'Öcalan'a ev hapsini vicdanlar kabul etmez'

'Öcalan'a ev hapsini vicdanlar kabul etmez'

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel CNN Türk Ankara Temsilcisi Hande Fırat'a röportaj verdi

25 Kasım 2011, Cuma 22:45 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

 Terörle mücadelede başarıya ulaşılamadığı yönündeki eleştirelere katılmadığını belirten Org. Özel, "Özel, "Terörle mücadelede başarıya ulaşılmadığı görüşüne katılmıyorum. Uzun soluklu bir mücadeledir. Sonuç almak için iç ve dış kaynaklar kurutulmalıdır" dedi. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın ev hapsi taleplerini ile ilgili konuşan Necdet Özel, "Vatandaşlarımızın devlete olan güveni zedelenir. Bu talepleri hayretle karşılıyorum. Türk kamuoyu ve vicdanlar bunu kabul etmez" diye konuştu. Hasdal ziyaretinin insani bir ziyaret olduğunu belirten Genelkurmay Başkanı Özel, 30 Ağustos öncesindeki YAŞ’taki istifa krizi ile ilgili olarak, "Demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle, isteyen istediği şekilde değerlendirme yapabilir. Ancak bu değerlendirmelerin, duygusallıktan uzak, önyargısız, kişileri yakından tanıyarak ve mesleki hiyerarşi dikkate alınarak objektif bir şekilde yapılmasının faziletli bir davranış olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

TERÖRLE MÜCADELE

CNN Türk Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın sorularını yazılı olarak yanıtlayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, bir çok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Terörle mücadelede başarıya ulaşılamadığı yönündeki eleştirilere katılmadığını vurgulayan Özel, bu konuda bazı eksikliklerin olduğunu söyleyen dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un açıklamalarını da değerlendirdi. Necdet Özel şunları söyledi: "Terörle mücadele konusunda başarıya ulaşılamadığı görüşünüze katılmıyorum. Başarısızlık söz konusu olsa idi bölücü terör örgütü bugün amaçladığı hedefe ulaşmış olurdu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, devletiminiz diğer kurumları ile birlikte sürdürdüğü kararlı mücadelesi, terör örgütünün hedefine ulaşmasını engellemiştir. Başarısızlık kavramından bahsedilirken resmin tamamının görülmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Ayrıca unutulmamalıdır ki terörle mücadele; uzun soluklu bir mücadele şeklidir. Terörü besleyen iç ve dış kaynakları kurutmadan, sonuç almanın da zor olduğu bir gerçektir. Sayın Komutanımızın ifade ettikleri konuları, birkaç münferit olaya ait değerlendirmeleri içeren kurum içi bir özeleştiri olarak değerlendiriyorum. TSK’de her olay derinliğine incelenir, çıkarılan sonuçlar ve alınacak dersler personelin eğitimine yansıtılır. Bölgenin çoğrafi yapısının yanı sıra bölücü terör örgütünün, kanun başta olmak üzere hiçbir konuda sınır tanımayan, insani değerleri yok sayan, masum vatandaşlarımızı, güvenlik güçlerimizi, millek olarak birlik ve beraberliğimizi hedef alan insanlık dışı yöntemleri ile iç ve dış destekler dikkate alındığında, teröristle mücadelenin ne derece zor ve olağanüstü koşullarda yerine getirildiğine dikkatleri çekmek istiyorum. Eli kanlı, gözü dönmüş, insanlığın yarattığı değerleri hiçe sayan bölücü terör örgütünün etkisiz hale getirilmesi; bedeli ne olursa olsun, milletimizin huzur ve güvenliği, ülkemizin birlik ve bütünlüğü için hayatidir ve TSK olarak bu bilinçle mücadelemize devam ediyoruz."

