Muzzi Özcan'dan Emre Mor açıklaması: Fenerbahçe'ye gitse yıldız olurdu

Emre Mor'un parlak dönemlerinde menajerliğini yapan Muzzi Özcan, genç futbolcuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Devre arasında Olympiakos'a transfer olan Emre Mor ve Muzzi Özcan'ın yolları Ağustos 2017'de ayrılmıştı.

03 Şubat 2020, Pazartesi 17:23 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Hürriyet Spor Arena'dan Barlas Ateşli'ye konuşan Muzzi Özcan şunları söyledi:

Hürriyet Spor Arena'dan Barlas Ateşli'ye konuşan Muzzi Özcan şunları söyledi:

İtalyan basını, Emre Mor’un Inter’e transferinin 5 milyon avroluk menajerlik ücreti yüzünden iptal olduğunu yazmıştı. Adım adım nasıl gelişti o süreç? 

Borussia Dortmund, Emre Mor’u satma kararı almıştı. Ben de Inter’den 15 milyon avroluk teklif getirmiştim. Anlaşma sağlanmıştı. Kontrat detaylarını konuşmak için Milano’ya gittik. Hiçbir sorun çıkmadı, ön protokol imzaladık. Belgelerin hepsi bende var. Daha sonra ben döndüm ve Emre ile konuştum.

Dortmund’dan kazandığının neredeyse iki katını kazanacaktı. Hemen kabul etti. Ben de Inter’i arayıp kabul ettiğimizi bildirdim. Bu görüşmeden sonra Inter bizden birkaç gün süre istedi. Dortmund ile bonservisin ödeme şeklini görüşmek istediler. Finansal Fair Play’e takılmamak için ödeme koşullarıyla ilgili pazarlık yapma amacındaydılar.

"Kendi komisyonumdan vazgeçtim"

"Kendi komisyonumdan vazgeçtim"

Bir gün bana Inter’den telefon geldi. “Dortmund bizden anlaştığımızdan daha fazla para istiyor” dediler. Yeniden masaya oturduk. Emre Mor’un kontratında dokunulmaması için kendi menajerlik payımdan vazgeçtim.

Dortmund bana satıştan %15 pay verecekti zaten. Inter vermese de olurdu. Bu teklifi kabul ettiler, menajerlik sözleşmesi revize edildi. Ama Emre Mor’un mevcut kontratına dokunmamalarını istedim.

"Sadece Fatih Terim olumlu konuşmuş"

"Sadece Fatih Terim olumlu konuşmuş"

Inter, Emre Mor’un transferine ilişkin 6-7 kişiyle görüşmüş. Hepsi eski hocaları… Bunlardan yalnızca bir kişi Emre Mor’la ilgili olumlu görüş bildirmiş; o da Fatih Terim. Kalan hepsi kötülemiş. Ben de dedim ki, “Emre Mor, Danimarka’yı bırakıp Türk milli takımını tercih ettiği için kötülemişlerdir.”

Bu transferden biraz korktuklarını söylediler. Ben de Dortmund’da hiçbir sıkıntı yaşanmadığını savunarak Emre Mor’a kefil oldum. Her oyuncunun bir kusuru vardır. Emre Mor da dört dörtlük bir futbolcu değil. Negatif yönleri var ancak pozitif yönleri daha fazladır.

"Aramızı Lucescu bozdu"

"Aramızı Lucescu bozdu"

Inter’le görüştüğümüz dönemde, Mircea Lucescu, Türk milli takımının başına yeni geçmişti. Yurt dışında oynayan Türk oyuncularla bir toplantı ayarladı. Ömer Toprak, Nuri Şahin, Kaan Ayhan, Emre Mor falan…

Hepimiz bu toplantı için Düsseldorf’a gittik. Gittik ama bir baktık Lucescu yok, Tayfur Havutçu var. Tayfur Hoca bize dedi ki; “Lucescu’nun acil işi vardı, Dortmund’a uçtu”. Emre de dedi ki, “Madem hoca Dortmund’a gidecekti biz neden kalkıp Dortmund’dan Düsseldorf’a geldik.

Emre bu konu hakkında Mircea Lucescu’ya baya sinirlenmişti. Bu olay kapandıktan sonra Tayfur Hoca, Emre Mor’u aradı. Emre Mor da numarayı tanımadığı için ve son yaşanan olaya öfkeli olduğu için telefonu açmadı.

Bunun üzerine Tayfur Hoca beni aradı. Lucescu’nun, Emre Mor’la görüşmek istediğini iletti. Ben de dedim ki, “Şu an Milano’dayım. Akşama Dortmund’a geçeceğim. Milano’da olduğumu öğrenince “Hayırdır?” diye sordu. Ben de Emre Mor’un Inter’e transfer olacağını söyledim. O sırada Tayfur Hoca yine beni aradı, Lucescu’nun Emre Mor ile konuşmak istediğini iletti. Ben de Emre’ye bu işi uzatmamasını söyledim. Çünkü Lucescu, Inter’in hocası. Bu süreçte Lucescu ile iletişimde kalması bizim için olumlu olurdu.

