Nilüfer Açıkalın: Kadına dayatılan güzellik algısı faşizmin âlâsı

Nilüfer Açıkalın: Kadına dayatılan güzellik algısı faşizmin âlâsı

Güzel, çalışkan zeki ve duruş sahibi bir sanatçı o! Yazarlık, müzik, oyunculuk, tiyatro… Hepsini layığıyla yerine getiriyor. Şimdilerde onu, küllerinden yeniden doğmaya çalışan sinema aşığı bir yapımcının hikayesini anlatan BluTV'deki ‘Yeşilçam’ dizisinde Adviye Saygı karakteriyle izliyoruz. Hem bu diziyi hem hayatı hem de sanatı konuştuk. Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

04 Temmuz 2021, Pazar 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Nasıl gidiyor hayat kavgası?

Hayatla çok kavga ettim ama ne o beni yendi ne de ben onu. Hayatla kavgamda berabere kaldık. Düşmandık dost olduk, nefret aşka dönüştü. Garip ama hayat böyle bir yer işte. Sağlıklıysak iyiyiz ötesi gerçekten teferruat.

FAKİR BAYKURT ÖYKÜ YARIŞMASI’NDAN BİRİNCİLİK

Şahane kitaplara imza atıyorsunuz. ‘Dimdik Ayakta Her An Tetikte’ kitabınız şahaneydi! Üstelik 11’inci kitabınızmış.

Yazabilmek gibi bir yeteneği bana bahşeden Yaradan’a minnettarım. Kendimi bildim bileli, kendimi yazarak ifade edebiliyorum. Önce şiirlerle, günlüklerle başlayan yolculuk, kahramanlar üzerinden ilerleyen kurgusal öykülere dönüştü. Beni mutlu eden yanıysa öykülerimin içinde karanlık bir mizahı barındırıyor oluşu. ‘Hüzün Süpüren’ adlı öykü kitabımdaki ‘İçeri Giren’ adlı öykümle Fakir Baykurt Öykü Yarışması’ndan birincilik kazandım. Yarışmaya kendi soyadımla katılmamıştım çünkü oyuncu oluşumun yazarlığıma olumsuz etkilerini yıllar içinde deneyimlemiştim. Velhasıl bu yıl da Doğan Kitap’tan çıkan yeni öykü kitabım ‘Dimdik Ayakta Her An Tetikte’ ile yine Fakir Baykurt Öykü Kitabı Ödülü on finalist arasında yer aldım. Hem de bu sefer kendi soyadımı kullanarak.

“BluTV’deki ‘Yeşilçam’ dizisiyle setlere dönen Nilüfer Açıkalın, güzelliğiyle yıllara meydan okuyor!” diyorlar. Sizin güzellik tanımınız nedir?

Sağlık, huzur, içten gülümseyebilmek, samimiyet... Ötesi boş. Ötesi güzellik faşizmi. Faşizmin her türlüsüne karşıyım, kadına dayatılan güzellik algısı da faşizmin âlâsı! O halde neden bu kadar gereksiz müdahale, neden olanın daha ötesinde bir güzellik arayışı? Hepimiz aynaya bakınca yılların bıraktığı izleri görüyoruz, çoğumuz bir küçük müdahaleyle bazı kusurları yok edebileceğimizi biliyoruz. Hiç estetik yaptırmadım. O çizgilerin oluşmasına neden olan gözyaşlarını ve kahkahaları da yok edecekmişim gibi hissediyorum. Kafam karışık. Hele bir 10 yıl daha geçsin yine konuşuruz.

SAKİNLİĞİMİN ARDINDA HİPERAKTİF BİR KADINIM

Güzellikse güzellik, müzikse müzik, oyunculuksa oyunculuk… Maşallah sizde hepsi mevcut. Peki, siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Çalışkan ve disiplinliyim. Yaradılışım böyle ama zorlama bir çalışkanlık, ketum bir disiplinden söz etmiyorum. Bunca sakinliğimin ardında hiperaktif bir kadınım. Denge konusunda çok çalıştım hâlâ da çalışmayı sürdürüyorum.

ZAMANI ANCAK ZEKAYLA ESNETEBİLİRSİNİZ

50’li yaşlarla aranız nasıl?

Kim? Bana mı soruyorsunuz? Ne 50’si, ne yaşı? Duymamış olayım! Nüfus kağıdı elle tutulur bir şey ama zamanı elle tutamıyorsunuz. Zamanı ancak zekayla tutabilirsiniz, esnetebilirsiniz, durdurup hızlandırabilirsiniz, eğip bükebilirsiniz. Bunun sırlarını sormalıydınız ama sormadınız. Hahaha!

‘Yeşilçam’ dizisinde hayat verdiğiniz Adviye Saygı ile aranız nasıl?

