Obezite cerrahisi ve tüp mide ameliyatı hakkında bilinmeyenler

Obezite cerrahisi ve tüp mide ameliyatı hakkında bilinmeyenler

Türkiye'de her 4 kişiden 3'ü fazla kilolu. Türkiye'de en fazla obezin bulunduğu şehir ise İstanbul. Modern yaşam şartlarında, gün geçtikçe daha fazla obez olma riskiyle karşı karşıya kalıyoruz. Obezite tedavisinde en etkili yöntem ise tüp mide ameliyatı olarak görülüyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kamil Gülpınar, tüp mide ameliyatı hakkında bilinmeyenleri anlatıyor. / Mine Bozkurt-mine.bozkurt@posta.com.tr

19 Şubat 2020, Çarşamba 12:26 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çağımızın hastalığı olarak adlandırılan obezite, gün geçtikçe daha tehlikeli bir hale geliyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2019 yılında TBMM'ye sunulan raporda, Türkiye'deki her 4 kişiden 3'ünün fazla kilolu olduğu belirtildi. Türkiye'deki obez sayısı son 40 yılda artış gösterdi. Bunun yanı sıra, evlerinden çıkmayan ve gün boyu bilgisayarda oturan çocuklarda da çocukluk obezitesinin arttığı görülüyor. Kalitesiz beslenme, az hareket elbette obezitenin başlıca nedenleri. Ancak uzmanlar obeziteye genetik faktörlerin de neden olduğunu söylüyor.

Türkiye'de Obezitenin Görülme Sıklığı

Sağlık Bakanlığı'nın web sitesinde yayınlanan raporda Türkiye'deki obezite sıklığı erkeklerde yüzde 20.5, kadınlarda ise yüzde 41. Bölgesel dağılıma göre obezite görülme sıklığı ise şöyle;

  • İstanbul: 33,0
  • Batı Marmara: 30,7
  • Doğu Marmara:30,6
  • Ege:28,0
  • Akdeniz: 30,1
  • Batı Anadolu: 33,0
  • Orta Anadolu: 32,9
  • Batı Karadeniz: 31,3
  • Doğu Karadeniz: 33,1
  • Kuzeydoğu Anadolu: 23,5
  • Ortadoğu Anadolu: 20,5
  • Güneydoğu Anadolu: 22,9

Obezite tedavisinde, diyet ve egzersizin yanı sıra, tüp mide ameliyatı da iyi sonuçlar veriyor. Tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) hakkında bilinmesi gerekenleri Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kamil Gülpınar anlattı.

Tüp mide ameliyatı nedir?

Tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi), midenin yüzde 80 oranında kısıtlanarak küçültüldüğü bir bariatrik cerrahi tekniği. Midenin hacmini küçülterek fazla kiloların verilmesini sağlıyor. Midenin yaklaşık dörtte üçü alındığı için kişinin tüketeceği gıda miktarı azaltılarak beslenme alışkanlığı değiştiriliyor.

Midenin küçültülmesinin yanı sıra midenin ghrelin hormonunun salgılandığı fundus kısmı da alınarak kişinin açlık hissinin azalması sağlanıyor.

Tüp mide ameliyatı genel anestezi uygulanarak, laparoskopik yani kapalı ameliyat tekniği ile gerçekleştiriliyor. Karın bölgesinde sadece birkaç küçük kesi açılıyor ve ameliyat sırasında dış kavis boyunca midenin yaklaşık dörtte üçü anatomik yapı korunarak alınıyor.

Ameliyat ortalama 30-45 dakika sürüyor. Minimal kesiler sayesinde iyileşme süreci de oldukça hızlı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kamil Gülpınar, tüp mide ameliyatının komplikasyonu en düşük olan güvenilir bir ameliyat olduğunu söylüyor.

Tüp mide ameliyatının avantajları neler?

Tüp mide ameliyatı, midenin kapasitesini azaltırken doğal yapısını koruyor. Midenin açlık hissini oluşturan ghrelin hormonun bulunduğu kısım da alındığı için sürecin kolaylaşmasına yardımcı oluyor.

Mide çıkışındaki pilor sfinkteri kısmı korunduğu için dumping sendromu riski en aza iniyor. Ülser oluşumu riskini azaltır. Bağırsak bypassı uygulanmadığı için bağırsak tıkanıklığı, marjinal ülser, kansızlık, kemik erimesi, protein ve vitamin yetmezliği oluşma riskleri düşük olur.

Tüp mide ameliyatı kimler için uygun?

Vücut kitle indeksi 35 veya üzeri olan, diyet ve egzersizle kilo kaybı sağlayamamış olan, aşırı kiloları nedeniyle diyabet, uyku apnesi, yüksek tansiyon veya osteoartrit gibi çeşitli sağlık sorunları yaşamaya başlayan herkes, uzmanlara danışarak tüp mide ameliyatı yaptırabilir.

İyileşme süreci nasıl?

Tüp mide ameliyatı olan hasta, 2-3 saat sonra yürümeye başlayabilir. Hasta, ilk gün birkaç yudum su, sonraki gün bardakla su içmeye başlayabilir.

İlk hafta hasta su, elma suyu, soya sütü, tanesiz çorba gibi sıvı diyet eşliğinde evine gönderilir.

Hastanın sağlıklı bir şekilde beslenebilmesi için özel bir diyet programı hazırlanıyor. Bu diyet ilk hafta berrak sıvılar, ikinci hafta çorba kıvamında sıvı gıdalar, iki hafta sonrasında püre gıdalardan oluşuyor.

Birinci aydan itibaren çok iyi çiğnemek ve yavaş yavaş yemek kaydıyla katı gıdalarla beslenmeye başlanabilir. Hedeflenen miktarda kilo verilmesini sağlamak için diyet kurallarına uymak ve düzenli egzersiz yapmak da çok önemli.

Mine Bozkurt

mine.bozkurt@posta.com.tr



Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları