'Öldü' deyip canlı bomba yapıyorlar!

PKK, DAEŞ ve DHKP-C 'öldü' dedikleri terör örgütü mensuplarını 'canlı bomba' yapıyor. Bu sayede canlı bombanın polis ve istihbaratın takibinden kurtulması amaçlanıyor

23 Mart 2016, Çarşamba 11:36
A A
'Öldü' deyip canlı bomba yapıyorlar!

Kolluk kuvvetlerinin operasyonları ile özellikle Güneydoğu ve Suriye sınırı hattında köşeye sıkışan örgütler, amaçlarına ulaşmak için şeytani yollar deniyorlar.

Eylemcilerin bazı canlı bomba saldırılarında “mülteciler” arasından seçilmesi, Sur ve Cizre gibi ilçelerde “sabıkasız” gençlerin kullanılması bu yollardan bazıları.

Güvenlik güçlerinin takibinden kaçmak isteyen örgütler, canlı bomba olarak seçtiği kişileri de çatışmalarda 'ölmüş' gibi gösteriyor.

Bu yolla canlı bomba yapılan teröristlerin. polis ve istihbaratın takibinden kurtularak rahat hareket edebilmeleri amaçlanıyor.

O TERÖRİSTİN SUÇ KAYDI YOKTU

Türkiye gazetesinin haberine göre, “PKK, DAEŞ ve DHKP-C’nin son altı ayda yaptığı saldırılarda söz konusu yöntemleri kullanıyor.

İlk olarak DAEŞ’in12 Ekim’de Ankara Tren Garı’na yaptığı saldırıda 102 kişi ölmüştü. Saldırıyı gerçekleştirenlerden Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün suç kaydı yoktu.

 

 

DEŞİFRE OLUNCA 'ÖLDÜ' DEDİLER

3 ay sonra İstanbul Sultanahmet’te 15 turistin ölümüne sebep olan canlı bomba saldırısını gerçekleştiren Nabil Fadli’ydi. Mülteci kılığında Türkiye’ye giriş yapan Fadli’nin herhangi bir suç kaydı yoktu. DAEŞ’in bombacılarının deşifre olmasıyla, Fadli’nin ismi ‘öldü’ duyurusuyla kamufle edilmişti. Bu sayede kimliği ortaya çıkmamıştı.

 

 

MÜLTECİ KILIĞINDA GELDİ

Aradan 1 ay geçmesinin ardından Ankara 2. defa kalbinden vuruldu. Merasim Sokakta askeri servis araçlarına yönelik  saldırıda 29 kişi hayatını kaybetti. Yöntem de kişiler de yine aynıydı. Önce Salih Neccar olarak mülteci kılığında Gaziantep’ten Türkiye’ye geçiş yaptığı belirlenen kişinin Abdülbaki Sömer olduğu ortaya çıktı. Söz konusu canlı bombanın ailesi tarafından “kayıp” olduğu bildirilmişti.

CANLI BOMBA LİSTESİNDEYDİLER

3 Mart’ta 2 DHKPC’li Çiğdem Yakşi ve Berna Yılmaz Bayrampaşa’da ki çevik kuvvete saldırı düzenlediler. 2 isim de emniyet birimleri tarafından hazırlanan canlı bomba listesindeydi. Daha sonra polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 2 ismin de öldürüldüğü açıklanmıştı. Yakşi 19 ay boyunca DHKP-C terör örgütüne üyelikten tutuklu kalmıştı. Her iki isim de aranıyordu

'AİLESİ HABER ALAMIYORDU'

Aradan 1 ay bile geçmeden 3 Mart’ta Ankara’nın göbeği Kızılay’da 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan yine bir canlı bomba yüklü araçla saldırı gerçekleşti. Canlı bomba bu sefer bir kadındı. Seher Çağla Demir, 2012’de Balıkesir’de üniversiteye yazıldığından beri ailesi haber alamıyordu. Tekirdağ’da yaşayan ailesi kayıp ilanı vermişti. PKK terör örgütü üyeliğinden tutuksuz yargılanıyordu. Dahok’a giderek orada PKK kamplarında bomba eğitimi aldığı tespit edilmişti.

 

 

ONUN DA SUÇ KAYDI YOKTU 

 İstiklal Caddesi’nde 19 Mart'ta DAEŞ’li canlı bomba Mehmet Öztürk'ün düzenlediği saldırıda 5 kişi öldü. Gaziantepli Öztürk’ün yine suç kaydı yoktu. Ancak 3 yıldır aranıyordu.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Bağlar'da sokağa çıkma yasağı kalktı