Osmanlı modası Avrupa'yı fethetmişti

Osmanlı modası Avrupa'yı fethetmişti

Ortaçağ'ı henüz tamamlamadığı yıllarda Avrupa, İstanbul'dan yayılan Osmanlı medeniyetinin türlü eserlerini tanımaya ve onlardan etkilenmeye başlamıştı...

19 Mayıs 2012, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bizans’ın ihtişamlı başkenti İstanbul, Türklerin eline geçtikten sonra, Osmanlı medeniyeti Avrupa’nın kültür merkezleriyle daha yakın ilişki içine girdi. Sonunda da dantel mendiller, halılar, savaş silahları, kaftanlar, çiniler Avrupalılar için vazgeçilmez oldu. NTV Tarih’te...

Mart ayında bir kitap yayımlandı. Prof. Dr. Nurhan Atasoy ve Dr. Lale Uluç’un birlikte yazdığı 442 sayfalık ‘Osmanlı Kültürünün Avrupa’daki Yansımaları’ adlı kitap, 1453’ten 1699’a kadar Osmanlı medeniyetinin Batı dünyasına etkilerini tartışıyor. Kitap; dünyanın dört bir yanındaki müzelerden, özel koleksiyonlardan ve kütüphane arşivlerinden yıllar süren bir çalışma sonunda toplanmış onbinlerce doküman ve resim arasından seçilen 400’ü aşkın görselle zenginleşmiş.

Osmanlı’nın Avrupalı üzerindeki kültürel etkisi bu kitapla yeniden gündeme geldi. NTV Tarih Dergisi de mayıs sayısında bu konuyu sayfalarına taşıdı. İstanbul’un Türkler tarafından fethiyle birlikte Osmanlılar ile Batılı devletler arasındaki ilişkiler artmaya başladı. İstanbul alınınca pek çok sanatçı Avrupa’ya gitti, iyi tanıdıkları Doğu kültürünü oralarda tanıttı. Osmanlı sanatına ait figürlerin ve dekoratif repertuarın Avrupa’nın en uzak köşelerine, hatta İngiltere ve İsveç’e kadar uzandığı biliniyor.

Avrupa medeniyetinin Osmanlılarla ilişkisi, imparatorluğun Avrupa’nın içlerine ilerlediği dönemde gözle görülür biçimde arttı. Bu durum bazı kültürel alışverişlerin yaşanmasıyla ve etkileşimle sonuçlandı. Avrupa’nın içlerine doğru süren seferler, Doğu’nun gizemli dünyasının kültür varlıklarını, estetik zevkini ve sanat algısını da Batılı sanatçılara ulaştırmıştı. Çiniden mobilyaya, savaş araç-gereçlerinden tablolara, ev dekorasyonundan kıyafetlere ve diğer dokuma ürünleri ile halıya kadar pek çok alanda etkili oldu Osmanlı kültürü. Bu ürünlerden bazısı ganimet, hediye ve satın alma yoluyla Avrupalı asilzadelerin saraylarına girdi. Bazen de özel siparişle Osmanlı atölyelerinde, fırınlarında ve tezgahlarında üretildi. Sonraki yıllarda Batılı sanatçılar bu eserleri taklit ederek çini ve metal eşyalar ürettiler, değişik kumaşlar dokudular.

ARİSTOKRAT TERCİH: OSMANLI KUMAŞI


1- DOKUMA

Osmanlı ipekli dokumalarının en büyük pazarı Balkanlar, Doğu Avrupa ve Moskova Prensliği’ydi. Bugün Rusya, Polonya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve eski Yugoslav ülkelerinin müzelerinde bulunan koleksiyonlar, yoğun ipek ticaretinin kanıtları. Eflak, Boğdan ve Erdel gibi Osmanlı’ya bağlı özerk prensliklerin saraylarında ise Osmanlı kumaşından, Osmanlı kalıbı ve kesimiyle dikilmiş kaftanlar, bu eyaletlerdeki ariktokrasinin giyim tarzının temeliydi. Bölgede Osmanlı çadırları, halıları, işlemeleri ve nakış iplikleri de rağbet görürdü. Arabalara değerli halılar ve pahalı Osmanlı saray yastıkları konulur, bulya adlı Osmanlı nakışları alınıp satılırdı.

