Odaklanma problemi yaşayanlara 5 mini dizi önerisi

Karantina döneminde yapabileceklerim kısıtlı. Pek çoğumuz dizi ve filmlere sarıldı. Ancak bazen karantina psikolojisinde modumuz o kadar düşüyor ki, hiçbir şeye odaklanamıyor ve bir şey izlemek istemiyoruz. Devamında da sıkılmaya başlıyoruz. Mini diziler tam da burada imdadımıza yetişiyor. Bir sezondan daha kısa, 4 ila 6 bölüm arasındaki mini diziler konsantrasyon problemi yaşayanların en iyi dostu. Mini dizi de olsa zamanımı boşa harcamak istemiyorum diyorsanız işte en iyi 5 mini dizi önerisi!

22 Mayıs 2020, Cuma 17:12 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
The Night of (2016)

The Night of (2016)

Kafası dumanlı olarak bir genç kadının mutfağında uyandığında saatler önce tanıştığı Andrea'yı yatakta ölü halde bulan Nasir ne yapacağını şaşırır... Masumiyetini kanıtlama çabasını konu alan yapım, 8 bölümden oluşuyor. Babasının taksisini alıp bir partiye gidecekken güzel bir kıza takılan ve kendini kızın cinayet zanlısı olarak bulan Pakistan kökenli bir üniversite öğrencisinin başına gelenler adalet sistemin yeniden sorgulatıyor.

Şahsiyet (2018)

Şahsiyet (2018)

2018 yılına damgasını vurmayı başaran efsanevi mini dizi “Şahsiyet” dizisinin başrollerinde Haluk Bilginer, Cansu Dere ve Metin Ülger yer alıyor. Ünlü yönetmen Hakan Günday’ın ortaya koyduğu baş yapıt niteliğindeki bu mini dizide ana karakter Agah Bey’in Alzheimer hastalığına yakalanmasıyla başlayan serüveni konu alıyor. Başta yaşamına dair tüm bildiklerini unutacağını düşünen ve üzülen Agah Bey sonrasında bu durumu bir fırsata çevirerek yıllardır ertelediği bir cinayeti işleyip sonrasında unutacağı için vicdan azabı çekmeyeceğini düşünür. Haluk Bilginer’in göstermiş olduğu mükemmel oyunculuk performansı başarılı aktöre Uluslararası Emmy ödülünü kazandırmıştır.

Angels in America (2003)

Angels in America (2003)

Yönetmenlik kariyerine 1966 yapımı ve 5 Oscar’lı Kim Korkar Virginia Woolf’tan? – Who’s Afraid of Virginia Woolf? gibi bir başyapıtla adım atan Birdcage, The Graduate gibi sinemaya yön veren yapımların yönetmeni Mike Nichols’ın, “Dizi sinema kadar güçlü olabilir mi?” sorusuna tokat gibi çarpan mini dizisi Angels in America, HBO tarafından ilk yayınlandığında kitleler tarafından ayakta alkışlandı, Emmy ve Altın Küre adaylıklarının çoğunu ödülle taçlandırdı. Oyuncu kadrosunda Meryl Streep, Emma Thompson, Al Pacino gibi büyük isimlerin yer aldığı dizi, 1980’lerdeki AIDS krizini konu alan Tony Kushner imzalı Pulitzer ödüllü oyununun uyarlaması. Farklı karakterlerin hikâyelerinin belli oranda kesişmesiyle şekillenen anlatı 6 bölümden oluşuyor ve aslında her biri bir filmlik görkemli ve büyük prodüksiyon ile tasarlanmış bu bölümler, herhangi bir televizyon ekranında görmeye pek de alışık olmadığımız şekilde son derece yaratıcı bir politik söylemle Amerika toplumuna dair büyük bir eleştiri getiriyor.


Mildred Pierce (2011)

Mildred Pierce (2011)

Eşinden boşanan Mildred’ın bir restoran açmaya karar vermesi, hayata karşı sert duruşunu ortaya koyduğu ilginç bir yolculuğun kapısını aralar. Kızı Veda ile ilişkisini etkileyen bu olay Mildred’ın zor günler yaşamasına sebep olur. Artık kolaylıkla “usta” olarak niteleyebileceğimiz oyuncu Kate Winslet’ın kıyılara gizlenen performansıyla hatırlanmasına rağmen Mildred Pierce, usta yönetmen Todd Haynes’in de en başarılı işlerinden biri olan olarak değerlendirilebilir. Daha önce 1945’te, Michael Curtiz’in yönettiği, film noir janrına yakın duran bir uyarlaması yapılan, James M. Cain romanından uyarlanan dizi, Haynes’in detaylar üzerinden dünya yaratma konusundaki ustalığını gözler önüne seriyor. Öyle ki dizinin adını, yönetmenin Carol, Cennetten Çok Uzakta – Far from Heaven ya da Beni Orada Arama – I’m Not There gibi başyapıtlarının yanına yazsak abartmış sayılmayız.

Unorthodox (2019)

Unorthodox (2019)

Deborah Feldman’ın çok satan anılarının uyarlaması olan dizide Hasidik Yahudi toplumundan Esty’nin New York’tan Berlin’e kaçma hikâyesi anlatılıyor. Kadınların her türlü özgürlükten yoksun kaldığı ve genç yaşta evlendirilerek çocuk yapmaya mecbur bırakıldığı toplulukta yaşayan Esty, bu davaya inancı olsa da sonunda kendine dayatılanlara dayanamıyor. Ailesini terk edip Berlin’e yerleştiği için kızgın olduğu annesi gibi o da çareyi kaçmakta buluyor. 19 yaşında ve hamile olmasına, katı bir toplulukta yetiştirilmesine rağmen umudunu kaybetmeyen Esty’nin hikâyesi, huzur verici bir dinginliğe de sahip. Berlin’de kendine konservatuar öğrencisi olarak yepyeni bir hayat kurmak için çabalayan baş karakterin akıcı macerası, bir çırpıda bitiveriyor. Bugünün dünyasına ait bir distopyaya ışık tutan Unorthodox, izleme listeleri için her açıdan güzel bir seçenek.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Kırmızı halı, nasıl kırmızı halı oldu?