Osmanlı savaşırken yanında taşıyordu... Her derde deva oluyor

Osmanlı ordusunda kılıç yaralarını tedavi etmek için kullanılan ve Kazdağları’nda da yetişen kantaron çiçeğinden üretilen yağ, yüzyıllardır birçok derde derman oluyor. Kantaron çiçeği ile zeytinyağının birleşiminden elde edilen yağ ise adeta yara iyileştirici bir iksir

25 Haziran 2019, Salı 16:13 Son Güncelleme:
A A
Osmanlı savaşırken yanında taşıyordu... Her derde deva oluyor

Kazdağları Sağlıklı Yaşam ve Bilim Köyünde bilimsel çalışmalar devam ediyor. Bölgenin değerlerini inceleyen Faruk Durukan liderliğindeki ekip, son olarak Kazdağları’nda da yetişen kılıç otu, kantaron çiçeği ile ilgili çalışmalar yaptı.

Çalışmalar hakkında bilgi veren Eczacı Filiz Özler, "Bitkilerin sağlık üzerindeki etkisi yüzyıllardan bu yana biliniyor. Daha kimyasallar yokken bitkiler ile tedavi yapılırdı. Kantaron çok eskilere dayanan, halk tarafından en çok bilinen bitkilerden birisi. Binbirdelik otu, bir diğer adı kılıç otu. Osmanlı'da kılıç otu olarak bilinir. Kılıç yaralarını iyileştirirlerdi bununla. Bir yere savaşmaya gitmeden önce çok miktarda hazırlanırdı. Öncesinde kantaron ekilir, yağlar hazırlanır ve ona göre gidilirdi" dedi.

'GERÇEK BİR İKSİR HALİNE GELİYOR'

Kazdağları’nın toprak yapısı, florası ve iklim şartlarının bitkiler üzerinde olumlu etkileri olduğuna değinen Özler "Kılıç otu, kantaron birçok dağda çıkar ancak Kazdağları’ndaki etkisinin daha yüksek olduğu, etken maddesinin daha yüksek olduğunu tespit ettik. Başka yerlerdeki kantaronlar ile denemeler yaptık. Yine Kazdalar’ındaki zeytinyağı ile burada çıkan kantaronlar bir araya geldiğinde çok güçlü bir yapı oluşturuyor. Gerçek bir iksir haline geliyor" dedi.

İHA

Sıradaki haber yükleniyor...