Neyse Emre Mor telefonu aldı, konuşuyor da konuşuyor… İngilizce konuşuyorlar tabi… Meğerse Lucescu, Emre Mor’a benden ayrılmasını söylemiş. O sırada haberim yok tabi bu konuşmalardan. Ertesi gün Tayfur Hoca’yı aradım.

Lucescu’nun Inter’le konuşmasını ve transfere ön ayak olmasını rica ettim. Çünkü Inter’in eski hocası, orada seviliyor ve sayılıyor. İyi bir baskı olurdu. Birkaç gün sonra Emre, menajerlik ilişkimizi bitirmemizi istediğini söyledi. Sebebini sorduğumda, Inter transferinin benim yüzümden yattığını ifade etti.

“Sen manyak mısın, elimizde imzalar var. Böyle bir şey olamaz” dedim. “Kendi menfaatlerim ya da para için senin kariyerine zarar vermem. Bunlar yalan” dedim. Daha sonra bunları ona kimin anlattığını sordum, Lucescu olduğunu öğrendim.

"Lucescu arkamdan iş çevirdi"

"Lucescu arkamdan iş çevirdi"

Ben Inter transferi için Lucescu’yu araya sokmaya çalışırken, meğerse o benim arkamdan iş çeviriyormuş. Beni tanımadığı halde beni kötülemiş. Düsseldorf’da bizi ektiği toplantıda da beni görmemek için diğer çocukları yarı yolda bıraktığını düşünüyorum.

Emre Mor’un ailesinden bir kişi, onu uyuşturucuya alıştırdığınızı iddia etmişti. Bu iddiaya cevabınız nedir?

Gerizekalılar! Ben bu yaşıma kadar ne uyuşturucu kullandım, ne de tutuklandım. Her türlü kan tahlilini verebilirim. Eğer ben bu çocuğa bir takım maddeler vererek beynini ve vücudunu etki altına alıyorsam neden sağlık kontrollerinde çıkmadı şimdiye kadar?

Dortmund’a transfer olurken sağlık kontrolünden geçti, kan tahlili yapıldı. Celta Vigo’ya gitti. Orada da sağlık kontrolü, idrar tahlili, kemik testi… Ne varsa yapıldı. Orada bir şey çıktı mı? Hayır.

Snus adı verilen o maddenin doping olduğu söyleniyor?

Snus adı verilen o maddenin doping olduğu söyleniyor?

Eğer ben bu çocuğa doping yaptırdıysam neden hiç doping cezası almadı? Avrupa maçlarından sonra doping testleri yapıldı. Hiçbir şey çıkmadı. Böyle bir şey olmuş olsa bu testlerin hiçbirinden geçemezdi.

Bu madde nereden geliyor biliyor musun? Finlandiya, İsviçre, Norveç ve Danimarka. Bu dört ülkede çıkan bir madde bu. Danimarka hariç bu ülkelerden hiçbirine gitmedim. İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İtalya’daki futbolcuların yüzde 60-70’i zaten bunları kullanıyor. İçinde yalnızca nikotin var.

"4 ayda hayatını değiştirdim"

"4 ayda hayatını değiştirdim"

Bu çocuğun farklı bir dünyası ve farklı bir karakteri olduğunu en başından beri biliyordum. Dolayısıyla başarıya nasıl ulaşacağını da biliyordum. Herkes Emre Mor’dan uzak dururken, hiçbir kulüp Emre Mor’u istemiyorken hayatına ben girdim.

Hayatına girdiğim ilk günden sonra her şey istediğimiz gibi oldu. Sorunlu olan bir çocuğu elime aldım, profesyonel yaptım. Benimle birlikte çalıştığı dönemde maç başına ödenen ücret açısından dünyanın en pahalı futbolcusuydu Emre Mor. 4 ay içinde hayatını değiştirdim Emre’nin. Dortmund’a götürdüm onu. Biliyorsunuz oradan kimler kimler çıkıyor…

Bizim hedefimiz Barcelona ya da Real Madrid idi. Emre’nin en büyük hayali Real Madrid’de oynamaktı. Cristiano Ronaldo ile birlikte oynamak istiyordu.

Real Madrid, Dortmund maçından sonra Emre’de bir ışık gördü. Almak istediler. Emre’nin haberi yoktu. Görüşmeler vardı ama resmi teklif olmadığı için kafasını bulandırmamak adına söylememiştim.

Bu süreçte Cristiano Ronaldo, Emre Mor’u takip etti sosyal medyadan. Real Madrid yetkililer, o dönem Ronaldo’ya görev verdi. Dediler ki, “Emre Mor’u takip et.” O da etti. Bugüne kadar da kendisine bunu söylemedim. Sonra kendisi farkına varmış. Ben onu nasıl motive edeceğimi çok iyi biliyordum.

O Real Madrid maçına da ben hazırladım Emre’yi, çok iyi oynadı o yüzden. Tüm dünyanın bu maçı izleyeceğini, hayatının fırsatı olduğunu söyledim. Bu maçta iyi oynarsa isminin unutulmaz arasına yazılabileceğini söyledim.

