Numan Kurtulmuş'tan Kutlu Doğum Haftası açıklaması

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Kutlu Doğum Haftası, Mevlid-i Nebi’nin bir alternatifi değildir. Ortaya çıkan bütün bu eleştiriler değerlendirilecek. Önümüzdeki günlerde Diyanet İşleri teşkilatı bir ilmi toplantı da yaparak, öyle arzuluyoruz ki Hicri Takvim’e Kutlu Doğum Haftası’nı sabitleyecektir." dedi

27 Nisan 2017, Perşembe 00:41
A A
Numan Kurtulmuş'tan Kutlu Doğum Haftası açıklaması
Numan Kurtulmuş, TGRT Haber’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları cevapladı. Bir soru üzerine Kutlu Doğum Haftası’na ilişkin tartışmalara değinen Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı ile konuyu müzakere ettiğini belirtti.

Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ilerleyen günlerde müftülerle bu konuyu tartışacağını bildirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığının Kutlu Doğum Haftası kapsamında çok başarılı etkinlikleri yaptığını ifade eden Kurtulmuş, "Kutlu Doğum Haftası, Mevlid-i Nebi’nin bir alternatifi değildir. Ortaya çıkan bütün bu eleştiriler değerlendirilecek. Önümüzdeki günlerde Diyanet İşleri Teşkilatı bir ilmi toplantı da yaparak, öyle arzuluyoruz ki Hicri Takvim’e Kutlu Doğum Haftası’nı sabitleyecektir." bilgisini verdi.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde, HDP’li Ertuğrul Kürkçü ve Filiz Kerestecioğlu Demir’in Türkiye’nin aleyhine oy kullanmasının anımsatılması üzerine, Kurtulmuş, şunları söyledi: "Bu gerçekten hiçbir şekilde izah edemeyecekleri bir durumdur. Türkiye’de siyaseten iktidara karşı olmak başka bir şeydir, Türkiye düşmanlığı başka bir şeydir. Bu açık bir Türkiye düşmanlığıdır, 80 milyon kişiye düşmanlıktır. Türkiye’nin geçmişine, tarihine, birikimine, bugünkü varlığına, güçlü Türkiye hedeflerine karşı bir düşmanlıktır. Bu düşmanlık bildirisine imza atmak hazindir."

"Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde alınan kararın bir yaptırımı var mıdır?" yönündeki bir soru üzerine Kurtulmuş, "Bağlayıcı bir şey yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi; Biz ilanihaye Avrupa Birliği’nin terbiye salonunda bekletilecek bir ülke değiliz. Tekrar millete gideriz, Avrupa Birliği süreçleri devam etsin mi etmesin mi etmesin diye sorarız? Milletimiz ne karar verirse ona göre hareket ederiz." dedi.

 "Türkiye, yeni denge arayışında kendisini etkili konuma getirecek"

Kurtulmuş, Türkiye’nin bölgesindeki önemine de değinerek, "Türkiye yok sayılarak bu bölgede herhangi bir gücün kendi siyasetini dizayn etmesi mümkün değil. Eskiden iki taraf vardı; Ruslar ve Amerikalılar. Şimdi çoklu bir denklem var. Şimdi Suriye ve Irak meselesini herhangi bir ülkenin tek başına çözmesi mümkün değil. Suriye meselesinin çözümü için de Türkiye’ye ihtiyaç var, Irak meselesinin çözümü için de Türkiye’ye ihtiyaç var. DEAŞ’ın küresel bir tehdit olmaktan çıkartılması için de herkesin Türkiye’ye ihtiyacı var. Küresel bir sorun olan göç dalgalarının gerçekten önlenebilmesi için Türkiye’ye herkesin ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beş önemli ülkeyi ziyaret edeceğini bildiren Kurtulmuş, "Buradaki toplantıların hepsinde fevkalade olumlu sonuçların kapıları aralanacaktır. Türkiye, yeni kurulmakta olan ve belki önümüzdeki birkaç 10 yıl sürecek dünyanın yeni denge arayışında kendisini etkili bir konuma getirecektir. Bundan milletimiz emin olsun." diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sınır ötesine düzenlenen hava operasyonlarıyla ilgili bir soru üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bu operasyondan önce ilgili bütün taraflara bilgi verilmiştir. Amerika’ya, Rusya’ya, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimine, DEAŞ karşıtı koalisyona bilgi verilmiştir. Türkiye, ülkesinin meşru müdafaası çerçevesinde uluslararası hukuka istinaden haklarını kullanarak bu operasyonları yapmıştır. Amerika için Rusya için kuzey Suriye ya da kuzey Irak ve buradaki gelişmeler çok uzaktaki bir ülkeyle ilgili gelişmeler. Her iki ülkenin de onların ulusal güvenliklerine bir tehdit yok. Yeni kurulacak olan dünya dengelerinde masada ellerini rahatlatmak için sahada bulunuyorlar ama Türkiye’nin sahada bulunması ya da sahaya müdahale etmesi birebir kendi ulusal güvenliğiyle ilgilidir. Türkiye bu anlamda hem sınırlarını terör örgütlerinden koruyor hem de kendi ulusal güvenliğini temin ediyor. Bu meşru bir haktır." Bu hakkın kullanılmasının Türkiye’nin Amerika veya Rusya ile ilişkilerine olumsuz bir yansımasının olmayacağını dile getiren Kurtulmuş, "Biz zaten PYD-YPG unsurlarının bu alandan uzaklaştırılması için defalarca uluslararası camiada ilgili taraflara görüşlerimizi söyledik." dedi.

