Nereden çıktı bu yalnızlık?: 100 yıl önce yoktu!

Karantina hayatıyla mücadele eden dünyada pek çok kişi tek başına yaşıyor. COVID-19 pandemisi,‘yalnızlık salgını’nı da doğurdu. Oysa bundan sadece 100 yıl önce dünyada ‘yalnızlık’ diye bir kavram günlük hayatta neredeyse yoktu...

04 Nisan 2021, Pazar 10:11 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
BİYOLOJİK İHTİYAÇ

BİYOLOJİK İHTİYAÇ

ABD’deki araştırmalara göre her dört kişiden biri yalnız yaşıyor. Bu oran büyük kentlerde yükseliyor. Ancak 20’nci yüzyıldan önceki demografik kayıtlara göre hanelerin sadece yüzde 5’inde bir kişi yaşıyordu. 1950’de tek kişilik hane oranı yüzde 9’a çıktı. New Yorker dergisi, yalnızlık kavramının tarihçesine ve pandemi dünyasının getirdiği yalnızlığa ışık tuttu. Buna göre yalnızlık, insan sağlığı için bir felaket olarak görülüyor. Çünkü insan biyolojisi, anlamlı bir bağ kurmaya muhtaç şekilde gelişmiş. Bir topluluğa aidiyet hissi istiyor.

SAVUNMA POZİSYONU

SAVUNMA POZİSYONU

Yalnız kalmak veya sizi çok iyi tanımayan ve anlamayan bir gruba katılmak, ‘savaş veya kaç’ tepkisini tetikliyor. Beden, yalnızlığı veya yabancılarla çevrili olduğunu hisseder. Bunu acil durum sinyali olarak algılar. Binlerce yıl içinde yalnız kalmaya karşı sinir sistemimizde ‘hiper uyanıklık’ tepkisi yerleşmiş. Daha hızlı nefes alırız, nabzımız yükselir, tansiyonumuz yükselir ve uyuyamayız. Korku içinde davranırız. Bu nedenle modern zamanlarda bir insanın kendi kendine yalnızlığı tercih edip etmediği şüpheli kabul ediliyor.

KENTLEŞMENİN BEDELİ

KENTLEŞMENİN BEDELİ

Zira, 1800’lerde İngilizce’de ‘yalnızlık’ kelimesine çok nadir rastlanıyor. Bilim insanları, “Tek başına yaşamak mı yalnızlaştırıyor yoksa insanlar yalnız olduklarını itiraf etmekte zorlandıkları için mi tek başına yaşamayı seçiyor?” sorusunu tartışıyor. Tarihçiler, yalnızlaşmanın nedenlerini şöyle sıralıyor:

  • Kapitalizmin getirdiği özel hayat kavramı
  • Kentleşmeyle büyük evlerden küçük evlere, geniş aileden çekirdek aileye geçiş
  • Boşanmaların artması
  • Doğum oranlarının azalması
  • Yaşam süresinin uzaması.

BAĞLANTI TEKNOLOJİSİ

BAĞLANTI TEKNOLOJİSİ

Uzak mesafelerdeki insanların birbirine bağlanabildiği bilgisayar ve internet teknolojisinin gelişimi de yalnızlaşmanın ‘altın çağı’na denk geliyor. Bugün, pandeminin doğurduğu en yıkıcı sonuçlardan biri de insanları tek başına izole kalmaya zorlaması oldu. İnsanların anlamlı bağlar kurma yetenekleri sınırlandı. Pandemi sona erdiğinde dünyayı kabuğundan çıkmakta ve sosyal hayata adapte olmakta zorlanan bir yalnızlar ordusunun beklemesinden korkuluyor.

YALNIZ MISINIZ?

YALNIZ MISINIZ?

Bir kişinin yalnızlık çekip çekmediğini anlamak için California Üniversitesi’nde standart bir test uygulanıyor. Bu seçeneklere ‘çok sık’, ‘bazen’, ‘hiçbir zaman’ diye verilen yanıtlar yalnızlık seviyesini belirliyor.

  • Birçok şeyi yalnız başına yapmaktan mutsuzum.
  • Konuşacak kimsem yok.
  • Yalnız kalmayı tolere edemiyorum.
  • Beni anlayan kimse yok.
  • Artık kimseye yakın hissedemiyorum.
  • Gidecek hiçbir yerim yok.
  • Başkalarından soyutlanmış hissediyorum.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Boşanma hakkında söylenen 10 yalan