PROFESYONEL ORDU


Terörle mücadele konusunda ordu içerisinde başlatılan profesyonelleştirme çalışmalarının sürdürüldüğünü söyleyen Org. Özel uzman personel oranının yüzde 35 seviyesine çıkarıldığını söyledi. Özel şunları söyledi: "Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlardan oluşan uzman personel oranı 2000 yılında TSK genel mevcudunun yaklaşık olarak yüzde 20’si iken, halihazırda yüzde 35 seviyesine yükseltilmiştir. Komando Tugaylarının uzmanlaşması amacıyla 2007 yılında başlatılan uzman erbaş temin faaliyeti sonucunda Kara Kuvvetleri Komutanlığından 5, Genelkurmay Başkanlığından 1 Komando Tugayımızın operasyona katılan unsurlarının tamamı uzman erbaşlardan oluşturulmuştur. Halen, 5 Komando Tugayı, 1 Jandarma Komando Tugayı, 19 Jandarma Özel Harekat Taburu ve Özel Kuvvetler Komutanlığının operasyonlara katılan unsurlarının tamamı uzman personeldir. 2012 yılı içerisinde, iki Jandarma Komando Alayının birer taburunun uzman erbaşa dönüştürülmesi ve diğer birliklerin uzman personel eksikliğinin giderilmesi çalışmalarına başlanmıştır. Diğer taraftan, öncelikle hudut birliklerinde görevlendirmek üzere uzman personel istihdamı kapsamında sözleşmeli erbaş ve er teminine devam edilmektedir. 2011 yılı için, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görevlendirilmek üzere, 5 bin 103 kişilik sözleşmeli er kontenjanı için 17 bin 827 kişi müracaat etmesine rağmen 3 bin 038 kişi test ve mülakat için bizzat gelerek başvurmuş, bunların bin 992’si test ve mülakatı kazanmış, ancak sağlık muayeneleri soncunda 783 kişi 28 Kasım 2011’de eğitime başlama hakkını elde etmiştir. 2012 yıl için ayrıca 10 bin 659 kişinin temini planlanmıştır. Başvurular başlamış olup 31 Aralık tarihine kadar devam edecektir. Halen 9 bin 761 kişi müracaat etmiştir."

SINIR KARAKOLLARI

Terör örgütü tarafından sınır karakollarına yapılan ve şehitlerin verildiği saldırılar sonrasında gündeme gelen TOKİ tarafından yapılacak sınır karakollarının da rakamlarını veren Org. Özel,"Kara Kuvvetleri Komutanlığı için 155 adet, Jandarma Genel Komutanlığı için 228 olmak üzere toplam 383 adet karakol inşası planlanmıştır. Bugün itibari ile; 65 adedi TOKİ, 13 adedi MSB tarafından tamamlanan toplam 78 adet karakol teslim alınmış, 164 adedi TOKİ, 10 adedi MSB, 21 adedi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Jandarma İnşaat Birlikleri tarafından olmak üzere toplam 195 adedinin inşaatı, 83 adedi TOKİ, 3 adedi MSB, 24 adedi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Jandarma İnşaat Birlikleri tarafından olmak üzere toplam 110 adedinin ise projelendirme çalışmaları devam etmektedir" dedi.

BEDELLİ ASKERLİK


Bedelli askerlikle ilgili Genelkurmay’ın resmi görüşünün Ekim 2010’da Başbakan’a sunulduğunu dile getiren Org. Özel şunları söyledi: "Geçen yıl bedelli askerlik uygulaması ’Askerlik Sisteminin Yeniden Değerlendirilmesi’ çalışması içinde ele alınmış ve çalışma sonuçları Genelkurmay Başkanlığının resmi görüşü olarak Ekim 2010’da Sayın Başbakana sunulmuştur. Ancak, konu seçim öncesinde gündeme gelmemiş, genel seçimden sonra ülkenin önemli gündem maddelerinin ön sıralarında yer almıştır. Bu durum üzerine eski çalışmadan da büyük ölçüde istifade ederek ve hassasiyetlerimizi tekrarlayarak, kurumsal görüşümüzü ilgili makamlarla paylaştım. Bilindiği üzere, demokratik parlamenter sistemde, karar mercii yürütme ve yasama organıdır. 22 Kasım 2011 tarihinde Sayın Başbakan tarafından bedelli askerlik uygulamasının esasları kamuoyuna açıklanmıştır."