"Türkiye’nin operasyon kabiliyeti milli imkanlar çerçevesinde arttı"

Kurtulmuş, 15 Temmuz’un ardından FETÖ’cü askerlerin ordundan temizlenmesinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyon kabiliyetini arttırdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Ülkemizin 15 Temmuz’da atlattığı badirenin ne manaya geldiğini görmemiz lazım. Eğer Türkiye 15 Temmuz darbesinden sonra Türk Silahlı Kuvvetlerimizin içerisindeki hain yapının mensupları temizlenmemiş olsaydı ve o yapı bir şekilde devam etmiş olsaydı belki bu operasyonları bugün yapabilmek çok mümkün olmayacaktı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temizlenmiş olması Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyon kabiliyetini de artırıyor. Bunun yanında savunma sanayinde insansız hava araçları, bunlara bir takım silahların da monte edilebilme kabiliyeti, yine bir takım zırhlı araçları üretebilmemiz önemli. Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman Türkiye’nin sahada operasyon kabiliyetinin milli imkanlar çerçevesinde artığını görüyoruz. Bunu da bu operasyonlarla ortaya koyuyoruz. İnşallah en kısa sürede oradaki terör yuvalarının Türkiye’ye zarar vermeyecek hale getirilmesi temin edilebilir. Ayrıca Türkiye’de de Emniyet teşkilatının içerisindeki FETÖ unsurlarına karşı operasyon düzenlendi. Bu Türkiye’nin ne kadar büyük bir belayla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bu çok şükür Türkiye’nin gücünü gösteriyor. İnşallah en kısa sürede bütün terör örgütlerinin diz çöktüğünü görürüz."

 "Yunanlıları anlamak mümkün değil. Ayıp ediyorlar, yanlış yapıyorlar"

Yunanistan’ın Türkiye’nin darbeci askeri iade talebini reddetmesine de tepki gösteren Kurtulmuş, şunları söyledi: "İnsan şuna üzülüyor; cuntalardan çok çekmiş bir ülke komşumuz Yunanistan. Uzun bir süredir de Türkiye ile Yunan yönetimleri arasında ciddi sorunların olmadığı bir dönem. 15 Temmuz’da çok açık bir ihanet teşebbüsüyle karşı karşıya kaldık. Yunanlıların siyasi tecrübesi ve aramızdaki dostluk ilişkisi bu adamları hemen ertesi gün Türkiye’ye iade etmelerini gerektirirdi. Orada belli ki oyunlar var. Bu Yunanistan’ın karnesine bir büyük zayıf olarak yazılır. Yunanlıları mahcup eder bu kararlar. Yunanlıları anlamak mümkün değil. Ayıp ediyorlar, yanlış yapıyorlar."

Kurtulmuş, Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos’un Eşek Adası’na gitmesine değinerek, "Yunan Bakan şov yapıyor. Bunlardan bir şey çıkmaz. Türkiye hiçbir oldu bittiye boyun eğmez. Türkiye’ye Ege’deki bütün haklarını koruyabilecek güce sahiptir." dedi. Kurtulmuş, bedelli askerliğin söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine, "Şu anda şartlar hiç de müsait değildir. Şartlar oluştuğunda siyaset tabii ki bunun dışında kalmaz." yanıtını verdi.

TRT yönetiminin yayımlanan bir alt yazıyla ilgili inceleme başlattığının anımsatılması üzerin Kurtulmuş, "Yanlış anlaşılmaya müsait KJ’ler atıldı. Çok açık söylüyoruz. Bunun gerçek sorumluları kimlerse bunlardan gerçekten bunun hesabının sorulması lazım. Soruşturmayı dün itibariyle başlattı TRT. Sadece o KJ’yi yazanlar değil kimler gerçek sorumlularsa onları bulup ortaya koymak TRT yönetiminin vazifesidir." değerlendirmesinde bulundu. Kurtulmuş, TRT’ye ait kanalların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili çalışmanın devam ettiğini bildirerek, TRT Kürdi ve TRT Arapça’nın çok etkili bir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...