Onur Akın: Beni dinleyenlerin hepsi solcu olsa devrim olurdu

Onu muhalif bir sanatçı olarak tanıyoruz. Sadece politik duruşuyla değil, hayattaki çizgisiyle de muhalif biri Onur Akın. Üç yıl aradan sonra yeni albümü 'Beni Düşün Unutma'yla yeniden sevenleriyle buluşuyor.Politik şarkıların adamı olmaktan biraz yorulmuş anlaşılan,''İnsanların aşklarına, sevdalarına, hayatlarındaki sıkıntılarına dair besteler yapmam lazım'' diyor

09 Eylül 2018, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
A A

ALEV GÜRSOY CİMİN

alev.gursoy@posta.com.tr

■ Yeni albümünüz hayırlı olsun. Uzun zaman sonra tekrar sevenlerinizlesiniz...

Çok teşekkür ediyorum. Üç yıl aradan sonra ‘Beni Düşün Unutma’ çıktı. Albüm diyemeyiz aslında. Dört şarkılık dijital single bu. İlk klibimi de ‘Aha Sana’ şarkısına çektim. Hiciv, taşlama tarzında bir şarkı. 

■ Neden ‘Aha Sana’ gibi ‘atarlı’ bir şarkı? Pek sizin tarzınız değil aslında...

Atarlı giderli şarkılarım oldu ama daha çok politik atar giderlerim oldu. Ya politik şarkılar yaptım ya da aşka, sevdaya dair. ‘Aha Sana’ biraz daha halk dili, içinde rest barındıran bir söz. Son iki yıldır kendi özel yaşantımda dostluklarımdan, yakın arkadaşlarımdan yediğim darbeler sebebiyle çıktı bu şarkı ortaya. Unutamadığım ağır darbeler yaşatan insanlar oldu; onlar kendilerini biliyor. Ben de bunları hayatımın dışına attım. 

■ Diğer şarkıların bir hikayesi var mı?

Sevgili rahmetli Yusuf Hayaloğlu’nun ‘Beni Düşün Unutma’ şiirini besteledim. Sivas’ta yakılan Türk şiirinin önemli şairlerinden Metin Altınok’un ‘Sarıl Bana’ isimli duygusal bir şarkısı var, Fatsalı şair Avni Kayasal’ın şiirinden yaptığım ‘Bergüzar’ diye bir şiir var. 

■ Türkiye’de en çok söz ve beste yazan isimlerin başında geliyorsunuz...

Yusuf Hayaloğlu’nun bir lafı vardı, “Üç yalnız dağ vardır” derdi. “Biri Zülfü Livaneli, biri Onur Akın, biri Ahmet Kaya... Biz en çok beste yapmış ama aynı zamanda birbirini taklit etmemiş insanlarız. Ben hayatım boyunca bütün varoluş nedenimi besteciliğe bağladım. Yorumculuktan daha öte besteciliğim var. Üreten insan ayakta kalır her zaman. Üretenlere hiçbir şey olmaz. Kim zamanında üretip kendi dağını yaratmışsa onlar hep ayakta kalmıştır. Ben de 30 senedir hiç yalnız kalmadım. 

■ Özgün müzik Türkiye’de hâlâ değerini koruyor mu sizce?

Özgün müziğinin tanımına da karşı çıktım, ben zaten her şeye karşıyım (Gülüyor). Özgün müzik diye bir tanımlama olmaz. Müzikte böyle bir kategori yok. Kendine özgü sanatçılar vardır mesela en özgünü Özdemir Erdoğan’dır, Timur Selçuk’tur. Kayahan çok özgündür. Yaka kartı kimliği netleşmiş besteciler vardır. Melodi başlar başlamaz bu, bunun şarkısıdır diye hemen ipucu verir. Bunların hepsi özgün müzikçidir ama özgün müzik diye bir tarz yoktur. 

■ Sizin muhalif bir duruşunuz var ama şarkılarınıza baktığımız zaman, ‘Asi Mavi’ ‘Gaybana Geceler’ gibi parçalarınızı her kesim dinliyor.

Sanatın sağı solu olmaz. Sanat halk içindir. Zaten Türkiye’de bu kadar solcu ya da CHP’li olsa devrim olurdu. Benim kasetlerim milyonlar sattı. Bütün şirketlerin transfer ettiği sanatçılardan biriydim. Bir konserimde başörtülü bir kızcağız altın kutusu uzattı. “Onur Bey bu taşı Medine’den getirdim, sizi çok seviyorum” dedi. Böyle bir kitle de var. Aşkın, sevdanın, sevginin sağı solu olmaz.

SANAT TOPLUMLARI BİRLEŞTİRİR

■ Sanat toplumu birlikte tutmaya yetecek kadar güçlü mü sizce?