"Emre'nin ailesi yoktu"

"Emre'nin ailesi yoktu"

Emre çok hızlı büyüdü. Bunu her çocuk kaldıramaz. Karakteri ve aile yapısı düzgünse genç futbolcular bu yaşananları kaldırabilir. Eğer Emre’ye gelen fırsatlar Orkun Kökçü’ye gelseydi şu anda dünya 1 numarası olurdu. Orkun’un karakteri ve ailesinin verdiği terbiye buna müsait. Emre’nin ailesi yoktu. Onun ailesi arkadaşlarıydı.

Emre’nin arkadaş seçimi yanlıştı. Yanlış insanlarla kız arkadaş oldu. Çünkü herkes, Emre’nin yaşadığı spot ışıklarının altında olmak istiyordu. Yanlış çevre kurbanı oldu. Herkes onu kullanmak istiyordu.

Annesi ve ben, arkadaşlarıyla kaç kez toplantı yaptık. Annesi de arkadaşlarına çok kızdı. “Benim çocuğumun bir hedefi var, sizi de ailesi olarak görüyor” diyerek uyardı hepsini.

Ben Emre’nin yalnızca transfer işlerine bakmıyordum. Birlikte yaşamışlığımız bile var. 7/24 onunla ilgileniyordum. Emre beni dinlerdi, onda yerim ayrıydı. Ailesi de bunu biliyordu. Emre Mor benden ayrıldıktan sonra futbol hayatı düştü.

Benimle birlikteyken Google aralamalarında bile 1 numaraydı. 1.5 yılda nereden nereye getirmiştim çocuğu. Ben Emre’nin yaşam koçu gibiydim.

"Fenerbahçe'ye gitmeliydi"

"Fenerbahçe'ye gitmeliydi"

Galatasaray’a transferi süreci hakkında bilginiz var mı?

Bu sezon başında asıl amacım Emre’yi Fenerbahçe’ye getirmekti.

Bu sezon başında Emre Mor ile çalışmıyordunuz, Fenerbahçe ile mi bir anlaşmanız vardı?

Hayır, benim hiç kimseyle bir anlaşmam yoktu. Ben sadece ona bir fikir sundum. Ama Fenerbahçe’ye gitmek istemedi. “Ben Galatasaray’a gitmek istiyorum.

Orada Fatih Terim var” dedi. Fenerbahçe’nin ona daha uygun olduğunu söyledim ama istemedi. Emre Mor benim oyuncum olsa, Fenerbahçeli olurdu. Emre eğer Fenerbahçe’ye gelmiş olsaydı eski Emre’ye dönerdi. Asla böyle olmazdı. 2016’daki Emre olurdu. Çünkü ben hayatında olurdum.

Emre Mor, Fenerbahçe’yi istemeyince Galatasaray ile konuşmuştum zaten. Her şey ayarlanmıştı ama Emre bu transferi benimle yapmak istemedi. Kendi menajeriyle yapmak istedi.

Elimi ayağımı çekmek zorunda kaldım. Ondan sonra bir İspanyol menajer çıktı, Emre’nin haklarının kendisinde olduğunu söyledi. O beni transfer sürecinde istememesine rağmen ben onu o menajere karşı korudum.

Emre Mor’la yaptığınız transferlerden alacağınız kaldı mı?

Inter’le olan mahkemem sürüyor. İlk mahkemeyi kazandım. Şimdi ikinci mahkeme var. Ama Emre ile alakalı değil. Emre’ye dava açma şansım vardı ama hiçbir zaman açmadım. Benim niyetim Emre’yi bitirmek değil, ben istiyorum ki Emre hep başarılı olsun.

Soru: Inter görüşmelerinde Emre Mor hakkında tek olumlu görüş verenin Fatih Terim olduğunu söylediniz ama Galatasaray’da da dikiş tutturamadı. Bu da çok şey anlatıyor aslında. Sizce problem nerede?

Emre Mor’un sıkıntısı kafasında. İnanılmaz yetenekli ancak mental olarak güçlü olsa ne Galatasaray’ı, şu an Barcelona ya da Real Madrid’de olurdu. Borussia Dortmund’da herkes, Emre’nin sezon sonunda Real Madrid ya da Barcelona’ya gideceğini sanıyordu. Buna Thomas Tuchel dahil. Emre’nin yerine Dembele gitti Barcelona’ya. Hatta Tuchel şey dedi o dönem, “Dembele’nin yerine Emre gitmeliydi Barcelona’ya…”

Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra bir başka Süper Lig takımı talip oldu mu?

Yok, bilmiyorum. Bu performansı seyrettikten sonra hangi takım Emre’yi ister ki? Hiç kimse istemez. Herkes, Fatih Terim’in onu düzene sokmasını bekliyordu. Ancak o işler, o öyle olmuyor. Emre’yi Fatih Terim de düzene koyamaz, Pep Guardiola da koyamaz, Mourinho da koyamaz. Emre’nin sıkıntısı kafasında. Onu anlayan bir menajere ihtiyacı var.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Mustafa Kapı idolünü açıkladı: Zidane'ı ezberledim, Neymar'a benzetiliyorum