"ÖCALAN’A EV HAPSİNİ VİCDANLAR KABUL ETMEZ"

Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a ev hapsi taleplerini de değerlendiren Necdet Özel, bu talebin toplumu derinden yaralayacağını belirtirken, "Hukuku, gerçek ve evrensel anlamışla içselleştirmiş bir hukuk devletinde suçun cezasız kalması hele hele cezanın çeşitli saiklerle hafifletilmesi veya değiştirilmesi söz konusu olmamalıdır. Aksi durum, vatandaşlarımızın adalet duygusunu rencide eder ve devlete olan güveni zedeler. Bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinde, bu güne kadar on binlerce vatandaşımızın ölümünün sorumlusu olduğuna dair kesinleşmiş yargı hükmüne rağmen, terörist başının cezasının hafifletilmesi anlamına gelen taleplerin gündeme getirilmesini hayretle karşılıyorum. Böyle bir sonucu, Türk kamuoyunun ve vicdanlarının kabul etmeyeceğini düşünüyorum" diye konuştu.

’KARAYILAN YAKALANDI’ İDDİASI


Org. Necdet Özel, Murat Karayılan’ın İran tarafından yakalandığı yönünde Genelkurmay’ın elinde bir bilgi olup olmadığı yönündeki soruyu ise, "Açık kaynaklarda söylenti şeklinde yer alan ve bir çok kişi tarafından gerçek dışı dolduğu belirtilen konuya ilişkin TSK’nde herhangi bir bilgi mevcut değildir" şeklinde yanıtladı.

KAZAN VADİSİ OPERASYONU

Kazan Vadisi operasyonunda bölgeye gitme nedeni sorulan Genelkurmay Başkanı Özel, "Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan tüm komutanlar, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de gerekli gördükleri yer ve zamanda birliklerinin yanında olmayı temel ilke edinmişlerdir. Orada bulunmamız tamamen bu ilke çerçevesindedir" dedi.

F-16’LARIN KAYNAK KODLARININ TÜRKİYE’YE VERİLMESİ

F-16’ların uçuş sistemi ve silahlarını tamamen kontrol eden bilgisayar programının kaynak kodlarının Türkiye’ye verilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Org. Özel, "Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan F-16 uçakları üzerinde devam eden modernizasyon çalışması kapsamında uçaklara yeni görev bilgisayarları entegre edilmektedir. F-16 kaynak kodlarını kullanarak yazılımda değişiklik yapma kabiliyetinin kazanılması amacıyla ABD tarafı ile görüşmelere devam edilmektedir" diye konuştu.

HERONLAR

İsrail’e giden insansız hava araçları Heronların Türkiye’ye teslim edildiğini belirten Özel, "Heron İnsansız Hava Aracı (İHA) sisteminin 2010 yılında tedarik edilmesinden sonra, hiçbir İHA İsrail’e gönderilmemiş, ancak bazı alt üniteler ile İHA motorları sözleşme kapsamında bakım ve onarım amaçlı olarak İsrail’e gönderilmiştir. İsrail’e gönderilen beş adet İHA motorunun, iki adedi Ekim 2011 ayında ve üç adedi ise Kasım 2011 ayında bakım ve onarımları tamamlanarak Türkiye’ye iade edilmiştir" dedi.

İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI

ABD’nin Irak’tan çekilirken Türkiye’ye vereceğini açıkladığı Predator insansız hava araçlarının 23 Kasımdan itibaren görev uçuşlarına başladığını ifade eden Özel, "Terörle mücadele kapsamında Türkiye’ye istihbarat desteği sağlayacak ABD’ye ait 4 adet predator insansız hava aracı Irak’tan İncirlik’e intikal etmis ve 23 Kasım 2011 tarihinden itibaren görev uçuşlarına İncirlik’ten başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölücü terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede insansız hava araçlarının önemli katkısı vardır. Bu maksatla ABD’den Predatör alma konusunda resmi girişimimiz devam etmektedir. Elbette bu satışın gerçekleşmesi bir süreci takip etmektedir. Bu sürecin biran önce tamamlanmasını bekliyoruz. Ancak bununla yetinmiyoruz. Ulusal sanayi imkanlarımızı kullanarak kendi İHA’mızı yakın bir zamanda devreye sokacağız. Böylece dışa bağımlılıktan kurtulmayı hedeflemiş bulunuyoruz" dedi.

FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ

Org. Necdet Özel İncirlik Üssü’nün istihbarat üssü olmasının söz konusu olmadığını belirtirken, Türkiye’ye kurulacak Füze savunma sistemi ile ilgili şunları söyledi: "2010 yılında icra edilen NATO Lizbon Zirvesinde İttifakın NATO Füze Savunması yeteneği kazanması kararı alınmıştır. Bu karar çerçevesinde belirlenen faaliyet programında, 2012 yılı NATO zirvesinden önce Füze Savunması Geçici Yeteneğinin kazanılması hedeflenmektedir. Bu yeteneğin bir unsurunu teşkil edecek olan ve Türkiye’de konuşlandırılacak erken ikaz ve ihbar radarının 2011 yılı sonuna kadar operasyonel hale getirilmesi öngörülmektedir."

HASDAL ZİYARETİ

Hasdal ziyareti ile ilgili konuşan Org. Özel, ziyaretin insani bir ziyaret olduğunu belirterek, "Malum soruşturma ve davalar nedeniyle tutuklu bulunan muvazzaf TSK personeli, yıllarca birlikte görev yaptığımız, aynı ortak kaderi paylaştığımız silah arkadaşlarımdır. Ziyaretimin amacı tamamen insanidir ve Bayram kutlamasıdır. Ben ve diğer Komutan arkadaşlarımın ziyaretleri bu amaca yöneliktir. Henüz hüküm giymemiş ve TSK’de rütbe ve makam sahibi bu kişileri ziyaret etmemizin Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleneklerinde yer alan silah arkadaşlığı kavramı kapsamında, vicdani sorumluluğumuzun bir gereği olduğunu değerlendiriyorum. Ziyaretimize başka bir anlam yüklemek son derece yakışıksız bir davranıştır. Diğer yandan, TSK, hukukun üstünlüğüne her zaman büyük önem vermektedir. Bu nedenle, soruşturma ve davaların devam ettiği bu safhada konuyla ilgili olarak başka bir değerlendirme yapmayı uygun bulmuyorum. Görevime başlamadan önce, tutuklanan personel sayısının artması üzerine, ihtiyaca binaen, 3’üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Ceza ve Tutukevi teşkilatına dahil olacak şekilde Hasdal’a ilave olarak Hadımköy’de yeni bir askeri ceza ve tutukevinin faaliyete geçmesine karar verilmiş ve gerekli hazırlıklar yapılmıştır. Hazırlıkların tamamlanmasını müteakip Bayramdan sonra bazı arkadaşlarım Hasdal’dan Hadımköy’e nakledilmişlerdir" dedi.

YAŞ İSTİFALARI

30 Ağustos öncesinde gelen YAŞ istifaları ile ilgili konuşan Özel şunları söyledi: "Demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle, isteyen istediği şekilde değerlendirme yapabilir. Ancak bu değerlendirmelerin, duygusallıktan uzak, önyargısız, kişileri yakından tanıyarak ve mesleki hiyerarşi dikkate alınarak objektif bir şekilde yapılmasının faziletli bir davranış olduğunu düşünüyorum. TSK gibi çok ulvi bir kuruluşu komuta etmenin gururunu ve onurunu taşıyorum. Bu görevin sorumluluğuna müdrik bir birey olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesine, anayasamızda belirtilen temel ilkelere ve içtiğim askerlik andına bağlı kalarak, görevime odaklı, insan merkezli, ortak akıl kullanarak, yetkililerle konuşarak, diyalog kurarak, sorunlara çözüm arayan şeffaf bir yönetim anlayışla bana tevdi edilen bu şerefli kamu hizmetini yapmak arzusundayım."

Görkem DERVİŞ/ ANKARA, (DHA) 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Cumhurbaşkanı Erdoğan, FİFA Başkanı’nı kabul etti