Numan Kurtulmuş’tan canlı yayında muhalefete açık çağrı: Karşı çıkın!

Numan Kurtulmuş’tan canlı yayında muhalefete açık çağrı: Karşı çıkın!

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, emekli amirallerin yayınladığı bildiri hakkında CNN TÜRK ekranlarında açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Bunların meselesi millete dert anlatmak değil. Millete ayar vermek, millete parmak sallamak. Öyle anlaşılıyor ki bunun üzerinden de siyasete yön vermektir. Bunu kabul edemeyiz" dedi. Kurtulmuş, muhalefete çağrı yaparak "Burada herkesin başta ana muhalefet partisi olmak üzere herkesi bu normal dışı yollarla Türkiye demokrasisine müdahale etmek isteyen bu girişime karşı çıkmaya, onu protesto etmeye demokrasi adına aynı çizgide buluşmaya davet ediyorum" dedi.

04 Nisan 2021, Pazar 16:51 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, CNN TÜRK canlı yayınında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Her şeyden evvel böyle bir basın açıklamasının gece yarısı yapılmış olması bize bir de böyle Türkiye'nin siyasi konularıyla ilgili mesajlar içermesi, hele orada bir kilit cümle var ki o kilit cümleyle 12 Mart'ı, 12 Eylül'ü, 27 Nisan'ı, 28 Şubat'ı velhasıl askerin sivil siyasete müdahale ettiği dönemleri hatırlatacak bazı kilit cümleler içermiş olması tam manasıyla bir rezalettir. Kabul edilebilir bir durum değildir.


"Efendim... Bizim bir görüşümüz var. Bunu söylemek istiyoruz" diyorlarsa bu beyler bu zatlar çıkarlar günün bir saatinde Beyazıt Meydanı'nda Kızılay Meydanı'nda gerekli yerlerden izin alarak bir basın açıklaması yapabilirler. Ama gece yarısı böyle bir basın açıklaması yapılması, cumartesi gecesi bunun yapılması tamda eski dönemdeki o muhtıraları hatırlatan çağrıştıran bir eylemdir. Hukuksuzdur ve bunun asla kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Bu beyler bu bildiriyi öyle bir ülkede yayınlıyorlar ki 70 yıllık çok partili siyasi tarihimizde çok sayıda darbenin olduğu çok sayıda muhtıranın olduğu bir eski Türkiye var. Ama unuttukları şey şu... Artık eski Türkiye tarih oldu. Eski Türkiye çöplüğe karıştı. 15 Temmuz'dan bu yana yeni Türkiye bütün unsurlarıyla birlikte dipdiri bir şekilde ayaktadır. Ve hiçbir vesayet odağına ve çevresine de bu millet müsaade etmeyecektir.


Türkiye'de demokrasi bütün kurallarıyla işliyor. Eğer bunların siyasette gözü varsa zaten üniformaları yok artık üstlerinde. Buyursunlar hangi siyasi partiye gideceklerse gitsinler siyaset yapsınlar. Millete dertlerini anlatsınlar. Ama bunların meselesi millete dert anlatmak değil. Millete ayar vermek, millete parmak sallamak. Öyle anlaşılıyor ki bunun üzerinden de siyasete yön vermektir. Bunu kabul edemeyiz. Böyle bir şeye Türkiye müsaade etmez. Türkiye demokrasisi buna müsaade etmez.

Bir de zamanla itibarıyla hükümetin hem Doğu Akdeniz'de hem Ege'de hem Suriye'nin kuzeyinde hem Irak'ın kuzeyinde hatta Kafkaslarda güney Kafkaslarda yeni dünyanın getirdiği bu yeni dengeler içerisinde güçlü büyük Türkiye ideali etrafında yürürken bu bildiri sadece siyasete müdahale etme anlamı taşımaz. Aynı zamanda büyük Türkiye'nin idealinde yürüyüşüne çelme takmak anlamına gelir.


Tamamıyla gayri millidir. Hiç bir kelimesi milli bir hassasiyet içermemektedir. Türkiye'nin 72 düvelle boğuştuğu bir dönemde Türkiye'nin içerisinde bir kriz, bir kaos, bir belirsizlik ortamı oluşturmaya dönük bir niyet taştığı görünüyor.

Ve çok açık bir şey daha söyleyeyim. Nasıl Türkiye'de geçmişte darbeler ve muhtıralar dış kaynaklı idiyse bu bildirinin arkasındaki zihniyetin de dış kaynaklı olduğundan hiçbir şüphemiz yoktur. Bunu ciddiye alacağız, ciddiyetle takip edeceğiz. Milletimiz, "Evet. Bunlar emeklidir. Bunlardan hiçbir şey çıkmaz" diye bakmayacağız. Bunların arkasındaki zihniyetle mücadele edeceğiz. Aslolan millettir, milletin üstünde hiçbir beşeri güç yoktur. Türkiye'de demokrasiyi hiçbir kesimi, hiçbir iç ve dış mahfili kesintiye uğratmasına müsaade etmeyeceğiz.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması tam vaktinde ve yerindedir. Ve inşallah bunun sonuçlarını da Türkiye görür. Hukuk içerisinde bu kişilerden ve bu kişilerin arkasındakileri hakkında hesap sorulmalıdır.


