercan Saatçi: Bıraktım ben sahneyi. Sahne ciddi bir şeydir, eğer sahneye çıkacaksam günlerce prova yapmam lazım. Şimdi burada müşteri gibiyim. Kendime ses anlamında çok özen göstermiyorum. 10 sene hiç inmeden sahneye çıktım. Evlenince bıraktım. Boşanınca tekrar başlamam için teklif geldi. Ama böyle çok iyi. Müziği bırakmadım tabii. Beste yapmaya devam ediyorum. DMC’deki ortaklığım bittikten sonra, 4 yıl önce Rec by Saatchi diye bir şirket kurdum. Caz ve klasik katalog yapıyorum. Popüler işler yapmıyorum artık. Magazine ihtiyaç olacak işlere girmiyorum. Çünkü çok yoruyor beni. Son olarak Vedat Sakman, Suzan Kardeş’in albümünü çıkarttım.

 Siz albüm çıkaracak mısınız?

Ercan Saatçi: Albümü yarıladım ama 3 senede yarıladım... Aziz Birsin: Tabii o tadına vardı sahnenin yıllarca.

Siz yemek yapar mısınız?

Aziz Birsin: Ben hiç yapamam ama yemek yemeyi çok severim. Ercan Saatçi: Ben güzel yemek yaparım. Uzakdoğu mutfağı ile bazı yöresel yemeklerimizi çok iyi bilirim. Mesela Karadeniz mutfağında çok başarılıyım. Uydurduğum ıslama kokoreç arkadaşlarım arasında çok popüler. Benim yaptığıma inanmayanların gözünün önünde yaparım!

(10.07.2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yaz geliyor farkında mısın? Peki, yaza hazır mısın?