Osteoporoz (kemik erimesi) ilaç kullanmadan tedavi edilebilir mi?

Teşhis edilmesi zor olan ve halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun nasıl teşhis edileceğine dair bilgiler veren Prof. Dr. İnan İlker Arıkan, ilaç kullanılmadan uygulanabilecek tedavi yöntemlerini paylaştı. Osteoporoz riski taşıyan hastalara egzersiz öneren Arıkan, ideal kiloyu sağlayan ve direnç artıran aktivitelerin günlük olarak yapılması durumunda, kas kütlesini ve kemik mineral yoğunluğunu korumaya faydalı olduğunu söyledi.

20 Ekim 2020, Salı 11:06 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnan İlker Arıkan, ''kemik erimesi'' olarak bilinen osteoporoz hastalığına dair açıklamada bulundu. Açıklamasına, ortalama insan ömrünün uzamaya devam ettiğini hatırlatarak başlayan Prof. Dr. Arıkan, ''Özellikle yetişkin yaşlıların hastalığı olan osteoporoz (kemik erimesi) insan hayatını artan şekilde olumsuz etkilemektedir. Osteoporoz ilişkili kalça, omurga ve leğen kemiği kırıkları yaşlı yetişkinlerde hastalıklar ve ölümlerin sık bir sebebidir. Bütün sağlıklı yetişkinler osteoporozu engellemek için; yeterli kalsiyum ve vitamin D alımı, ideal kilo için gerekli egzersizlere katılma, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınma açısından bilgilendirilmelidir'' dedi.

Kırık oluşana kadar anlaşılmıyor

Kırık oluşana kadar anlaşılmıyor

Prof. Dr. Arıkan, osteoporoz düşük kemik kütlesi ve kemik yapısının bozulması sonucu kemik dayanıklılığında azalma ve kırılma riskinde artma ile karakterize bir hastalık olduğunu belirterek, ''Osteoporoz aynı zamanda sessiz bir hastalıktır. Çünkü ilk kırık oluşuncaya kadar herhangi bir bulgu vermez. Dünya Sağlık Örgütü, osteoporozu kemik mineral yoğunluğu (BMD) ve T skorlarını kullanarak açıklar. T skoru; sonucun sağlıklı genç yetişkinde görülen ortalama kemik mineral yoğunluğundan kaç standart sapma olduğunu gösterir. Negatif sayı olarak ifade edilen standart sapma ne kadar sıfırın altında saptanırsa kemik mineral yoğunluğu o kadar azalmış ve kırık riski o kadar artmıştır. T skorunun < -2,5 olması osteoporoz olarak tanımlanır. Osteopeni veya düşük kemik yoğunluğu teşhisi; T skoru -1,0 ve -2,5 arasındaysa koyulur'' ifadelerini kullandı.

Teşhis yetersizliği nedeniyle, dünyadaki osteoporoz sıklığını belirlemenin oldukça güç olduğunun altını çizen Arıkan, ''Belli topluluklarda osteoporoz karşılaştırmasını yapmanın en iyi yolu yaşlı insanlardaki kırık oranlarına bakmaktır. Osteoporoz hayatı tehdit eden bir durum olmadığı için gelişmekte olan ülkelerdeki veriler yetersizdir. Dünya genelinde osteoporoz yılda 8.9 milyon kırıktan daha fazlasına yani saniyede 3 osteoporoza bağlı kırığa sebep olmaktadır'' açıklamasında bulundu.

Arıkan, osteoporozun dünya genelinde 200 milyon kadını etkilediğine ilişkin bir kanı olduğunu ifade ederek yaş gruplarını aktardı:

  • 60 yaş grubunda 1/10 kadın
  • 70 yaş grubunda 1/5 kadın
  • 80 yaş grubunda 2/5 kadın
  • 90 yaş grubunda 2/3 kadın
  • 50 yaş üstündeki her üç kadından biri ve her beş erkekten biri osteoporotik kırığa maruz kalacaktır.

Osteoporozda risk faktörleri

Osteoporozda risk faktörleri

Osteoporoz risk faktörlerinin modifiye edilebilen ve edilemeyen olarak iki ayrıldığını söyleyen Prof. Dr. Arıkan, risk faktörlerini ise şöyle aktardı:

  • Cinsiyet
  • Yaş
  • Aile hikâyesi
  • Vücut şekli
  • Cinsellik hormonları
  • Vücut kilo bozuklukları
  • Kalsiyum ve D Vitamini 
  • İlaçlar
  • Yaşam şekli

Osteoporoz tedavisi

Osteoporoz tedavisi

Orta veya ileri orta yaşlarda en yüksek kemik kitlesi elde edildikten sonra, öncelikli amacın; kemik kaybını azaltmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Arıkan, önleme stratejilerini ise üç başlık altında topladı: Beslenme, egzersiz ve hayat şekli.

Beslenme stratejisinin, yeterli kalsiyum ve D vitamini almaktan geçtiğine dikkat çeken Arıkan, ''Menopozdaki kadınlarda ve 70 yaşın üstündeki erkeklerde tavsiye edilen günlük kalsiyum miktarı 1200 mg’dır. Yetişkinlerin büyük çoğunluğu kalsiyum takviyesine ihtiyaç duymaz. Günlük tavsiye edilen D vitamini miktarı 600-800 IU’dir ve bu miktarı sadece diyetle almak çok zordur. Özellikle, diyetle düşük miktarda D vitamini alanlar ve D vitamini yetersizliği riski bulunan çoğu yaşlı yetişkinler, D vitamini takviyesinden fayda görürler. Bulgu olmayan yetişkinlerde D vitamini taraması önerilmemektedir. İdeal serum D vitamini seviyesi tartışmalı da olsa, çoğu uzmanlar 25-OH-Vitamin D seviyesini 20-30 ng/mL olacak şekilde takviye kullanılmasını önerir'' dedi.

Arıkan, osteoporoz riski taşıyan hastalara mutlaka egzersiz önererek, ideal kiloyu sağlayan ve direnç artıran aktivitelerin günlük olarak yapılması durumunda, kas kütlesini ve kemik mineral yoğunluğunu korumaya faydalı olduğunu söyledi. Egzersizin, aynı zamanda hastanın düşme ihtimalini de azalttığını vurguladı.

Sonuç olarak, osteoporoz ve komplikasyonların yaşlı yetişkinlerde sakatlıklara ve ölümlere neden olduğunu hatırlatan Arıkan, ''Bu nedenle bütün sağlıklı yetişkinler, önleme ve tedavi stratejileri açısından bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir'' şeklinde konuştu.

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Aronya meyvesi nedir, hangi hastalıklara iyi gelir?