Sanat tutkal gibidir, birleştirir. Hayatım boyunca toplumun bu kadar bölündüğünü, parçalandığını görmedim, yaşamadım. Burada siyasetçilerin payı çok büyük. Balık baştan kokar. Bu dostluğu sağlayacak en büyük güç yine sanattır. Hayatım boyunca buna inandım.

YAVUZ BİNGÖL’Ü HÂLÂ ÇOK SEVİYORUM ONUN MUTSUZ OLMASINI İSTEMEM

■ Yavuz Bingöl eski dostunuz. Son yıllardaki duruşu, verdiği röportajlar çok konuşuluyor. Siz de kırgınsınız sanırım.

Bu konuda bakışım farklı. Yavuz’u hâlâ çok seviyorum. Lakin şu an görüşmüyoruz. Çünkü Ahmet Hakan’a verdiği röportajdan sonra sürdürdüğü çizgiye, söylediği hiçbir şeye katılmıyorum. Söylediklerini savunmuyorum. Ama sonuçta 30 yıllık bir geçmişimiz var. Ben onun kötü duruma, mutsuz duruma düşmesini hiçbir zaman istemem. Ama şunu da sormak istiyorum ona. Taş atmış bana bir röportajında. “Onların kırmızı halıları, kırmızı plakalı arabaları var” demiş. Neredeymiş koltuğumuz? Beni daha fazla konuşturmasınlar. Benim ne kadar malım varsa satarım, yine de kimseye biat etmem.

Yavuz Bingöl

BİZİM MAHALLEMİZ HİÇBİR ZAMAN İKTİDARIN YANI OLMAZ

■ O neden kırgın size?

Hiç aramadık sormadık diye kırgınmış! Şu an Yavuz’un geldiği nokta doğru değil. Onun röportajları çıktığı zaman ben Edip Abi (Akbayram) ile yan yanaydım. Edip Abiyi arayan gazete daha sonra beni arıyor. İkimiz de ortak karar alarak bu konuda yorum yapmak istemedik. Lehine bir söz konuşamazdık o durumda. Ama aleyhine de konuşmak istemedik. Bu da bizim dostluğumuza, gençliğimize binaen, onu bir nevi korumak kollamaktır. Onun için neden kötü bir şey söyleyeyim? Yavuz özünde iyi bir insandır. Bunu her zaman söylerim.

Röportajını okuyunca kızım beni aradı. “Baba Yavuz amca ne yapıyor? Neden böyle yapıyor?” dedi. Ben de “Bilmiyorum kızım ne yapayım, ben de şaşkınım” dedim. Kızım bile şaşkın çünkü onun elinde büyüdü, Eylül. Yılmaz Odabaşı’nın bir şiirini bestelemiştim. Der ki o şiirde, “Kısa bir öyküdür hayat, uğruna upuzun acılar çektiğimiz. Kısa bir türküdür. Bir kez daha söylemek için delirdiğimiz.”

Herkes o öyküyü bir kere yazabilecek, bir kere söyleyebilecek. Bunun bilincinde olunabilse keşke. Ama yine söylüyorum; ben onun mutsuz olmasını istemem, eğer mutluysa o mahallede... Diyecek bir şey yok. 

■ Sizin mahalleniz neresi?

Bizim mahallemiz hiçbir zaman iktidarın yanı değildir. Bizim mahallemiz her zaman muhaliftir. Benim desteklediğim parti iktidara gelse bile ben yine hayat boyu muhalifim. Çünkü bu kez de halkın yanında yer alırım.

CHP’YE ÇOK DESTEK VERDİM EVET AMA BURAYA KADAR

■ CHP’ye çok destek verdiniz zamanında. Şimdi ne düşünüyorsunuz?

Evet, CHP’ye çok destek verdim ama buraya kadar. Hayatımı CHP’ye ya da Kemal Kılıçdaroğlu’na adayamam. Benim daha büyük amaçlarım var. Benim sadece politik şarkılar değil, insanların aşklarına, sevdalarına, hayatlarındaki sıkıntılarına dair besteler yapmam lazım. CHP’ye en büyük desteği özgür irademle sol bir sanatçı olarak verdim. Bu açıdan vicdanım rahat. Ama benden buraya kadar... 

■ Sever misiniz Kılıçdaroğlu’nu?

Tabii insan olarak çok severim. Gerçekten görüp görebileceğiniz en naif, en kibar, en beyefendi, en düzgün en namuslu insanlardan biri. 

■ Muharrem İnce’yi mi Kılıçdaroğlu’nu mu destekliyorsunuz?

Öyle bir ayrıma giremem, gerek yok. Elimden geleni yaptım, kendime albüm yapmadım, CHP şarkıları yaptım, anlatabiliyor muyum? Ama yapabileceğim, enerjim de bu kadar. Benim sevda şarkılarımı da bekleyen milyonlarca insan var.


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.