BİLDİRİDEKİ 'KANAL İSTANBUL' YORUMU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR?

Bu memlekette imtiyazlı sınıf mıdır emekli general. Diyelim ki emekli Milli Eğitim Müdürleri, emekli Valiler, emekli Cumhuriyet Başsavcıları kalkıp bildiri yayınlasalar bunun ne kadar ciddiyeti varsa bu kişiler de böyle bir ciddiyetsizlik içerisinde davranıyorlar. Kaldı ki Kanal İstanbul meselesinin yani askeri erkanın geçmiş tecrübesiyle ne ilgisi vardır. Bu bir siyasi karardır.

Siyasete bulaşmak istiyorlarsa bunun yolu bildiri değildir. Gidersiniz siyasetin içerisinde yer alırsınız. Kanal İstanbul'u mu istemiyorsunuz, Avrasya Tüneli'ni mi istemiyorsunuz, 3. Havalimanı'nı mı istemiyorsunuz Türkiye'de yapılan hangi yatırıma karışıysanız "biz buna şundan dolayı karşıyız" dersiniz. Millet sizin yüzüne bakıyor mu, bakmıyor mu onu da görürsünüz.

Ama gece karanlığında bir takım mahfillerin arkasına gizlenerek böyle sözleri biraz da bizim milletimizin özelliklerinden birisi olan mertçe söz söyleme özelliğine de hiç uymayan namert bir şekilde bu sözleri söylerseniz bunun bir karşılığı olmaz. Dolayısıyla hiçbir şekilde iyi niyetli olmayan bir bildiriyle karşı karşıyayız. Ve milletimiz gerçekten bunları görüyor. Yakinen takip ediyor.

Bunlara şunu da söylemek lazım. Biraz baksınlar geçmişe... Sonuç itibarıyla kazanmış olan darbelerin bile izlerini 2 yıl içerisinde bu millet silmiştir. 60 darbesine yapanların cevabı hemen 63'te sandıkta vermiştir. 12 Eylül'de darbecilere haddini bildirmiştir. Efendim 28 Şubat'ta darbecilere haddini sandıkta bildirmiştir. Aynı şekilde 27 Mayıs muhtırası darbecilerini de çöp sepetine atmıştır.

Şimdi bunlar biraz da Türkiye'nin yakın tarihinden ders alsınlar. Hele hele 15 Temmuz'dan sonra artık kimse o eski Türkiye rüyalarına girmesin. Türkiye yeni bir Türkiye'dir. Yeni bir şekilde istikametinde tam bağımsız Türkiye istikametinde yürümektedir. Buna çelme takmak isteyen herkes emperyalizmin piyonluğunu yapıyor demektir.

MUHALEFETİN BİLDİRİYE TEPKİSİZ KALMASI

103 ismin ne olduğu ile ilgileniyoruz. Bilmiyoruz, bakmıyoruz bile. Ne de aslında bu bildirinin içeri de önemli değil. Ona da bakmıyoruz. Baktığımız şey şudur. Durduğumuz ana nokta şurası. Bu ülkede bu milletten başka söz sahibi, hak sahibi, yönetimde hakim ve hakem olan hiçbir beşeri unsur yoktur ve olmamalıdır.

Dolayısıyla yönetimlerin nasıl değişeceği de bellidir. Ama maalesef Türkiye'nin cumhuriyet tarihi boyunca siyasi hayat tarihimiz boyunca sandıktan milletin helal oyları çıkmayan çevrelerin hep zihinlerinde "acaba ne zaman bir darbe olur da nasıl bir olağanüstü döneme gideriz. Buradan bize siyasette ekmek çıkar" diye düşündüklerini gördük. Burada siyasette mert ve yiğit bir şekilde demokrasinin yanında durmayan hiç kimseye pay çıkmaz.

AÇIK ÇAĞRI

Burada herkesin başta ana muhalefet partisi olmak üzere herkesi bu normal dışı yollarla Türkiye demokrasisine müdahale etmek isteyen bu girişime karşı çıkmaya, onu protesto etmeye demokrasi adına aynı çizgide buluşmaya davet ediyorum. Evet buyursunlar demokrasi meydanında hükümeti veryansın etsinler, istedikleri kadar eleştirsinler. Buna eyvallah. Ama hükümetin olağan dışı yollarla köşeye sıkıştırılmasına müsaade etmesinler.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İYİ Parti lideri Meral Akşener'den montrö bildirisi açıklaması