Rus çanağında Türk motifi

2- MOTİF

İslam sanatından uyarlanan arabesk motifler, 16. yüzyılda tüm Avrupa’da kullanıldı. Zırhlarda ve silahlarda, kuyum işçiliğinde, ciltlerde, halılarda ve mobilyada görülen arabesk örneklere, İngiltere’de bile rastlamak mümkün. Arabesk motifler, Rus kiliselerinin mimari süslemelerinde, kilise ve hanedan hazinelerine ait eserlerde de görülür.

Zenginliğin sembolü

3- HALI

Doğu’dan gelen ihraç ürünlerinin en pahalıları olan halılar, Avrupa’da her zaman itibar görmüştür. Halılar diplomatik hediye, esir düşmüş Osmanlı tebasının salıverilmesi için fidye, savaş ganimeti olarak Avrupa ülkelerine girmiştir. Vergi borcu karşılığı olarak bile kabul edilmiş, nüfuzlu ki İngiltere’de yıldız desenli Uşak halılarını taklit eden bir halının her bir tarafındaki bordürlerin ortasında, soylu bir İngiliz ailesinin amblemini taşıyan birer arma vardır. İspanya’da ise ‘armalı’ ya da ‘amiral’ halıları olarak tanınan ve çoğu 15. yüzyıl İspanyol amirallerine ait olan inisiyalleri taşıyan halılar, Batı Anadolu halı motiflerinin taklitçisidir.

Şatolara layık İznik çinileri


4- ÇİNİ SERAMİK

İslam dünyasında üretilen seramikler, Avrupa’ya doğudan ihraç edilen ürünler arasında en çok süreklilik gösteren ticari eşyalardır. Avrupalılar tarafından İznik atölyelerine sipariş edilen ve günümüze ulaşan kişiye özel seramik parçaların arasında, Avrupalı sahiplerinin armasını taşıyan örnekler de vardır. Hepsi form, renk ve desen açısından Osmanlı pazarı için üretilmiş kaselere benzer. Macaristan’daki Sarospatak Şatosu’nda ise boydan boya 17. yüzyıl İznik çinileriyle döşenmiş bir oda bulunmakta. Bunun gibi daha pek çok muhteşem yapıda Osmanlı çini sanatının örnekleri mevcut. Avrupalı, bu çinileri o kadar beğenmiş ve değer vermiş ki İznik seramiklerini model alarak üretim yapmış. Örneğin bu yüzyıla ait bir İtalyan berber kasesinin hem çiçek motifleri hem de tabağı ikiye bölen yaprak motifi, İznik örneğinin modeli.

Türk gibi savaşçı olmak

5- SİLAH

Avrupa müzelerinde en sık karşılaşlıan Osmanlı eserleri silahlardır. Bunların çoğu da savaş ganimetidir. Osmanlı ordusunun etkinliği, sıradışı başarısı ve silahlarının yüksek kalitede çelikten yapılması, Avrupa’da bunların çok tutulmasına neden olmuştu. Bu silahlar diplomatik hediye olarak aranıyor, zaman zaman Osmanlı topraklarından satın alınıyordu. Osmanlı tarzı silahlar Avrupa’da da üretiliyordu bazen. Zengin süslemeli Osmanlı gürzleri ve şeşber, nacak, teber gibi askeri teçhizat, Avrupa saraylarında gücün simgesiydi. Önemli bir silah üretim merkezi olan Almanya’nın Nürnberg kentinde, Osmanlı örneklerinden esinlenmiş miğferler yapılmıştır. Çar Mihail Fiyodoroviç’in 17. yüzyıl Rus silah sanatı başyapıtı olarak kabul edilen mücevherli miğferinin gövdesi de Osmanlı yapımıdır.

( 12.05.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır. )

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Sülünler yumurtadan çıkmaya başladı: Yaban hayatını geliştirecekler