Çok sevdim, bayıldım Adviye’ye. Birden çıktı karşıma, içime sindi. İlk defa böyle bir karakter oynuyorum. Adviye müthiş bir kadın. Özgür ruhlu, hırslı, azıcık şirret, hafif alkolik, pervasız, başına buyruk, dediğim dedik, kırgın ama hüznünü gizleyen, cinsel açıdan gayet aktif ve girişken, güzel kızının annesi olma keyfini sonuna kadar çıkarma peşinde, hayat kavgası olan bir kadın. Hikayesi dolu dolu olan karakterler her zaman önceliğim.

Dizide kızı Tülin için mücadele eden Adviye ile ne kadar benziyorsunuz? Mesela Nilüfer Açıkalın, gerçek hayatta çocuğu için neleri göze alır?

Oğlum söz konusu olduğunda akan sular durur. O benim biriciğim ve hayattaki en önemli önceliğim. Neleri göze almam ki? Canım feda oğluma.

YEŞİLÇAM TATLI BİR NOSTALJİ OLDUĞU KADAR SERT BİR HİKAYE

“Yeşilçam” deyince insan başka yerlere dalıyor, duygulanıyor. Size neler hissettiriyor?

Zamanında Şerif Gören’den Orhan Oğuz’a, Zeki Ökten’den Süreyya Duru’ya kadar, Başar Sabuncu, Hulki Saner, Ülkü Erakalın gibi Yeşilçam ekolünden gelen ustalarla birçok filmde çalışma fırsatım oldu. Yeşilçam tatlı bir nostalji olduğu kadar sert bir hikaye. Yeni dizimiz ‘Yeşilçam’ da bütün bu unsurları günümüz bakış açısıyla ele alan çok sağlam bir iş. Çağan Irmak etkisiyle çarpıcılığı artıyor.

ÇAĞATAY ULUSOY’UN NEZAKETİNE VE CENTİLMENLİĞİNE HAYRANIM

Yeni jenerasyonun oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?

‘Yeşilçam’ ekibinde çalışan herkes gibi genç oyuncularda da adanmışlık ruhu hakim. O kadar hararetli tempoya rağmen Çağatay Ulusoy’un bir an bile motivasyonunu kaybettiğini görmedim. Çok çalışkan, çok disiplinli. Nezaketine ve centilmenliğine hayranım. Aynı şekilde; Afra Saracoğlu, Selin Şekerci, Bora Akkaş, Onur Bilge de son derece çalışkan, neşeli ve rollerine hakimler. Konsantrasyonları mükemmel. Hepimizin en büyük şansı, bu birlikteliği ve ekip ruhunu hep dipdiri tutan Çağan Irmak.

İFLAH OLMAZ BİR SAVAŞÇIYIM

Sizi daha yakından tanımak için araştırdığımda şöyle bir cümlenizi buldum: Ben iflah olmaz bir anarşistim. Biraz açar mısınız bunu?

Bu cümleyi “İflah olmaz bir savaşçıyım” şeklinde güncellemenin zamanı geldi. Bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

Muhalif bir sanatçı mısınız?

Sanatçıyım ama sanatın doğası gereği muhalifim de.

Nasıl bir dünya görüşüne sahipsiniz?

Eşitlikçi, paylaşımcı, iyi, güzel ve doğru olanın takdir edilmesi gerektiğini düşünen; doğrucu ve haksızlığa tahammülü olmayan biriyim.

Bugün size göre Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?

 İşsizlik, eşitsizlik, ayrımcılık… Saymakla bitmez aslında.

SESSİZCE DURDUĞUM YERDE ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA TAKİP EDİYORUM GÜNDEMİ

Gündemle aranız nasıl iyi takip eder misiniz?

Elbette. Sessizce durduğum yerde çığlık çığlığa takip ediyorum gündemi. Kalemim kağıdım şahittir.

SANSÜR KADIN BEDENİ ÜZERİNDEN UYGULANIYORSA, UYGULAYAN AKLIN GELİŞMESİ GEREK

Hem oyuncu hem müzisyen bir kadın olarak ekrandaki kadın bedenine yönelik sansür size ne hissettiriyor?

Nefs konusu, kişinin kendini eğitmesiyle sorun olmaktan çıkıp konfor halini alır. Sansür kadın bedeni üzerinden uygulanıyorsa uygulayan aklın gelişmesi gerek. Çocukları korumak için uygulanıyorsa bu konuda yetkin insanlar tarafından değerlendirilmeli.

TERCİH ŞANSIM VARSA SEKSİ OLMAMAYI TERCİH EDERİM

Seksapel sizce nedir?

Giyim kuşam konusunda hiç iddialı değilim. Gündelik hayatımda mümkün olduğunca sade giyinirim. Bir pantolon bir tişört… Seksi olup olmamak ne demek? Anlayabildiğim bir konu değil. Tercih şansım varsa seksi olmamayı tercih ederim.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder